Türk tiyatro ve sinema dünyası, yeri kolay dolmayacak bir ustasını kaybetti. Daha doğrusu "ustaların ustasına" veda etti. Ne Şişli'de bir apartmanı ne de iki otomobili olan, babası futbolu yasaklayınca içinde yanan tiyatro ateşi son nefesine kadar sönmeyen bu büyük sanatçı, ardında unutulmaz eserler bıraktı. 85 yaşında hayatını kaybeden usta oyuncu, yıllarca sahnede ve perdede hayat verdiği karakterlerle hafızalara kazındı.
Oyunculuk ateşi çocukken yandı
Sanatçının tiyatroya olan tutkusu, küçük yaşlarda başladı. Babasının futbolu yasaklamasıyla boşalan vakitlerinde okul tiyatro gruplarına katıldı. İlk rolünü 14 yaşında bir okul oyununda aldı. O günden sonra sahne onun ikinci evi oldu. Genç yaşta İstanbul Şehir Tiyatroları'na giren sanatçı, burada aldığı eğitimle kendini geliştirdi. 1960'lı yıllarda profesyonel oyunculuğa adım atan usta isim, kısa sürede sivrildi.
Sinema kariyeri ve unutulmaz rolleri
Oyuncu, tiyatronun yanı sıra sinemada da parladı. 1970'lerden itibaren birçok filmde rol alan usta, özellikle dramatik yapımlarda gösterdiği başarıyla dikkat çekti. En bilinen yapımları arasında "Karanlıktaki Ses", "Yalnız Değilsiniz" ve "Son Durak" sayılabilir. Bu filmler onun oyunculuk yeteneğini geniş kitlelere duyurdu. Çoğu zaman yan rollerde olsa da performansı hep ön plandaydı. Eleştirmenler onu "her rolün hakkını veren nadir oyunculardan" olarak tanımlardı.
Sade yaşam ve ilkeleri
Sanatçı, özel hayatında da sade bir yaşam sürdü. Ne lüks bir apartman dairesi ne de iki otomobili oldu. Sahip olduğu tek şey, sanatına olan bağlılığıydı. Röportajlarında "Ben zengin olmak için oynamadım, insanlara bir şey anlatmak için oynadım" sözleriyle bu tutumunu özetledi. Meslektaşları onu alçakgönüllülüğü ve disipliniyle hatırlıyor. Genç oyunculara verdiği öğütler efsaneleşti: "Tiyatro bir ekmek kapısı değil, bir yaşam biçimidir."
Sanatçının vefatının ardından tiyatro camiası büyük bir üzüntüye boğuldu. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları yöneticileri, "Onunla aynı sahneyi paylaşmak onurdu" açıklamasını yaptı. Sosyal medyada binlerce seveni duygusal mesajlar paylaştı. Bir oyuncu, "O bizim babamızdı, hocalarımızın hocasıydı" ifadelerini kullandı.
Tiyatro kültürüne katkıları
Usta isim, sadece oyunculukla kalmadı, genç nesillerin yetişmesine de katkı sundu. Uzun yıllar birçok tiyatro okulunda ders verdi. Öğrencileri, onun derslerinde sadece oyunculuk değil, hayata dair dersler de aldıklarını söylüyor. 2005 yılında "Tiyatro Emektarı" ödülüne layık görülen sanatçı, ömrünün sonuna kadar sahneden kopmadı. Son oyununu geçen yıl sergilemiş, ayakta alkışlanmıştı.
Türk tiyatrosu, onun gibi bir değeri kaybetmenin yasını tutarken, bıraktığı miras önünde saygıyla eğiliyor. O, belki maddi zenginlik bırakmadı ama manevi bir servet bıraktı. Babasının yasağıyla başlayan bu yolculuk, onu bir efsaneye dönüştürdü. Ne Şişli'de bir apartmanı ne de iki otomobili olan bu adam, geride silinmeyecek bir iz bıraktı.