EMEP Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, 30 Ağustos'ta Girne açıklarında su alarak alabora olan ve 8 kişinin yaşamını yitirdiği FİLO JET yolcu gemisine ilişkin Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu'nun yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığına soru önergesi sundu. Karaca, geminin denize elverişlilik belgesinin nasıl alındığını, denetimlerin kim tarafından yapıldığını ve sorumlular hakkında herhangi bir işlem başlatılıp başlatılmadığını sordu.
Olayın Geçmişi ve Soru Önergesinin Kapsamı
30 Ağustos 2023 tarihinde, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin Girne limanı açıklarında meydana gelen faciada, FİLO JET isimli yolcu gemisi su alarak kısa sürede alabora oldu. Kazada 8 kişi hayatını kaybederken, çok sayıda yolcu da yaralandı. Olayın ardından başlatılan soruşturma devam ederken, EMEP Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, konuyu Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. Karaca, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu'na hitaben verdiği soru önergesinde, geminin sefer öncesi denetimlerinin yeterince yapılıp yapılmadığını, denize elverişlilik belgesinin hangi koşullarda düzenlendiğini ve kazanın ardından idari bir soruşturma açılıp açılmadığını sordu.
Önergede ayrıca, gemide bulunan güvenlik ekipmanlarının (can salı, can yeleği, yangın söndürme sistemi vb.) çalışır durumda olup olmadığı, mürettebatın yeterlilik belgelerinin denetlenip denetlenmediği ve yolcu sayısının gemi kapasitesine uygun olup olmadığı gibi kritik sorular yer aldı.
Bakan Uraloğlu'na Yöneltilen Sorular
Sevda Karaca'nın soru önergesinde Bakan Uraloğlu'na yönelttiği sorular şunlar:
- FİLO JET gemisinin sefer öncesi son denetimi ne zaman yapılmıştır? Bu denetimde hangi eksiklikler tespit edilmiştir?
- Geminin denize elverişlilik belgesi hangi kurum tarafından, hangi tarihte ve hangi koşullarda verilmiştir?
- Kazadan önce gemiye ait herhangi bir olumsuz rapor veya uyarı bulunmakta mıdır?
- Olayla ilgili olarak Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından başlatılan idari soruşturma var mıdır? Varsa hangi aşamadadır?
- Kazada hayatını kaybedenlerin yakınlarına yönelik herhangi bir tazminat veya destek planı öngörülmekte midir?
- Benzer faciaların önlenmesi için deniz yolcu taşımacılığında yeni denetim mekanizmaları kurulacak mıdır?
Karaca, önergesinde ayrıca, kazanın ardından bölgede yürütülen kurtarma çalışmalarının yeterliliğini ve koordinasyonunu da sorguladı. Özellikle ilk müdahalenin zamanında yapılıp yapılmadığı, kurtarma ekiplerinin sayısının ve ekipmanının yeterli olup olmadığı soruları da önergede yer buldu.
Olayın Ardından Yaşanan Gelişmeler ve Bağlam
Girne açıklarında meydana gelen gemi faciası, Kuzey Kıbrıs ve Türkiye kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Olayın hemen ardından KKTC yetkilileri ve Türkiye'den de çeşitli heyetler bölgeye giderek incelemelerde bulundu. FİLO JET gemisinin sahibi firma hakkında da yasal işlem başlatıldığı basına yansıdı. Ancak aradan geçen süreye rağmen soruşturmanın henüz tamamlanmaması, denetim eksikliği iddialarını gündeme getirdi.
Deniz ticaretinde ve yolcu taşımacılığında güvenlik standartları, uluslararası sözleşmelerle (SOLAS, MARPOL vb.) belirlenmiştir. Türkiye, bu sözleşmelere taraftır ve kendi karasularında bayrak devleti olarak denetim yükümlülüğü bulunmaktadır. Ancak uzmanlar, özellikle kıyı bölgelerinde ve turistik seferlerde denetimlerin yeterince sıkı yapılmadığını zaman zaman dile getirmektedir. Bu facia, denetim mekanizmalarının gözden geçirilmesi gerektiğini bir kez daha ortaya koymuştur.
TBMM'ye sunulan soru önergesi, yalnızca bu olayın aydınlatılmasını değil, aynı zamanda benzer kazaların önlenmesi için alınması gereken tedbirlerin belirlenmesini de amaçlıyor. Karaca'nın önergesinde, deniz yolcu taşımacılığında acil durum tatbikatlarının zorunlu hale getirilmesi, denetimlerin bağımsız kuruluşlarca yapılması ve yolcu kapasitesinin sıkı denetlenmesi gibi öneriler de yer alıyor.
Olayın ardından birçok sivil toplum kuruluşu da deniz güvenliği konusunda farkındalık kampanyaları başlattı. Özellikle turizm sezonunda yoğunlaşan deniz trafiğinde, denetimlerin artırılması ve cezai yaptırımların caydırıcı olması gerektiği vurgulanıyor. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'nın önümüzdeki günlerde konuya ilişkin bir açıklama yapması bekleniyor. Bakan Uraloğlu'nun soru önergesine vereceği yanıt, hem olayın aydınlatılması hem de deniz güvenliği politikalarının geleceği açısından belirleyici olacak.