Bingöl'ün Adaklı ilçesinde yaşayan Engin ve Aydın Tüz kardeşler, Avrupa Birliği (AB) tarafından tescillenen Bingöl balını özüne uygun şekilde üretmek için 26 yıldır arılarıyla yaylaları geziyor. Baba mesleğini zirveye taşıyan kardeşler, her yıl Mayıs ayında başlayan göçlerini Eylül sonuna kadar sürdürüyor. Yüksek rakımlı platolarda kurdukları geçici arıcılık istasyonlarında, bin bir çiçekten toplanan nektar, doğal ve katkısız Bingöl balına dönüşüyor.
Çeyrek Asırlık Yayla Yolculuğu
Engin Tüz (48) ve Aydın Tüz (45), babalarından devraldıkları arıcılık geleneğini 26 yıldır sürdürüyor. Kardeşler, Bingöl'ün zengin florası ve yüksek rakımlı yaylalarının bala kattığı eşsiz aroma sayesinde ürettikleri balın AB tescili aldığını ve bu tescilin kendileri için büyük bir gurur kaynağı olduğunu belirtiyor. Engin Tüz, "Rakım arttıkça balın kalitesi de artıyor. Biz de bu bilinçle her yıl arılarımızı 2 bin 500 metre rakımlı yaylalara taşıyoruz. Bu zorlu yolculuk, balımızın değerini artırıyor" dedi.
Üretimde Kalite ve Geleneksel Yöntemler
Kardeşler, modern arıcılık tekniklerini geleneksel yöntemlerle harmanlayarak üretim yapıyor. Arıların sağlığına büyük önem verdiklerini ifade eden Aydın Tüz, "Arılarımızı stresten uzak tutuyoruz. Yaylalarda doğal ortamda beslenmelerini sağlıyoruz. Kimyasal kullanmıyoruz. Balı petekten süzdükten sonra hiçbir işlem uygulamadan cam kavanozlarda muhafaza ediyoruz. Bu sayede Bingöl balının kendine has aroması ve besin değeri korunuyor" diye konuştu.
AB Tescilli Bingöl Balının Önemi
Bingöl balı, 2021 yılında Avrupa Birliği tarafından coğrafi işaret tescili alarak dünya çapında tanınır hale geldi. Bu tescil, Bingöl balını diğer ballardan ayıran en önemli özelliklerden biri olan yüksek fruktoz oranı ve düşük nem seviyesi gibi kalite kriterlerini güvence altına alıyor. Engin Tüz, "AB tescili, balımızın uluslararası pazarda değerini artırdı. Artık ihracatta da daha rahatız. Bu tescil, hem bizim hem de bölgemizdeki tüm arıcılar için bir kalite güvencesi" dedi.
İklim Değişikliği ve Zorluklar
Kardeşler, iklim değişikliğinin arıcılığı olumsuz etkilediğini, kuraklık ve düzensiz yağışlar nedeniyle bal veriminin düştüğünü söylüyor. Aydın Tüz, "Son yıllarda bahar aylarında yaşanan ani sıcaklık değişimleri ve kuraklık, çiçeklenmeyi azalttı. Bu da bal üretimini olumsuz etkiliyor. Ancak yaylalarımızın yüksek rakımı sayesinde yine de iyi bir üretim elde ediyoruz. Yine de gelecek için endişeliyiz" ifadelerini kullandı.
Gelecek Nesillere Aktarım
Engin ve Aydın Tüz, arıcılığı sürdürülebilir kılmak için genç nesillere de bu mesleği sevdirmeye çalışıyor. Kardeşler, "Arıcılık zor ama keyifli bir meslek. Doğayla iç içe olmayı seven herkes bu işi yapabilir. Biz de çocuklarımıza bu işi aşılamaya çalışıyoruz. Onların da bu mirası devam ettirmelerini istiyoruz" dedi.
Yöresel Kalkınmaya Katkı
Bingöl balı, yöre halkı için önemli bir geçim kaynağı. Adaklı ilçesinde arıcılıkla uğraşan ailelerin sayısı her geçen gün artıyor. Tüz kardeşler, ürettikleri balı hem yurt içine hem de yurt dışına pazarlayarak bölge ekonomisine katkı sağlıyor. Ayrıca balın yanı sıra polen, arı sütü ve propolis gibi arı ürünleri de üreterek ürün yelpazesini genişletiyor.
Sonuç olarak, Engin ve Aydın Tüz kardeşlerin babalarından miras aldıkları arıcılık mesleğini AB standartlarında sürdürme çabaları, Bingöl'ün tarımsal potansiyelinin ve yöresel değerlerinin korunması açısından büyük önem taşıyor. Bu tür girişimler, geleneksel üretim yöntemlerinin modern pazarlama stratejileriyle birleştiğinde sürdürülebilir kalkınmaya nasıl katkı sağlayabileceğinin de bir göstergesi.