Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince 10 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Gerçek araç kiralama şirketlerinin internet sitelerini birebir taklit ederek "ucuz araç kiralama" vaadiyle yurttaşları dolandırdıkları öne sürülen şüphelilerden 12'si tutuklanarak cezaevine gönderildi. Operasyon kapsamında gözaltına alınan şüphelilerin banka hesaplarında yüklü miktarda para hareketliliği tespit edildi.
Sahte Sitelerle Aynı Görünümlü Tuzak
Edinilen bilgilere göre, dolandırıcılık şebekesi, piyasada bilinen araç kiralama firmalarının logolarını, renklerini ve sayfa düzenini kopyalayarak sahte internet siteleri oluşturdu. Bu siteler üzerinden "günlük 300 TL'den başlayan fiyatlarla lüks araç kiralama" gibi cazip kampanyalar duyuran şüpheliler, müşterilerden ön ödeme adı altında kapora ve kiralama bedeli talep etti. Ödemeyi alan şüphelilerin daha sonra iletişimi kestiği ve araç teslim etmediği belirlendi.
Siber ekiplerin yaptığı incelemede, sahte sitelerin yurt dışı sunucularda barındırıldığı ve alan adlarının kısa süre önce alındığı ortaya çıktı. Şüphelilerin, arama motorlarında üst sıralarda çıkmak için reklam verdiği ve sosyal medya platformlarında da sahte hesaplarla müşteri yönlendirdiği tespit edildi. Dolandırıcılık yönteminde, mağdurların güvenini kazanmak için sahte sözleşmeler ve araç teslim tutanakları düzenlendiği de kaydedildi.
12 Şüpheli Tutuklandı, Hesaplar İnceleniyor
Operasyon kapsamında Diyarbakır, İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Antalya, Adana, Mersin, Şanlıurfa ve Gaziantep'te belirlenen adreslere eş zamanlı baskın yapıldı. Baskınlarda 12 şüpheli gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüpheliler, çıkarıldıkları nöbetçi mahkeme tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi. Şüphelilerin banka hesaplarında dikkat çekici para hareketliliği olduğu, hesaplara bloke konulduğu öğrenildi.
Yetkililer, dolandırıcılık mağdurlarının sayısının tespiti için çalışmaların sürdüğünü belirtti. Şu ana kadar 30'dan fazla kişinin sahte siteler üzerinden ödeme yaparak mağdur olduğu tespit edildi. Mağdurların zararının toplamda yüz binlerce lirayı bulduğu tahmin ediliyor. Olayla ilgili soruşturma genişletilirken, şüphelilerin bağlantılı olduğu başka illerde de operasyon yapılabileceği ifade edildi.
Yetkililerden Uyarı: Resmi Siteyi Doğrulayın
Emniyet yetkilileri, araç kiralama işlemleri öncesinde firmanın resmi internet sitesinin doğrulanması gerektiğini vurguladı. Sahte sitelerin genellikle "ucuz", "kampanya", "fırsat" gibi ifadelerle kullanıcı çekmeye çalıştığını belirten uzmanlar, kiralama bedelinin tamamının peşin istenmesi, banka havalesi yerine kripto para veya yönlendirilmiş hesaplara ödeme talep edilmesi gibi durumlarda dikkatli olunması gerektiğini ifade etti. Ayrıca, sözleşme imzalanmadan ve araç teslim edilmeden ödeme yapılmaması gerektiği hatırlatıldı.
Dolandırıcılık olayının, son dönemde artan online alışveriş ve rezervasyon dolandırıcılıklarının bir parçası olduğu değerlendiriliyor. Tüketici dernekleri, özellikle tatil sezonu öncesinde araç kiralama talebinin arttığını, dolandırıcıların da bu dönemi fırsat bildiğini belirtiyor. Uzmanlar, kiralama şirketinin vergi levhası, ticaret sicil numarası ve müşteri yorumlarının kontrol edilmesini öneriyor.
Dolandırıcılıkla Mücadelede Yeni Adımlar
Bu operasyon, siber suçlarla mücadele birimlerinin son dönemdeki en kapsamlı çalışmalarından biri olarak kayıtlara geçti. Diyarbakır merkezli soruşturmanın, farklı illerdeki benzer dolandırıcılık olaylarıyla bağlantılı olabileceği ihtimali üzerinde duruluyor. Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı'nın koordinasyonunda yürütülen çalışmalar kapsamında, sahte internet sitelerinin hızla tespit edilip erişime kapatılması için yeni bir sistem üzerinde çalışıldığı da gelen bilgiler arasında.
Uzmanlar, dolandırıcılık mağdurlarının zaman kaybetmeden savcılığa suç duyurusunda bulunması ve bankalarına iade talebi için başvurması gerektiğini vurguluyor. Ayrıca, e-Devlet üzerinden yapılan sorgulamalarla firmanın gerçekliğinin teyit edilebileceği belirtiliyor. Bu tür olayların önlenmesi için toplumun bilinçlendirilmesi ve dijital okuryazarlığın artırılması gerektiği ifade ediliyor.