İsrail'de kritik seçimlere üç gün kala, Batı Şeria'nın El Halil kentinde meydana gelen çatışma bölgede tansiyonu yeniden yükseltti. Başbakan Binyamin Netanyahu'nun haftalardır dile getirdiği 'saldırı' iddialarını destekler nitelikteki olay, İsrail hükümetinin derhal bölgeye yönelik geniş kapsamlı bir abluka ve operasyon talimatı vermesine yol açtı. El Halil'deki olayın ardından İsrail güvenlik güçleri bölgede geniş çaplı önlemler alırken, Filistinli gruplar ve uluslararası gözlemciler olayın zamanlamasına ilişkin şüphelerini dile getiriyor.
El Halil'de Ne Yaşandı?
Edinilen bilgilere göre, El Halil kent merkezinde kimliği belirsiz kişilerce gerçekleştirildiği öne sürülen saldırıda İsrail güvenlik güçleriyle çatışma çıktı. Olayda yaralananlar olduğu ve bölgeye çok sayıda asker sevk edildiği belirtiliyor. İsrail ordusu, olayın ardından kentin giriş çıkışlarını kapatarak geniş bir abluka başlattı. Filistin Sağlık Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, çatışmada yaralanan Filistinlilerin hastaneye kaldırıldığı ifade edildi. Saldırının faili veya failleri hakkında henüz resmi bir açıklama yapılmadı.
Olayın hemen ardından İsrail hükümeti olağanüstü toplanarak bölgede geniş kapsamlı operasyon talimatı verdi. Savunma Bakanlığı, Batı Şeria'nın çeşitli bölgelerinde ek güvenlik önlemleri alınacağını duyurdu. İsrail Başbakanı Netanyahu, yaptığı kısa açıklamada, "Olayın arkasında kim varsa bedelini ödeyecek" dedi. Ancak muhalefet partileri, olayın seçim öncesi manipülatif bir girişim olabileceğini savunuyor.
Seçim Öncesi Şüpheli Zamanlama
İsrail'de 2 Kasım 2022'de yapılacak erken seçimler öncesinde, Netanyahu'nun kampanya sürecinde güvenlik konusunu ön plana çıkardığı biliniyor. Netanyahu, haftalardır yaptığı açıklamalarda, hükümetinin güvenlik politikalarını eleştirenlere karşı 'saldırıların yakın olduğu' uyarısında bulunuyordu. El Halil'deki olayın bu söylemleri doğrular nitelikte olması, muhalefet ve bazı uluslararası gözlemciler tarafından 'manidar' olarak yorumlandı.
Filistin yönetimi, olayın İsrail seçimlerine müdahale amacı taşıdığını öne sürdü. Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'ın sözcüsü, "Bu tür olaylar, İsrail'in bölgede istikrarsızlık yaratarak seçim kazanma çabasının bir parçasıdır" dedi. Uluslararası toplumdan da olaya ilişkin açıklamalar geldi. Avrupa Birliği, taraflara itidal çağrısında bulunurken, olayın bağımsız bir şekilde soruşturulması gerektiğini vurguladı.
Birleşmiş Milletler Orta Doğu Barış Süreci Özel Koordinatörü Tor Wennesland, yaptığı yazılı açıklamada, "Batı Şeria'da artan şiddet endişe verici. Tüm tarafları sükunete davet ediyorum" ifadelerini kullandı. Ancak İsrail hükümeti, uluslararası çağrıları dikkate almayarak operasyon talimatını sürdürdü.
Bölgede Abluka ve Operasyon
İsrail ordusu, El Halil başta olmak üzere Batı Şeria'nın kuzey ve güneyinde çok sayıda kontrol noktası oluşturdu. Kentin ana giriş ve çıkışları kapatılırken, Filistin plakalı araçların hareketi kısıtlandı. İsrail güvenlik güçleri, bölgede geniş çaplı arama tarama faaliyeti başlattı. Filistinli kaynaklar, operasyon sırasında çok sayıda evin arandığını ve bazı kişilerin gözaltına alındığını bildirdi.
El Halil Ticaret Odası'ndan yapılan açıklamaya göre, abluka nedeniyle kentte ticari hayat durma noktasına geldi. Gıda ve ilaç sıkıntısı yaşanabileceği uyarısı yapıldı. Filistin Kızılayı, yaralılara müdahale için ek ekipler gönderdi. Uluslararası Kızılhaç Komitesi, bölgedeki hastanelere malzeme desteği sağlandığını duyurdu.
Netanyahu'nun 'Saldırı' İddiaları ve Seçim Kampanyası
Netanyahu, seçim kampanyası boyunca rakiplerini güvenlik konusunda zayıf olmakla suçladı. Özellikle sol ve merkez partilerin Filistin politikalarını eleştiren Netanyahu, "Güvenlik olmadan ekonomi olmaz" sloganıyla seçmenlere seslendi. El Halil olayı, Netanyahu'nun kampanyasında kullandığı 'güvenlik' temasını güçlendirmiş görünüyor. Ancak olayın zamanlaması, muhalefetin 'siyasi fırsatçılık' suçlamalarını da beraberinde getirdi.
İsrail ana muhalefet lideri Yair Lapid, yaptığı açıklamada, "Gerçek güvenlik, provokasyonlarla değil, sağlam istihbarat ve diyalogla sağlanır" dedi. Lapid, hükümetin olayı seçim malzemesi yapmasını eleştirdi. Benzer şekilde, sol görüşlü Meretz Partisi lideri de olayın 'manipüle edildiğini' savundu.
Uluslararası Tepkiler ve Olası Sonuçlar
ABD Dışişleri Bakanlığı, olayla ilgili olarak taraflara itidal çağrısı yaptı ve sivil kayıplardan endişe duyduğunu belirtti. ABD'nin arabuluculuk çabalarının devam ettiği, ancak seçim öncesi tansiyonun düşürülmesinin zor olduğu değerlendiriliyor. Türkiye Dışişleri Bakanlığı da yaptığı açıklamada, "Batı Şeria'da yaşanan olayları endişeyle takip ediyoruz. İsrail'in orantısız güç kullanımı kabul edilemez" ifadelerini kullandı.
Uzmanlar, El Halil olayının İsrail seçim sonuçlarını etkileyebileceğini belirtiyor. Güvenlik odaklı seçim kampanyası yürüten Netanyahu'nun olaydan siyasi kazanç sağlayabileceği, ancak olayın uluslararası alanda İsrail'e yönelik eleştirileri artırabileceği ifade ediliyor. Filistin tarafında ise olayın ardından protesto gösterileri düzenlenmesi bekleniyor. Bölgede tansiyonun önümüzdeki günlerde daha da artabileceği öngörülüyor.
Batı Şeria'daki gelişmeler, İsrail'in 2 Kasım seçimlerine giden süreçte Filistin meselesinin ne kadar belirleyici olabileceğini gösteriyor. Olayın bağımsız bir soruşturmayla aydınlatılmaması halinde, bölgede güven ortamının daha da zedelenmesi ve şiddet döngüsünün derinleşmesi riski bulunuyor. Uluslararası toplumun etkili bir arabuluculuk yapmaması durumunda, seçim sonrası dönemde de benzer olayların yaşanabileceği uyarısı yapılıyor.