2024 yılının henüz beşinci ayı tamamlanmamışken, Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) verileri dikkat çekici bir tablo ortaya koydu. 1 Ocak ile 29 Mayıs tarihleri arasında şirketler tarafından toplam 1366 proje için ÇED başvurusu yapıldı. Bu rakam, yılın ilk yarısı bitmeden 2023 yılının aynı dönemine göre belirgin bir artışa işaret ediyor. Bakanlık verilerine göre, en fazla başvuru maden, enerji ve altyapı projelerinde yoğunlaştı.
ÇED başvurularında rekor artış
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yayımlanan verilere göre, 2024 yılının ilk 149 gününde 1366 proje için ÇED süreci başlatıldı. Bu projelerin 812'si 'ÇED Gerekli Değildir' kararı alırken, 554'ü için 'ÇED Olumlu' veya 'ÇED Gerekli Değildir' kararı verildi. Özellikle maden ocakları, güneş ve rüzgar enerjisi santralleri ile karayolu ve demiryolu projeleri öne çıktı. Bakanlık yetkilileri, başvuru sayısındaki artışı yatırım ortamındaki iyileşmeye ve teşvik politikalarına bağladı.
Rakamlar, 2023'ün aynı dönemine göre yüzde 20'nin üzerinde bir artışı gösteriyor. 2023'ün ilk beş ayında 1100 civarında proje başvurusu yapılmıştı. Uzmanlar, bu artışın ekonomideki canlanmanın bir göstergesi olduğunu belirtiyor. Ancak çevre örgütleri, yoğun başvuru trafiğinin doğal alanlar üzerinde baskı yaratabileceği uyarısında bulunuyor.
Yatırım ortamındaki iyileşme etkili oldu
Ekonomistlere göre, Türkiye'de son dönemde uygulanan yatırım teşvikleri ve bürokratik süreçlerin hızlandırılması, şirketleri yeni projeler konusunda cesaretlendirdi. Özellikle enerji sektöründe yenilenebilir kaynaklara yönelik teşvikler, güneş ve rüzgar enerjisi yatırımlarını patlattı. Madencilik sektöründe ise yeni sahaların ruhsatlandırılması ve mevcut sahaların genişletilmesi için yapılan başvurular dikkat çekiyor.
Altyapı projelerinde de hareketlilik sürüyor. Karayolu ve demiryolu projelerinin yanı sıra, baraj ve sulama tesisleri gibi su yapıları da ÇED başvurularında önemli yer tutuyor. Bakanlık, başvuruların değerlendirme sürecinin ortalama 30 gün sürdüğünü, bu sürenin yatırımcılar için avantaj oluşturduğunu belirtiyor. Öte yandan, ÇED olumlu raporu alan projelerin çevresel etkileri konusunda çeşitli önlemler alınması da şart koşuluyor.
Bu gelişmeler, 2026'nın ortasında tamamlanması beklenen büyük ölçekli projelerin temelinin şimdiden atıldığını gösteriyor. Bakanlık verileri, yıl sonuna kadar başvuru sayısının 3000'i aşabileceğine işaret ediyor. Bu da Türkiye'nin yatırım ve istihdam hedefleri açısından umut verici bir tablo çiziyor.
Bağımsız değerlendirmeler, ÇED başvurularındaki artışın bir yandan ekonomik büyümeye katkı sağlarken, diğer yandan doğal kaynakların sürdürülebilir yönetimi konusunda daha sıkı denetimleri gerekli kıldığı yönünde. Çevre etkilerinin minimize edilmesi ve yerel halkın katılımının sağlanması, bu sürecin sağlıklı işlemesi için kritik önemde.