Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in, Yeni Akit gazetesinin karma eğitimin kaldırılmasına yönelik skandal çağrısından hemen önce gazete yöneticileriyle bir araya geldiği iddia edildi. Söz konusu görüşmenin, çağrının kamuoyuna duyurulmasından saatler önce gerçekleştiği öne sürülürken, eğitim camiası ve siyasi partilerden tepkiler yağdı. Haberin detayları, eğitimde fırsat eşitliği ve laiklik ilkeleri konusundaki tartışmaları yeniden alevlendirdi.
Görüşme ve Çağrı Kronolojisi
Edinilen bilgilere göre, Yeni Akit yöneticileri ile Bakan Tekin arasındaki görüşme, gazetenin manşetten duyurduğu ve internet sitesinde de geniş yer verdiği çağrıdan birkaç saat önce gerçekleşti. Görüşmenin detayları hakkında resmi bir açıklama yapılmazken, iddiaya göre toplantıda "eğitimde dini hassasiyetler" ve "karma eğitimin sakıncaları" gibi konular ele alındı. Görüşmenin ardından Yeni Akit'in, "Karma eğitim bitsin" başlığıyla başlattığı kampanya, sosyal medyada büyük yankı uyandırdı. CHP, İYİ Parti ve Eğitim-Sen gibi kurumlar, konuyu TBMM gündemine taşıyacaklarını açıkladı.
Eğitim-Sen Tepkisi
Eğitim-Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, konuyla ilgili yaptığı yazılı açıklamada, "Karma eğitim, çağdaş eğitim sisteminin vazgeçilmez bir parçasıdır. Bu tür çağrılar, toplumsal cinsiyet eşitliğine ve bilimsel eğitime aykırıdır. Bakan Tekin'in bu görüşmeyi derhal kamuoyuna açıklamasını ve çağrıya karşı net bir tavır almasını bekliyoruz" ifadelerini kullandı. Öte yandan, veli dernekleri de eğitimin laik ve bilimsel esaslara göre yürütülmesi gerektiğini vurgulayarak, sürecin takipçisi olacaklarını bildirdi.
İktidar Cephesinden Açıklama
AK Parti cephesinden ise konuya ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmadı. Ancak Bakanlık kaynakları, görüşmenin rutin bir "istişare toplantısı" olduğunu ve çağrının Bakanlık ile ilgisinin bulunmadığını öne sürdü. Kaynaklar, "Bakan Tekin, basın mensuplarıyla sürekli bir araya gelmektedir. Bu görüşme de eğitim politikalarına ilişkin bir fikir alışverişinden ibarettir. Çağrının Bakanlıkça değerlendirilmesi söz konusu değildir" dedi. Buna karşın, muhalefet partileri, bu açıklamayı samimi bulmadıklarını ve konunun üzerine gideceklerini dile getirdi.
Yeni Akit'in çağrısında, "Karma eğitim, İslam'ın emirlerine aykırıdır. Kız ve erkek öğrencilerin ayrı okullarda eğitim görmesi, hem dini hem de pedagojik açıdan daha doğrudur" ifadelerine yer verildi. Gazete, imza kampanyası başlatarak binlerce destek topladığını öne sürdü. Bu gelişmeler üzerine eğitim bilimciler, yapılan çağrının bilimsel gerçeklerle bağdaşmadığını savundu. Eğitim uzmanı Prof. Dr. Ayşe Yılmaz, "Cinsiyet ayrımına dayalı eğitim, okullarda fırsat eşitliğini zedeler, kız çocuklarının toplumsal hayata katılımını olumsuz etkiler" değerlendirmesinde bulundu.
Kamuoyunda Yansımalar
Sosyal medyada ise #KarmaEğitim, #YeniAkit, #Tekin gibi etiketler kısa sürede Türkiye ve dünya gündeminde üst sıralara yükseldi. Binlerce kullanıcı, çağrıyı eleştiren mesajlar paylaşırken, bazı kullanıcılar da desteklediklerini ifade etti. Kadın dernekleri ve sendikalar, konunun takipçisi olacaklarını belirterek, Bakan Tekin'in istifasını isteyen açıklamalar yaptı. Türkiye genelinde birçok ilde eğitim alanında faaliyet gösteren STK'lar ortak basın açıklaması hazırladı.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, 2023-2024 eğitim öğretim yılında ortaöğretimde kız okullaşma oranı %98,24, erkeklerde ise %95,35 olarak kaydedildi. Karma eğitimin kaldırılması halinde, özellikle kız çocuklarının okula devamının olumsuz etkilenebileceği, kırsal bölgelerde sorunların artabileceği uzmanlarca belirtiliyor. Bu durum, Türkiye'nin eğitimde cinsiyet eşitliği hedeflerine de gölge düşürecek bir adım olarak nitelendiriliyor. Mevcut müfredatın, karma eğitim üzerine inşa edilmiş olması ve alt yapı sorunları da göz önünde bulundurulduğunda, böylesi bir uygulamanın maliyeti ve sonuçları da ayrıca tartışma konusu oldu.
Tüm bu gelişmeler, iktidarın eğitim politikalarında yaşanan değişimlerin sinyallerini mi verdiği sorusunu akıllara getirdi. Ancak şu ana kadar atılan adımlar, bu yönde bir iradenin bulunmadığını gösteriyor. Yine de, iktidara yakın medya organlarının etkisi ve Bakanlık koridorlarındaki sessizlik, sürecin ilerleyen günlerde ne kadar tartışılacağının habercisi. Veliler, öğrenciler ve eğitim çalışanları, bu tür dayatmaların eğitim sistemini baltalayacağını ifade ederek, bilimden ve çağdaşlıktan yana tavır almaya devam edeceklerini belirtiyor.