Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, ABD'nin New York kentinde düzenlenen İklim Haftası etkinlikleri kapsamında Türkiye'nin iklim değişikliğiyle mücadeledeki vizyonunu ve yeni eylem planlarını uluslararası kamuoyuna sundu. Bakan Kurum, 2026 yılında Antalya'da ev sahipliği yapılacak COP31 İklim Zirvesi'nin küresel iklim diplomasisi için bir dönüm noktası olacağını vurgulayarak, tüm ülkeleri ortak eyleme ve uzlaşıya davet etti.
Türkiye'nin İklim Vizyonu: Dirençli Şehirler ve Yeşil Dönüşüm
Bakan Kurum, New York'taki temasları sırasında Türkiye'nin 2053 net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda attığı adımları detaylandırdı. İklime dirençli şehirlerin inşası, gıda güvenliği ve yenilenebilir enerji yatırımlarının öncelikli başlıklar olduğunu belirten Kurum, "İklim değişikliği sınır tanımayan bir krizdir. Türkiye, bu krizle mücadelede sadece ulusal değil, bölgesel ve küresel sorumluluk üstlenmeye hazırdır" ifadelerini kullandı. Kurum, özellikle Akdeniz havzasının iklim değişikliğinden en fazla etkilenen bölgeler arasında yer aldığını hatırlatarak, Antalya'da yapılacak zirvenin bu hassas coğrafya için kritik kararlara sahne olacağını söyledi.
Bakan Kurum'un açıkladığı yeni eylem planı kapsamında, 2030 yılına kadar kentsel dönüşüm projelerinde enerji verimliliği standartlarının yükseltilmesi, tarımsal sulamada su tasarrufu sağlayan teknolojilerin yaygınlaştırılması ve karbon fiyatlandırma mekanizmalarının güçlendirilmesi hedefleniyor. Ayrıca, gençler ve yerel yönetimler için iklim eğitimi programlarının artırılacağı belirtildi.
COP31 Antalya: Küresel İklim Diplomasisinde Yeni Bir Sayfa
2026'da Antalya'da gerçekleştirilecek COP31, Türkiye'nin ev sahipliğinde ilk kez düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Taraflar Konferansı olma özelliği taşıyor. Bakan Kurum, bu zirvenin sadece bir toplantı değil, aynı zamanda gelişmekte olan ülkelerin iklim finansmanına erişimini kolaylaştıracak bir platform olacağını belirtti. "Antalya'da dünyaya örnek olacak bir dayanışma sergileyeceğiz. İklim adaleti ve yeşil teknoloji transferi konularında somut adımlar atılması için tüm taraflarla diyalog halindeyiz" dedi.
Zirve kapsamında ayrıca, Akdeniz İklim Değişikliği Uyum Merkezi'nin kurulması ve bölgesel iş birliği projelerinin hayata geçirilmesi planlanıyor. Bakan Kurum, Türkiye'nin yenilenebilir enerji kurulu gücünde son 10 yılda önemli mesafe kat ettiğini, rüzgar ve güneş enerjisinde kapasite artışının devam edeceğini sözlerine ekledi.
Uluslararası Topluma Çağrı: Uzlaşı ve Somut Eylem Şart
Bakan Kurum, New York'taki görüşmelerde gelişmiş ülkelerin iklim finansmanı taahhütlerini yerine getirmesi gerektiğinin altını çizdi. "Küresel ısınmayı 1,5 dereceyle sınırlamak istiyorsak, herkesin üzerine düşeni yapması gerekiyor. Türkiye olarak üzerimize düşeni yapmaya hazırız, ancak adil bir geçiş için uluslararası dayanışma şart" diye konuştu. Kurum, COP31 öncesinde tüm paydaşlarla istişare sürecini sürdüreceklerini ve zirvenin kapsayıcı bir yaklaşımla hazırlanacağını ifade etti.
Uzmanlar, Türkiye'nin COP31 ev sahipliğinin, ülkenin iklim diplomasisindeki etkinliğini artıracağı görüşünde. Antalya'nın seçilmesi, Akdeniz'e kıyısı olan ülkeler için iklim krizine karşı ortak çözüm arayışlarını hızlandırabilir. Ancak, başarı için somut taahhütler ve takvimlendirilmiş hedefler kritik önem taşıyor. Türkiye'nin önümüzdeki dönemde karbon nötr bir ekonomiye geçiş için atacağı adımlar, sadece ulusal değil küresel iklim güvenliği açısından da yakından takip edilecek.