Koronavirüs salgınının zirve yaptığı dönemde, hastanelerdeki yükü hafifletmek amacıyla enfekte hastaların kural tanımadan bakımevlerine gönderilmesi, virüsün kontrolsüz yayılmasına ve 43 bin yaşlının hayatını kaybetmesine yol açtı. Resmi soruşturma raporu, hükümetin 'koruma kalkanı' iddialarını çürüterek ağır ihmalleri ortaya koydu. Rapora göre, taburcu edilen hastaların test sonuçları beklenmeden bakımevlerine kabul edilmesi, ölümlerin başlıca nedeni oldu.
Raporun ortaya koyduğu çarpıcı gerçekler
Soruşturma raporu, salgının ilk dalgasında hastanelerde yer açmak için Kovid-19 hastalarının bakımevlerine gönderilmesinin ardındaki karar alma süreçlerini inceledi. Raporda, enfekte hastaların bakımevlerine kabulünde gerekli testlerin yapılmadığı, izolasyon kurallarının hiçe sayıldığı ve personelin koruyucu ekipman eksikliğiyle baş başa bırakıldığı vurgulandı. Bu ihmaller zinciri, virüsün bakımevlerinde hızla yayılmasına ve savunmasız yaşlı nüfus arasında ölümcül sonuçlar doğmasına neden oldu. Raporda, 43 bin yaşlının ölümünden sorumlu tutulan yetkililer hakkında yasal işlem başlatılması önerildi.
Hükümetin 'koruma kalkanı' iddiası çöktü
Hükümet yetkilileri salgın boyunca bakımevlerinin özel olarak korunduğunu ve yaşlıların güvende olduğunu savunmuştu. Ancak soruşturma raporu, bu iddiaların gerçeği yansıtmadığını belgeledi. Rapora göre, bakımevlerine yönelik denetimler yetersiz kaldı, enfeksiyon kontrol önlemleri uygulanmadı ve yaşlıların hakları göz ardı edildi. Ayrıca, bakımevi çalışanlarının salgın sırasında yeterli eğitim almadığı ve koruyucu malzeme temininde ciddi sıkıntılar yaşandığı kaydedildi. Raporda, hükümetin kriz yönetimindeki başarısızlığı, ölüm sayılarının bu denli yüksek olmasının altında yatan temel etken olarak gösterildi.
Ölümlerin önlenebilir olduğu vurgulandı
Uzmanlar, raporun ortaya koyduğu bulguların, salgın yönetiminde yaşanan zaafiyetin boyutlarını gözler önüne serdiğini belirtiyor. Enfeksiyon hastalıkları uzmanı Dr. Ayşe Yılmaz, 'Bu ölümlerin büyük kısmı basit önlemlerle önlenebilirdi. Test yapmadan hastaları bakımevlerine göndermek, yangına körükle gitmek gibiydi. Rapor, sorumluların hesap vermesi gerektiğini açıkça gösteriyor' dedi. Bakımevlerinde kalan yaşlıların yakınları ise adalet talebiyle seslerini yükseltiyor. Raporda ayrıca, benzer bir krizin yaşanmaması için bakımevlerinin acil durum planlarına dahil edilmesi ve denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi çağrısı yapıldı.
Salgının bilançosu ve alınması gereken dersler
Koronavirüs salgını, dünya genelinde milyonlarca insanın hayatını kaybetmesine neden oldu. Ancak bakımevlerinde yaşanan ölümler, salgının en görünmez ve en acı verici boyutlarından biri olarak kayıtlara geçti. Soruşturma raporu, sadece geçmişe dönük bir hesap sorma değil, aynı zamanda gelecekteki salgınlara hazırlık için bir yol haritası niteliği taşıyor. Uzmanlar, yaşlı nüfusun korunmasının öncelikli hale getirilmesi, bakımevlerinin sağlık sisteminin ayrılmaz bir parçası olarak görülmesi ve kriz anlarında şeffaf karar alma süreçlerinin işletilmesi gerektiğini vurguluyor. Raporun kamuoyuna yansıması, toplumda derin bir üzüntü ve öfke yaratırken, yetkililerin bir an önce adım atması bekleniyor.