YENİ Parti Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın sık sık dile getirdiği 'üç çocuk' ve 'beş çocuk' çağrılarına, bir bebeğin aylık temel ihtiyaç giderlerini ortaya koyarak yanıt verdi. Başevirgen, bir bebeğin aylık bez ve devam sütü giderinin yaklaşık 5 bin 146 liraya ulaştığını belirterek, "Erdoğan, her fırsatta 'üç çocuk', 'beş çocuk' çağrısı yapıyor ama bırak çocuk sahibi olmayı, yaşamayı bile mucize haline getirdiler" ifadelerini kullandı. Milletvekilinin bu açıklaması, ekonomik koşulların aile planlaması üzerindeki etkisini bir kez daha gözler önüne serdi.
Bebek Giderleri Rakamlarla Ortaya Kondu
Başevirgen'in paylaştığı verilere göre, bir bebeğin yalnızca bez ve devam sütü gibi en temel iki ihtiyacı için aylık 5 bin 146 TL harcama yapılması gerekiyor. Bu rakam, asgari ücretin önemli bir bölümünü oluşturuyor. Milletvekili, söz konusu miktarın henüz bebeğin diğer ihtiyaçları (giyim, sağlık, bakım vb.) dahil edilmeden hesaplandığını vurgulayarak, ailelerin çocuk sahibi olma kararını verirken ciddi bir ekonomik yük altında kaldığını ifade etti.
Başevirgen, "Bir bebeğin sadece iki temel ihtiyacı olan bez ve devam sütü için ayda 5 bin 146 lira ödemek zorunda kalan aileler var. Bu şartlarda çocuk yapmak, lüks haline getirildi. Hükümetin çocuk çağrısı yaparken önce bu maliyetleri düşürmesi gerekir" dedi.
"Yaşamayı Bile Mucize Haline Getirdiler"
Milletvekili, Erdoğan'ın çocuk sayısını artırmaya yönelik çağrılarını eleştirerek, "Erdoğan, her fırsatta 'üç çocuk', 'beş çocuk' çağrısı yapıyor ama bırak çocuk sahibi olmayı, yaşamayı bile mucize haline getirdiler" diye konuştu. Bu sözler, artan enflasyon ve hayat pahalılığı karşısında geniş ailelerin geçim sıkıntısına dikkat çekiyor.
Başevirgen'in açıklamaları, iktidarın nüfus politikaları ile halkın gerçek ekonomik durumu arasındaki uçurumu gözler önüne seriyor. Son dönemde yapılan araştırmalar, genç çiftlerin ekonomik nedenlerle çocuk sahibi olmayı ertelediğini veya vazgeçtiğini ortaya koyuyor. TÜİK verilerine göre, Türkiye'de doğurganlık hızı düşüş eğilimini sürdürüyor.
Ekonomik Kriz Aile Planlamasını Vurdu
Türkiye'de son yıllarda yaşanan yüksek enflasyon, temel tüketim maddelerinden bebek ürünlerine kadar geniş bir yelpazede fiyat artışlarına neden oldu. Özellikle bebek bezi ve devam sütü gibi zorunlu ihtiyaçlar, aile bütçelerinde ciddi bir yük oluşturuyor. Uzmanlar, bu durumun doğum oranlarını olumsuz etkilediğini belirtiyor.
Milletvekili Başevirgen'in paylaştığı rakamlar, hükümetin aile destek paketlerinin yetersizliğini de gündeme getiriyor. Mevcut desteklerin bebek giderlerinin yanında küçük kaldığı, ailelerin kendi imkanlarıyla bu yükün üstesinden gelmeye çalıştığı ifade ediliyor.
Siyasi Yankıları
Başevirgen'in açıklamaları, muhalefet partileri arasında yankı uyandırdı. Birçok siyasi parti, iktidarın nüfus artışı çağrılarını samimi bulmayarak, önce ekonomik koşulların iyileştirilmesi gerektiğini savunuyor. Özellikle genç seçmen nezdinde bu tür eleştirilerin karşılık bulduğu gözlemleniyor.
Öte yandan iktidar kanadından henüz konuya ilişkin resmi bir yanıt gelmedi. Ancak hükümet yetkilileri, ailelere yönelik çeşitli sosyal yardımların artırıldığını ve enflasyonla mücadelede kararlı olduklarını sık sık dile getiriyor. Başevirgen'in çıkışı, ekonomik politikaların sosyal etkilerini tartışmaya açması bakımından önem taşıyor.
Ülke genelinde artan yaşam maliyetleri, sadece çocuk sahibi olma kararını değil, aynı zamanda mevcut çocukların bakımını da zorlaştırıyor. Kreş ücretleri, sağlık harcamaları ve eğitim masrafları, ailelerin omuzlarındaki yükü artırıyor. Bu tablo, uzun vadede nüfus yapısını ve iş gücünü de etkileyecek gibi görünüyor.
Başevirgen'in rakamlarla desteklediği eleştirisi, siyasetin sadece söylem değil, somut verilerle yapılması gerektiğini hatırlatıyor. Çocuk sahibi olmayı teşvik etmek isteyen bir iktidarın, öncelikle ailelerin ekonomik yükünü hafifletmesi gerektiği açık. Aksi halde 'üç çocuk' çağrıları, kağıt üzerinde kalmaya mahkum görünüyor.