Muğla'nın Köyceğiz ve Ula ilçelerinde Devlet Su İşleri (DSİ) tarafından yapılması planlanan Balcılar Barajı ve HES projesine ilişkin ÇED olumlu kararının iptaline yönelik yerel mahkeme kararı, Danıştay 4. Dairesi tarafından bozuldu. Karar, davacı köylüler ve Köyceğiz Çevre ve Doğayı Koruma Derneği tarafından temyiz edilmişti. Danıştay, yerel mahkemenin kararını usul yönünden bozarak dosyanın yeniden incelenmesinin önünü açtı.
Danıştay'dan Bozma Kararı
Danıştay 4. Dairesi, Muğla 2. İdare Mahkemesi'nin Balcılar Barajı ve HES projesine ilişkin ÇED olumlu kararının iptaline dair verdiği kararı bozdu. Bozma gerekçesinde, yerel mahkemenin bilirkişi raporunu yeterince değerlendirmediği ve usul eksiklikleri bulunduğu belirtildi. Karar, davacı tarafın temyiz başvurusu üzerine alındı. Danıştay, dosyayı yeniden görüşülmek üzere ilgili mahkemeye gönderdi.
Davacı köylüler ve Köyceğiz Çevre ve Doğayı Koruma Derneği adına açıklama yapan Avukat, kararın ardından yaptığı değerlendirmede, "Danıştay'ın bozma kararı, projenin çevresel etkilerinin yeniden ele alınması gerektiğini gösteriyor. Mücadelemiz sürecek" dedi. Avukat, yerel mahkemenin yeniden yapacağı incelemede bilirkişi raporlarının daha kapsamlı değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Projenin Geçmişi ve Çevresel Kaygılar
Balcılar Barajı ve HES projesi, Muğla'nın Köyceğiz ve Ula ilçeleri sınırlarında, Balcılar Deresi üzerinde planlanıyor. Proje kapsamında bir baraj ve hidroelektrik santral inşa edilmesi öngörülüyor. DSİ tarafından hazırlanan proje, bölgedeki tarım arazilerine sulama suyu sağlamayı ve enerji üretmeyi amaçlıyor. Ancak proje, çevre örgütleri ve yöre halkı tarafından, bölgenin ekolojik dengesini bozacağı, endemik bitki ve hayvan türlerine zarar vereceği ve tarım alanlarını olumsuz etkileyeceği gerekçesiyle eleştiriliyor.
Köyceğiz Çevre ve Doğayı Koruma Derneği, projenin ÇED olumlu kararının iptali için 2019 yılında dava açmıştı. Muğla 2. İdare Mahkemesi, 2021 yılında verdiği kararla ÇED olumlu kararını iptal etmişti. Kararın gerekçesinde, projenin çevresel etkilerinin yeterince incelenmediği ve bilirkişi raporunda tespit edilen eksikliklerin giderilmediği belirtilmişti. Bu karar, davacılar tarafından olumlu karşılanmıştı. Ancak DSİ ve projeyi yürüten firma kararı temyiz etti. Danıştay 4. Dairesi, yaptığı inceleme sonucunda yerel mahkeme kararını bozdu.
Bozma Kararının Ardından Süreç
Danıştay'ın bozma kararı, dosyanın yeniden inceleneceği anlamına geliyor. Muğla 2. İdare Mahkemesi, bozma kararına uyarak dosyayı yeniden ele alacak. Mahkeme, bilirkişi raporlarını yeniden değerlendirecek ve tarafların itirazlarını dikkate alarak yeni bir karar verecek. Bu süreçte, projenin akıbeti belirsizliğini koruyor. Çevre örgütleri, bozma kararının projeyi tamamen iptal etmediğini, ancak yeniden yargılamanın çevresel kaygıların daha iyi değerlendirilmesi için fırsat olduğunu belirtiyor.
Avukat, "Danıştay'ın bozma kararı, yerel mahkemenin kararını ortadan kaldırdı. Yeni yargılamada, bilirkişi raporlarının daha titizlikle incelenmesi ve projenin çevresel etkilerinin kapsamlı şekilde ortaya konması gerekiyor. Biz de davacı olarak bu süreci yakından takip edeceğiz" ifadelerini kullandı. Köylüler ise, barajın yapılması halinde arazilerinin ve geçim kaynaklarının zarar göreceğini savunuyor.
Bölge İçin Önemi ve Gelecek Perspektifi
Balcılar Barajı ve HES projesi, Muğla'nın Köyceğiz ve Ula ilçelerinde tarımsal sulama ve enerji ihtiyacını karşılamayı hedefliyor. Ancak bölge, doğal güzellikleri ve biyolojik çeşitliliği ile biliniyor. Köyceğiz Gölü ve çevresi, Ramsar Sözleşmesi ile koruma altına alınmış sulak alanlar arasında yer alıyor. Projenin bu ekosisteme olası etkileri, çevre örgütlerinin itirazlarının temelini oluşturuyor. Danıştay'ın bozma kararı, projenin çevresel etkilerinin bir kez daha masaya yatırılmasına olanak tanıyacak. Yerel mahkemenin vereceği yeni karar, projenin geleceğini belirleyecek. Kararın ardından tarafların itiraz hakkı saklı olacak. Süreç, hem bölge halkı hem de çevre örgütleri için yakından takip ediliyor.
Değerlendirme
Danıştay'ın bozma kararı, idari yargıda sıkça görülen bir usul denetimi sonucudur. Yerel mahkemenin kararının bozulması, projenin otomatik olarak onaylandığı anlamına gelmiyor; ancak yeniden yargılama sürecinde çevresel etkilerin daha ayrıntılı incelenmesi gerekecek. Bu tür davalar, Türkiye'de çevre hukuku ve idari yargı pratiği açısından önemli emsal teşkil ediyor. Balcılar Barajı özelinde, bilirkişi raporlarının bilimsel niteliği ve mahkemenin takdiri belirleyici olacak. Kamu yararı ile çevre koruma arasındaki denge, yargı kararlarıyla şekillenmeye devam ediyor.