Eski İsrail Başbakanı Naftali Bennett, işgal altındaki Batı Şeria'da Filistinlilere yönelik saldırılar düzenleyen İsraillileri sert sözlerle eleştirerek, içinde insanların bulunduğu bir Filistinli evinin milliyetçi saiklerle yakılmasını "Yahudi terörizmi" olarak tanımladı. Bennett'in bu sözleri, İsrail siyasetinde nadir görülen bir özeleştiri olarak yorumlandı.
Bennett: 'Bu eylem Yahudi terörizmidir'
Naftali Bennett, yaptığı açıklamada, Batı Şeria'da Filistinli sivillere yönelik gerçekleştirilen saldırıların İsrail'in güvenliğine zarar verdiğini belirtti. Bennett, "İçinde insanların bulunduğu bir Filistin evinin milliyetçi motivasyonlarla yakılması, bunun adı Yahudi terörizmidir. Bu tür eylemler İsrail'e zarar verir ve kabul edilemez" dedi.
Bennett'in bu çıkışı, uzun süredir devam eden ve son dönemde artan yerleşimci şiddetine karşı İsrail içindeki tartışmaların bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Eski başbakan, bu tür saldırıların İsrail'in uluslararası itibarını zedelediğini ve Filistinlilere yönelik şiddetin İsrail güvenlik güçleri tarafından da önlenmesi gerektiğini vurguladı.
Batı Şeria'da artan yerleşimci şiddeti
İşgal altındaki Batı Şeria'da İsrailli yerleşimciler tarafından Filistinlilere yönelik saldırılar son aylarda artış gösterdi. Filistinli ailelerin evleri, arazileri ve araçları sık sık yerleşimcilerin hedefi oluyor. Uluslararası kuruluşlar, bu saldırıların çoğu zaman cezasız kaldığını ve İsrail güvenlik güçlerinin yeterli önlem almadığını rapor ediyor.
Bennett'in açıklamaları, İsrail'deki aşırı sağcı koalisyon hükümeti içinde yer alan bazı bakanların yerleşimci şiddetini destekleyen söylemlerine ters düşüyor. Özellikle Maliye Bakanı Bezalel Smotrich ve Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir'in geçmişte yerleşimci eylemlerini savunduğu biliniyor. Bennett'in bu sözleri, İsrail siyasetinde bir tür özeleştiri olarak dikkat çekti.
İsrail iç siyasetinde yankılar
Eski başbakanın "Yahudi terörizmi" ifadesini kullanması, İsrail basınında geniş yankı buldu. Bazı yorumcular, Bennett'in bu açıklamasının 2022'deki başbakanlığı döneminde de benzer tutum sergilediğini hatırlatarak, bunun yeni bir söylem olmadığını belirtti. Ancak muhalefet partileri, Bennett'in eleştirilerinin samimi olup olmadığını sorguladı.
Filistin yönetimi ise Bennett'in sözlerini "geç kalmış bir itiraf" olarak değerlendirdi. Filistin Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, "İsrail'in eski bir başbakanının 'Yahudi terörizmi'ni kabul etmesi, uluslararası toplumun bu gerçeği görmesi için bir fırsattır. Ancak sözler eyleme dönüşmedikçe bir anlam taşımaz" denildi.
Uluslararası tepkiler ve bağlam
Uluslararası insan hakları örgütleri, Batı Şeria'daki yerleşimci şiddetini "devlet destekli terörizm" olarak nitelendiriyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre, 2023 yılında yerleşimci saldırılarında rekor sayıda Filistinli hayatını kaybetti veya yaralandı. İsrail yönetimi ise saldırıları kınadığını ancak güvenlik güçlerinin bölgede kontrolü sağlamaya çalıştığını belirtiyor.
Bennett'in açıklaması, İsrail'in uluslararası alanda artan izolasyonuna karşı bir denge arayışı olarak da okunabilir. Eski başbakan, İsrail'in demokratik değerlerine vurgu yaparak, Yahudi terörizminin İsrail'in güvenliğine ve ahlaki konumuna zarar verdiğini savundu. Ancak bu söylemlerin pratikte ne kadar karşılık bulacağı belirsizliğini koruyor.
Sonuç olarak, Naftali Bennett'in "Yahudi terörizmi" çıkışı, İsrail iç siyasetinde ve Filistin-İsrail çatışmasında önemli bir tartışma başlattı. Yerleşimci şiddetinin uluslararası hukuk açısından suç teşkil ettiği ve Filistinlilerin temel haklarını ihlal ettiği gerçeği, Bennett'in sözleriyle bir kez daha gündeme geldi. Ancak bu tür açıklamaların somut adımlara dönüşmesi için İsrail yönetiminin yerleşimci saldırılarını önleyici politikalar geliştirmesi gerekiyor. Aksi halde, söylemler lafta kalmaya mahkum olacak ve bölgedeki şiddet sarmalı devam edecek.