Eski İsrail Başbakanı Naftali Bennett, İsrail ordusunun ciddi bir asker açığıyla karşı karşıya olduğunu ve bu durumun ordunun çöküş riskini beraberinde getirdiğini söyledi. Bennett, yaşanan krizden Başbakan Binyamin Netanyahu hükümetini sorumlu tuttu. Açıklama, İsrail'in Gazze'de sürdürdüğü askeri operasyonların ve artan bölgesel gerilimin gölgesinde geldi.
Asker Açığı Derinleşiyor
Bennett, İsrail ordusunun (IDF) uzun süredir devam eden çatışmalar ve artan güvenlik tehditleri nedeniyle personel sıkıntısı çektiğini vurguladı. Ordunun yedek birliklerinde ve düzenli birliklerinde ciddi boşluklar oluştuğunu belirten Bennett, bu durumun operasyonel kapasiteyi düşürdüğünü ifade etti. İsrail'in çok cepheli bir savaş riskiyle karşı karşıya olduğu bir dönemde, asker açığının stratejik bir zaaf yarattığını dile getirdi.
Bennett'in sözleri, İsrail toplumunda ve güvenlik kurumlarında yankı uyandırdı. Ordunun insan gücü sıkıntısı, özellikle ultra-Ortodoks Yahudi toplumunun askerlik hizmetinden muaf tutulmasına yönelik tartışmaları yeniden alevlendirdi. Bennett, Netanyahu hükümetinin bu sorunu çözmekte başarısız olduğunu ve siyasi çıkarlar uğruna ulusal güvenliği riske attığını öne sürdü.
Netanyahu Hükümetine Sert Eleştiri
Eski başbakan, Netanyahu liderliğindeki koalisyonun askerlik yasası ve zorunlu hizmet düzenlemeleri konusunda adım atmadığını belirterek, hükümeti sorumsuzlukla suçladı. Bennett, "Bu hükümet, ordunun ihtiyaç duyduğu insan kaynağını sağlamak yerine siyasi hesaplarla hareket ediyor. Asker açığı had safhada ve çöküş kapıda" dedi. Ayrıca, yedek askerlerin art arda görevlendirilmesinin tükenmişliğe yol açtığını ve bunun uzun vadede ordunun etkinliğini azalttığını sözlerine ekledi.
Netanyahu hükümeti henüz Bennett'in suçlamalarına resmi bir yanıt vermedi. Ancak hükümet yetkilileri daha önce yaptıkları açıklamalarda, ordunun ihtiyaçlarının karşılanması için çalışmaların sürdüğünü ve savunma bütçesinin artırıldığını savunmuştu. Asker açığı sorunu, İsrail'de aylardır süren protestolara ve siyasi krize de zemin hazırlıyor.
İsrail Ordusunun Zorlukları
İsrail ordusu, 7 Ekim 2023'ten bu yana Gazze'de geniş çaplı bir askeri operasyon yürütüyor. Yoğun çatışmalar, asker kayıplarını artırırken, yedek birliklerin uzun süreli görevlendirilmesi ekonomik ve sosyal sorunlara yol açtı. Ayrıca, Lübnan sınırında Hizbullah ile artan gerilim ve Batı Şeria'daki olaylar, ordunun birden fazla cephede aynı anda savaşma kapasitesini zorluyor. Bennett'in ifadeleri, bu çok cepheli yükün altında ordunun insan gücü açısından tükendiğini gösteriyor.
Uzmanlar, İsrail'in asker açığını kapatmak için ultra-Ortodoks toplumun askere alınması, askerlik sürelerinin uzatılması veya yedeklerin daha sık çağrılması gibi seçenekleri değerlendirdiğini belirtiyor. Ancak bu adımların siyasi ve toplumsal dirençle karşılaşması muhtemel. Bennett'in eleştirileri, Netanyahu'nun koalisyon ortaklarını da zor durumda bırakabilir.
Siyasi Yansımalar ve Gelecek
Naftali Bennett, 2021-2022 yılları arasında kısa süreli bir koalisyon hükümetine liderlik etmiş, ardından Netanyahu'ya karşı siyasi mücadelesini sürdürmüştü. Şimdi ise ordunun durumu üzerinden Netanyahu'ya yüklenerek, hem güvenlik hem de siyasi alanda iddialı bir pozisyon alıyor. Bennett'in açıklamaları, İsrail'de erken seçim tartışmalarını da alevlendirebilir. Kamuoyu araştırmaları, Netanyahu'nun popülaritesinin düşüşte olduğunu ve Bennett'in alternatif bir lider olarak öne çıkabileceğini gösteriyor.
Ordudaki asker açığı, sadece İsrail için değil, bölgesel dengeler açısından da önemli. İsrail'in caydırıcılık gücünün zayıflaması, İran ve vekil gruplarının daha cesur adımlar atmasına yol açabilir. Bu nedenle Bennett'in uyarıları, uluslararası arenada da dikkatle izleniyor. ABD ve diğer müttefikler, İsrail'in güvenlik kapasitesini yakından takip ederken, asker açığının kapatılması için çağrılar yapılıyor.
Sonuç olarak, Bennett'ın itiraf niteliğindeki sözleri, İsrail ordusunun içinde bulunduğu zor durumu gözler önüne seriyor. Asker açığı ve siyasi istikrarsızlık, ülkenin geleceği için ciddi riskler barındırıyor. Netanyahu hükümetinin bu soruna ne kadar hızlı ve etkili çözüm üreteceği, önümüzdeki günlerde İsrail siyasetinin ana gündem maddesi olacak gibi görünüyor.