Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan 2024 yılı ilk çeyrek büyüme verilerinin ardından yazılı bir açıklama yaptı. Bakan Şimşek, Türkiye ekonomisinin küresel ve bölgesel çoklu şoklara rağmen kesintisiz büyümesini 23. çeyreğe taşıdığını belirtti. Yıllıklandırılmış gayri safi yurt içi hasılanın (GSYH) 1,6 trilyon doları aştığını vurgulayan Şimşek, ilk çeyrekte yüzde 2,5'lik büyüme performansının dengeli ve sürdürülebilir bir yapıya işaret ettiğini ifade etti.
Büyümenin kaynakları ve sektörel dağılım
Bakan Şimşek, açıklamasında büyümenin ithalattan arındırılmış olarak net ihracatın katkısıyla gerçekleştiğine dikkat çekti. İlk çeyrekte mal ve hizmet ihracatı hacminin yüzde 6,7 artarken, ithalatın yüzde 9,6 daraldığını aktardı. Sanayi üretimindeki toparlanma sinyallerine değinen Şimşek, özellikle imalat sanayisinde kapasite kullanım oranlarının arttığını ve ihracat pazarlarındaki çeşitlenmenin sürdüğünü kaydetti. Hizmet sektörünün ise turizm gelirleri ve dijital hizmet ihracatındaki artışla büyümeye katkı sağladığını belirtti. İnşaat sektöründe deprem bölgesindeki yeniden yapılanma faaliyetlerinin etkili olduğunu ifade eden Bakan, tarımda ise kuraklık riskine karşı alınan önlemler sayesinde üretimde istikrarın korunduğunu söyledi.
Makroekonomik hedefler ve beklentiler
Bakan Şimşek, Orta Vadeli Program (OVP) hedefleri doğrultusunda yılın geri kalanında da büyümenin dengeli bir seyir izlemesinin beklendiğini açıkladı. Enflasyonla mücadele ve cari açığın kontrol altına alınması konusunda kararlı adımlar atıldığını vurguladı. Para politikasındaki sıkı duruşun yanı sıra mali disiplinin korunması ve yapısal reformların hızlandırılması gerektiğine işaret etti. Kredi notu görünümündeki iyileşmeler ve uluslararası yatırımcı ilgisinin arttığına dikkat çeken Şimşek, Türkiye'nin risk primindeki düşüşün ve döviz rezervlerindeki artışın ekonomik güveni pekiştirdiğini söyledi. İşsizlik oranında ise istihdam artışının devam etmesiyle birlikte düşüş eğiliminin sürdüğünü, genç ve kadın istihdamını artırmaya yönelik programların uygulamaya konulduğunu dile getirdi.
Bağımsız değerlendirme
Türkiye ekonomisinin çoklu şoklara rağmen 23 çeyrektir kesintisiz büyümesi, yapısal dayanıklılığın bir göstergesi olarak öne çıkıyor. Ancak sürdürülebilir büyüme için enflasyonun kalıcı olarak düşürülmesi ve verimlilik artışı sağlayacak reformların hayata geçirilmesi kritik önem taşıyor. Gelecek dönemde iç talebin dengelenmesi ve ihracatın daha fazla katkı vermesi, büyüme kalitesini artırabilir.