Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü Davası'nda 3. ve karar celsesi bugün başlıyor. CHP'li belediye başkanları Rıza Akpolat, Oya Tekin ve Utku Caner Çaykara'nın da aralarında bulunduğu 7 kişinin tutuklu yargılandığı 200 sanıklı dosyada yargılama, Silivri'ye yeni inşa edilen duruşma salonunda devam edecek. Dava, organize suç örgütü kurma, rüşvet, ihaleye fesat karıştırma gibi suçlamaları içeriyor.
Davanın Geçmişi ve Sanıklar
Dava süreci, 2023 yılında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında başlatıldı. Aziz İhsan Aktaş'ın liderliğini yaptığı iddia edilen suç örgütünün, kamu ihalelerini manipüle ettiği, belediyelerle bağlantılı olarak usulsüzlükler yaptığı öne sürülüyor. CHP'li belediye başkanları Rıza Akpolat (Beşiktaş), Oya Tekin (Sarıyer) ve Utku Caner Çaykara (Şişli) hakkında, örgütle ilişkili oldukları gerekçesiyle tutuklama kararı verilmişti. Sanıklar suçlamaları reddediyor.
Yeni Adliye Binası ve Duruşma Salonu
Silivri'de inşa edilen yeni adliye binasındaki duruşma salonu, 200 sanıklı bu büyük dava için özel olarak hazırlandı. Daha önceki celseler mevcut salonlarda yapılırken, karar aşamasına gelinmesiyle birlikte yeni salonun kullanılması, duruşma güvenliği ve kapasite ihtiyacından kaynaklanıyor. Salon, modern teknik donanıma sahip ve aynı anda çok sayıda avukat, sanık ve izleyiciyi ağırlayabilecek şekilde tasarlandı.
Beklenen Gelişmeler
Duruşmada, savcının esas hakkındaki mütalaası ve sanık avukatlarının savunmalarının ardından mahkemenin kararını açıklaması bekleniyor. Dava, kamuoyunda geniş yankı uyandırmış, siyasi partiler arasında tartışmalara neden olmuştu. CHP, belediye başkanlarının siyasi amaçla hedef alındığını savunurken, iktidar partisi yolsuzlukla mücadele kapsamında bu tür davaların önemli olduğunu vurguluyor.
- Dava dosyasında 200 sanık bulunuyor.
- Tutuklu sayısı 7 olarak belirtiliyor.
- Suçlamalar arasında örgüt kurma, rüşvet ve ihaleye fesat yer alıyor.
- Yeni duruşma salonu Silivri'de inşa edildi.
Dava, Türkiye'de yerel yönetimlerin şeffaflığı ve kamu ihalelerindeki denetim mekanizmaları açısından bir test niteliği taşıyor. Verilecek karar, sadece sanıkları değil, aynı zamanda siyasi partilerin etik standartlarına ilişkin algıları da etkileyecek.