Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) Girne kenti açıklarında batan gemiden sağ kurtarılan kazazede Burak Can Keskin, geminin kaptanının skandal sözlerini ortaya çıkardı. Keskin, kaptanın olumsuz hava koşullarına rağmen denize açılmakta ısrar ettiğini ve mürettebatın tüm uyarılarını 'Ben bilirim' diyerek reddettiğini öne sürdü. Olay, 15 Aralık 2024 tarihinde meydana geldi.
Kazazedenin İfadeleri: 'Herkes Kaptana Bildirmiş'
Kazanın ardından hastanede tedavi altına alınan Burak Can Keskin, taburcu olduktan sonra basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Keskin, geminin kalkışından önce mürettebatın ve bazı yolcuların hava koşullarının kötü olduğunu kaptana ilettiğini belirtti. "Kaptan, tüm uyarılara rağmen 'Ben bilirim, bu gemiyi ben yüzdürürüm' dedi. Kimseyi dinlemedi. Meğer herkes kaptana bildirmiş ama o dinlememiş" ifadelerini kullandı.
Keskin, gemide yaklaşık 30 kişinin bulunduğunu ve kurtarma ekiplerinin olay yerine 45 dakika sonra ulaştığını söyledi. Kendisinin ve diğer kazazedelerin can yelekleri sayesinde hayatta kaldığını, ancak bazı yolcuların can yeleği bulamadığını iddia etti.
Olayın Gelişimi ve Kurtarma Çalışmaları
Girne açıklarında batan gemi, 15 Aralık 2024 günü saat 14.30 sularında acil durum sinyali göndermişti. KKTC Sahil Güvenlik ekipleri, bölgeye iki helikopter ve üç kurtarma botu sevk etti. Olayda 18 kişi sağ kurtarılırken, 5 kişinin cesedine ulaşıldı. Kaybolan 7 kişi için arama kurtarma çalışmaları devam ediyor.
Kurtarma ekipleri, olumsuz hava koşullarının çalışmaları güçleştirdiğini ancak ekiplerin özverili çalışmasıyla 18 kişinin kurtarıldığını açıkladı. KKTC Başbakanı Ünal Üstel, olayla ilgili soruşturma başlatıldığını ve kaptanın ifadesine başvurulacağını duyurdu.
Kaptanın Geçmişi ve Sorumluluk Tartışmaları
Kaptanın kimliği henüz resmi olarak açıklanmadı. Ancak edinilen bilgilere göre, kaptanın 20 yıllık denizcilik deneyimi bulunuyor. Daha önce iki kez hava muhalefeti nedeniyle sefer iptali kararı aldığı öğrenildi. Bu kez neden risk aldığı ise bilinmiyor.
Denizcilik uzmanları, kaptanın "Ben bilirim" demesinin ciddi bir sorumsuzluk örneği olduğunu vurguluyor. İstanbul Teknik Üniversitesi Denizcilik Fakültesi'nden Prof. Dr. Ahmet Yılmaz, "Kaptan, geminin mutlak otoritesidir ancak bu otorite, mürettebatın ve yolcuların can güvenliğini riske atma yetkisi vermez. Hava koşulları elverişsizse sefer iptal edilmeliydi" dedi.
KKTC'de denizcilik faaliyetleri, Ulaştırma ve Bayındırlık Bakanlığı'na bağlı Denizcilik Dairesi tarafından denetleniyor. Olay sonrası bakanlık, tüm ticari gemiler için yeni denetim talimatları yayınladı.
Bölgede Benzer Kazalar ve Önlemler
Girne açıkları, özellikle kış aylarında sert rüzgarlar ve dalgalarla biliniyor. Son 10 yılda bölgede 7 büyük deniz kazası meydana geldi. 2019'da yine bir yolcu gemisi batmış, 3 kişi hayatını kaybetmişti. Uzmanlar, bu kazaların çoğunun insan hatası kaynaklı olduğunu belirtiyor.
KKTC hükümeti, deniz güvenliğini artırmak için yeni bir yasa tasarısı hazırlığında. Tasarı, kaptanlara hava koşullarını ihlal etme durumunda ağır para cezaları ve hapis cezası öngörüyor. Ayrıca, tüm gemilerde can yeleği bulundurma zorunluluğu getirilmesi planlanıyor.
Olayla ilgili soruşturma sürerken, kaptanın ifadesi ve geminin seyir kayıtları inceleniyor. Keskin'in avukatı, müvekkilinin psikolojik destek aldığını ve tanık olarak dinleneceğini açıkladı.
Bu tür kazalar, denizcilik sektöründe güvenlik kültürünün önemini bir kez daha gözler önüne seriyor. Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) standartlarına göre, kaptanların hava koşullarını sürekli izlemesi ve gerekirse seferi ertelemesi gerekiyor. Ancak ticari baskılar veya kişisel hırslar, bazen bu kuralların ihlal edilmesine yol açabiliyor. KKTC'deki bu olay, denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi ve kaptanların eğitiminin artırılması gerektiğini gösteriyor.