İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir ve Çevre Koruma Bakanı Idit Silmani, işgal altındaki Filistin topraklarında bulunan Ketziot Cezaevi'nde yaptıkları yeni düzenlemeleri gösterdikleri bir videoda, Filistinli tutsakların kaldığı hücrelerin etrafına timsahların yüzdüğü bir hendek kazdıklarını duyurdu. Bu açıklama, uluslararası kamuoyunda büyük yankı uyandırırken, insan hakları örgütleri durumu 'işkence yöntemi' olarak nitelendirdi.
Timsahlı Hendek: Yeni Bir İşkence Yöntemi mi?
Ben-Gvir ve Silmani'nin paylaştığı görüntülerde, cezaevinin etrafındaki güvenlik önlemlerinin artırıldığı ve hendeklerin içinde timsahların yüzdüğü görülüyor. Ben-Gvir, bu uygulamanın 'kaçış girişimlerini engellemek' amacıyla yapıldığını öne sürdü. Ancak Filistinli yetkililer ve insan hakları savunucuları, bu durumun uluslararası hukuka aykırı olduğunu ve tutsaklara psikolojik işkence uygulandığını belirtiyor.
Konuya ilişkin açıklama yapan Filistin Esirler Cemiyeti, 'Bu, insanlık dışı bir uygulamadır. Tutsaklar, temel insan haklarından yoksun bırakılıyor ve bu tür gözdağı girişimleri uluslararası toplum tarafından kınanmalıdır' ifadelerini kullandı. Ayrıca, İsrail'in bu tutumunun barış sürecine de ciddi zarar verdiği vurgulandı.
Ketziot Cezaevi ve Uluslararası Tepkiler
Ketziot Cezaevi, İsrail'in 1988 yılında kurduğu ve çoğunlukla Filistinli tutsakların tutulduğu bir cezaevi olarak biliniyor. Daha önce de birçok kez insan hakları ihlalleri nedeniyle gündeme gelen bu cezaevi, şimdi de timsahlı hendek uygulamasıyla tartışılıyor. Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği'nden yapılan açıklamalarda, bu tür uygulamaların uluslararası hukuka aykırı olduğu ve derhal sonlandırılması gerektiği belirtildi.
İsrail insan hakları örgütü B'Tselem ise yaptığı yazılı açıklamada, 'Bu, tutsaklara yönelik sistematik bir şiddet ve aşağılama politikasının bir parçasıdır. Timsahlar, tutsakların psikolojik sağlığını bozmak için kullanılan bir araç haline getirilmiştir' ifadelerine yer verdi.
Öte yandan, İsrail hükümeti içinde de bu uygulamaya yönelik eleştiriler yükseliyor. Bazı muhalif milletvekilleri, Ben-Gvir'in bu tür kışkırtıcı adımlarının bölgede tansiyonu daha da artıracağını savunuyor.
Uluslararası Hukuk ve Tutsak Hakları
Uluslararası toplum, İsrail'in Filistinli tutsaklara yönelik muamelesini uzun süredir yakından takip ediyor. Cenevre Sözleşmeleri'ne göre, işgal altındaki topraklarda yaşayan kişilerin korunması ve insani koşulların sağlanması zorunlu. Timsahlı hendek uygulaması, bu sözleşmelere açık bir ihlal olarak değerlendiriliyor.
Filistin Yönetimi, bu konuyu Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne taşıyacağını duyurdu. Ayrıca, Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne (UCM) başvuru yapılacağı da gelen bilgiler arasında.
İsrail'in bu uygulaması, bölgedeki barış çabalarını da olumsuz etkiliyor. Uzmanlar, bu tür kışkırtıcı eylemlerin iki devletli çözümün önündeki engelleri büyüttüğünü ve tansiyonu yükselttiğini belirtiyor.
Sonuç olarak, Ben-Gvir'in timsahlı hendek uygulaması, hem Filistinli tutsaklara yönelik insanlık dışı muamelenin bir örneği olarak kayda geçti hem de uluslararası toplumun tepkisini çekti. Bu durumun, İsrail'in uluslararası alandaki itibarını daha da zedelediği açıktır. İnsan hakları savunucuları, bu tür uygulamaların bir an önce sonlandırılması ve tutsaklara onurlu bir yaşam hakkı tanınması çağrısında bulunuyor.