Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, suça sürüklenen çocuklara yönelik hazırlanan 18 maddelik kanun teklifine ilişkin açıklamalarda bulundu. Bakan Göktaş, yeni çocuk koruma modelinin temelinde çocukları suça iten riskleri en başında ortadan kaldırma anlayışının bulunduğunu vurguladı. Düzenleme, çocukların sosyal medya kullanımından aile içi desteğe kadar birçok alanı kapsıyor.
Koruyucu ve önleyici yaklaşım
Bakan Göktaş, yaptığı basın toplantısında, yeni modelin "çocuğu cezalandırmak değil, riski ortadan kaldırmak" prensibiyle oluşturulduğunu belirtti. Düzenleme kapsamında, suça sürüklenen çocuklar için adli süreçlerin yanı sıra psikososyal destek ve eğitim programları öngörülüyor. Ayrıca, çocukların suça sürüklenmesinde etkili olan ailesel ve çevresel faktörlerin bertaraf edilmesi hedefleniyor. Bakan, "Çocuklarımızın güvenli bir ortamda büyümeleri ve topluma faydalı bireyler olmalarını sağlamak en önemli önceliğimiz" dedi.
Sosyal medya düzenlemesi
Kanun teklifinin öne çıkan bir diğer bölümü ise sosyal medya düzenlemesi. Bakan Göktaş, çocukların sosyal medya kullanımına yönelik yaş sınırı getirildiğini ve zararlı içeriklerin filtrelenmesi için yükümlülükler getirildiğini açıkladı. Ayrıca, platformlar için güvenli kullanım sertifikasyon sistemi oluşturulacağını belirtti. "Sosyal medya çocuklar için adeta bir açık pazar haline geldi. Bu düzenleme ile çocukları dijital tehditlerden korumayı amaçlıyoruz" ifadelerini kullandı.
Uzman görüşleri ve toplumsal etki
Çocuk psikoloğu Dr. Ayşe Yılmaz, düzenlemeyi olumlu karşıladığını ancak uygulamanın önemine vurgu yaptı: "Teoride çok güzel önlemler var. Ancak bunların sahada nasıl uygulanacağı, ailelerin ve okulların sürece dahil edilmesi kritik." Hukukçu Prof. Dr. Mehmet Demir ise, "Türkiye'de çocuk adalet sisteminde reform yapılması uzun süredir tartışılıyordu. Bu teklif önemli bir adım, ancak suça sürüklenme nedenlerini ortadan kaldırmak için eğitim ve istihdam politikalarıyla desteklenmeli" görüşünü paylaştı.
Düzenleme, sivil toplum kuruluşlarından da destek gördü. Çocuk Hakları Derneği Başkanı Zeynep Kaya, "Özellikle sosyal medya düzenlemesi ve ergenlik dönemi için getirilen özel eğitim programları memnuniyet verici. Umarız uygulama aşamasında aksaklık yaşanmaz" dedi. Teklife göre, suça sürüklenen çocukların eğitimine devam etmesi ve ailelerine rehberlik hizmeti verilmesi de zorunlu hale getiriliyor.
Uluslararası karşılaştırmalar
Benzer modeller incelendiğinde, özellikle İskandinav ülkelerinde çocuk suçluluğuna yönelik onarıcı adalet uygulamalarının başarılı sonuçlar verdiği görülüyor. Norveç'te suça sürüklenen çocuklar için uygulanan "gençlik takip programı" ile tekrar suça karışma oranının yüzde 20'ye kadar düştüğü raporlanıyor. Türkiye'deki yeni modelde de benzer bir takip sistemi öngörülüyor.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, 2023 yılında güvenlik birimlerine gelen çocuk sayısı 200 bini aşarken, bunların büyük kısmını suça sürüklenen değil, suç mağduru çocuklar oluşturuyor. Yine de suça sürüklenen çocuk sayısı 60 bin civarında seyrediyor. Uzmanlar, yeni düzenlemenin bu tabloyu olumlu yönde değiştirebileceğini belirtiyor.
Bakan Göktaş, teklifin Meclis'te görüşülmesine önümüzdeki hafta başlanacağını ve yıl sonuna kadar yasalaşmasının beklendiğini söyledi. Düzenleme ile ilgili olarak muhalefet partilerinin de destek vereceği sinyali geliyor. Konuyu yakından takip eden gazeteciler, bu düzenlemenin uzun vadede çocuk suçluluğuyla mücadelede önemli bir dönüm noktası olabileceği yorumunu yapıyor.
Bağımsız değerlendirme: Yeni çocuk koruma modeli, suça sürüklenen çocukların sadece cezalandırılması yerine onları suça iten koşulları değiştirmeyi amaçlamasıyla olumlu bir ayrışma sağlıyor. Ancak başarı, bu modelin çocukların hayatlarına gerçekten dokunan kurumlar tarafından etkili biçimde uygulanmasına bağlı. Tek başına yasal düzenleme yeterli değil; aileleri bilinçlendirme, okul terkini önleme, yoksullukla mücadele gibi destekleyici politikalar da hayata geçirilmeli.