Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, bir mezuniyet töreninde evlatlarının sevincini paylaşan annelerin ve ailelerin kılık kıyafetleri nedeniyle hedef alınmasına sert tepki gösterdi. Göktaş, hiç kimsenin inancı, kimliği, kıyafeti ya da yaşam tarzı nedeniyle küçümsenmesine veya ötekileştirilmesine izin vermeyeceklerini vurguladı. Bakan, toplumsal barışın korunmasının herkesin ortak sorumluluğu olduğunu belirterek, ayrımcılık ve nefret söylemine karşı kararlı duruş sergileyeceklerini ifade etti.
Ayrımcılığa karşı net mesaj
Bakan Göktaş, yaptığı açıklamada, Türkiye'nin farklılıkları zenginlik olarak gören bir anlayışa sahip olduğunu hatırlattı. Mezuniyet töreninde yaşanan olayın, toplumda ayrıştırıcı dilin ne denli tehlikeli boyutlara ulaşabileceğini gösterdiğini söyledi. "Hiçbir anne, çocuğunun mezuniyet sevincini yaşarken tercih ettiği kıyafet ya da yaşam tarzı nedeniyle hedef alınmamalıdır" diyen Göktaş, bu tür davranışların kabul edilemez olduğunun altını çizdi. Bakan, devletin tüm kurumlarıyla vatandaşların hak ve özgürlüklerini korumak için çalıştığını, bu kapsamda ayrımcılıkla mücadele mekanizmalarının devreye sokulacağını kaydetti.
Toplumsal barış vurgusu
Göktaş, açıklamasının devamında, toplumsal barışın ancak herkesin birbirine saygı göstermesiyle mümkün olacağını belirtti. "Kimsenin ötekileştirilmesine sessiz kalmayacağız" ifadesini yineleyen Bakan, ayrımcılık ve nefret söyleminin toplumun tüm kesimlerine zarar verdiğini vurguladı. Ailelerin ve çocukların hedef alınmasının özellikle endişe verici olduğunu dile getiren Göktaş, bu tür olaylara karşı kamuoyunu duyarlı olmaya davet etti. Bakanlık olarak, ayrımcılık mağdurlarına gerekli hukuki ve psikososyal desteği sağlayacaklarını da sözlerine ekledi.
Yaşanan olay, sosyal medyada da geniş yankı bulurken, birçok sivil toplum kuruluşu ve vatandaş Bakan Göktaş'ın açıklamasına destek verdi. Toplumsal cinsiyet eşitliği ve ifade özgürlüğü savunucuları, bu tür açıklamaların ayrımcılığa karşı farkındalığı artırdığına dikkat çekti. Uzmanlar, kılık kıyafet üzerinden yapılan ayrımcılığın yalnızca bireyleri değil, toplumun tümünü olumsuz etkilediğini belirterek, kapsayıcı politikalara ihtiyaç olduğunu vurguluyor.