İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, işgal altındaki Doğu Kudüs'te bulunan Mescid-i Aksa'ya iki gün üst üste baskın düzenledi. İlk baskın, yaklaşık 1700 Yahudi yerleşimcinin katılımıyla gerçekleşti. Ben-Gvir, ikinci gün Savunma Bakanı Israel Katz ile birlikte Mescid-i Aksa'ya girdi. Bu provokatif eylemler, bölgede tansiyonu yükseltti ve uluslararası tepkilere yol açtı.
Baskınların Detayları
Pazartesi günü gerçekleşen ilk baskında, Ben-Gvir ve beraberindeki 1700 kadar Yahudi yerleşimci, Mescid-i Aksa'nın avlusunda dolaştı. İsrail polisi, baskın sırasında geniş güvenlik önlemleri aldı ve Filistinlilerin bölgeye girişini kısıtladı. Görgü tanıkları, yerleşimcilerin provokatif davranışlarda bulunduğunu ve İsrail bayrakları taşıdığını bildirdi. Salı günü ise Ben-Gvir, Savunma Bakanı Israel Katz ile birlikte yine Mescid-i Aksa'ya girdi. Bu ikinci baskın, ilkinden daha az kalabalık olsa da sembolik önemi büyüktü.
Tepkiler ve Arka Plan
Mescid-i Aksa, Müslümanlar için kutsal bir mekân olup, statükosu uluslararası anlaşmalarla korunmaktadır. İsrail'in bu tür baskınları, 1967'den bu yana devam eden işgal altındaki Doğu Kudüs'teki hassas dengeyi bozmaktadır. Ben-Gvir'in provokasyonları, Filistinliler ve İslam dünyası tarafından kınandı. Filistin yönetimi, olayı 'kırmızı çizgi' olarak nitelendirdi ve BM'yi acil toplanmaya çağırdı. Türkiye Dışişleri Bakanlığı da yaptığı açıklamada, İsrail'in kutsal mekânlara yönelik ihlallerini şiddetle kınadı.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, baskınlara ilişkin henüz bir açıklama yapmadı. Ancak, koalisyon hükümetindeki aşırı sağ partilerin baskısı altında olduğu biliniyor. Ben-Gvir'in eylemleri, İsrail iç siyasetinde de tartışma yarattı; muhalefet, bu tür provokasyonların ülkeyi uluslararası alanda zor durumda bıraktığını belirtti.
Mescid-i Aksa, Yahudiler tarafından Tapınak Tepesi olarak adlandırılan bölgede yer alıyor ve her iki din için de kutsal. İsrail'in 1967'de Doğu Kudüs'ü işgal etmesinden bu yana, Yahudi yerleşimcilerin buraya yönelik ziyaretleri sık sık gerilime neden oluyor. Uluslararası toplum, statükonun korunması çağrısı yaparken, İsrail hükümeti zaman zaman bu çağrıları görmezden geliyor. Ben-Gvir'in son baskınları, bölgede yeni bir intifada korkusunu artırdı.
Uzmanlar, bu tür provokasyonların Orta Doğu barış sürecine zarar verdiğini vurguluyor. Filistinliler, Mescid-i Aksa'nın kırmızı çizgileri olduğunu ve herhangi bir ihlalin karşılıksız kalmayacağını belirtiyor. İsrail'in bu tutumu, Arap ülkeleriyle normalleşme çabalarını da baltalayabilir. Sonuç olarak, Ben-Gvir'in provokasyonları, zaten kırılgan olan bölgesel istikrarı daha da tehlikeye atıyor.