Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler, 490 gündür tutuklu bulunduğu cezaevinden tahliye edilmeyi beklerken yeni bir tutuklama kararıyla karşı karşıya kaldı. 13 Temmuz 2025 tarihinde görülecek duruşma öncesinde, Köseler hakkında başlatılan yeni bir soruşturma kapsamında tutuklama kararı çıkarıldı. Avukatı Çiğdem Kezer, bu kararın müvekkilinin tahliyesini engellemek amacıyla alındığını savunarak, "Başlatılan bu soruşturmada yine birtakım çevrelerin yönlendirmesiyle hareket edildiğini düşünüyoruz" dedi.
Yeni soruşturma ve tutuklama süreci
Alaattin Köseler, 2024 yılının Mart ayından bu yana, 2019-2024 döneminde belediye başkanlığı yaptığı Beykoz'daki bazı ihale süreçlerine ilişkin yürütülen bir soruşturma nedeniyle tutuklu bulunuyordu. İlk tutukluluğunun ardından defalarca tahliye talebinde bulunan Köseler'in avukatı, müvekkilinin suçsuz olduğunu ve delillerin yetersiz kaldığını dile getirmişti. Ancak 13 Temmuz'daki duruşma öncesinde, yeni bir suçlamayla karşılaşan Köseler hakkında tekrar tutuklama kararı verildi. Yeni soruşturmanın, 2023 yılında gerçekleştirilen bir imar planı değişikliğiyle ilgili olduğu öne sürülüyor.
Avukatın iddiaları
Avukat Çiğdem Kezer, yaptığı yazılı açıklamada, "Müvekkilimin tahliyesi neredeyse kesinleşmişken, yeni bir soruşturma başlatılarak bu kararın önüne geçilmeye çalışılıyor. Bu, hukukun üstünlüğüne gölge düşüren bir uygulamadır" ifadelerini kullandı. Kezer, yeni soruşturmadaki delillerin de zayıf olduğunu ve Köseler'in mağdur edildiğini belirtti.
Siyasi çevrelerden tepkiler
Köseler'in tutukluluğu, siyasi çevrelerde de geniş yankı uyandırdı. CHP'li yetkililer, kararı "siyasi bir operasyon" olarak nitelendirirken, Beykoz halkının belediye başkanının serbest bırakılması için imza kampanyası başlattığı bildirildi. Öte yandan, hükümete yakın kaynaklar, yargı sürecinin bağımsız olduğunu ve yeni delillerin ortaya çıkması üzerine tutuklama kararının alındığını savunuyor.
Bağlam ve değerlendirme
490 gündür tutuklu yargılanan bir belediye başkanının, tahliye arefesinde yeni bir tutuklama kararıyla karşılaşması, Türkiye'de yargının siyasallaştığı yönündeki eleştirileri yeniden gündeme taşıdı. Bu tür uygulamaların, yerel yönetimlerin işleyişini olumsuz etkilediği ve hukuk güvenliğini zedelediği ifade ediliyor. Köseler'in avukatı, önümüzdeki günlerde itiraz yoluna başvuracaklarını açıkladı.