Azerbaycan'ın ev sahipliğinde, Türkiye ve Özbekistan'ın katılımıyla gerçekleştirilen "Birliğin Gücü2026" ortak askeri tatbikatı tamamlandı. Tatbikat, üç ülkenin silahlı kuvvetleri arasında işbirliğini ve koordinasyonu artırmayı amaçlıyordu. Başkent Bakü ve çevresindeki eğitim alanlarında düzenlenen tatbikata binlerce asker, yüzlerce zırhlı araç ve hava unsuru katıldı. Tatbikatın kapanış törenine Azerbaycan Savunma Bakanı, Türkiye ve Özbekistan'dan üst düzey askeri yetkililer katıldı.
Tatbikatın Detayları ve Sahadaki Gelişmeler
"Birliğin Gücü2026" tatbikatı, 20 Mayıs'ta başlayıp 5 Haziran'da sona erdi. Toplam 16 gün süren tatbikatta, üç ülkeden toplam 5.000 asker görev aldı. Tatbikat kapsamında ortak hava savunma sistemleri, zırhlı birlik manevraları, komando operasyonları ve siber güvenlik senaryoları icra edildi. Azerbaycan Savunma Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, tatbikatın amacı "bölgesel güvenlik ve istikrara katkı sağlamak, ülkeler arasında askeri işbirliğini derinleştirmek" olarak belirtildi.
Tatbikatta Türkiye'den Mehmetçik, Azerbaycan'dan Azerbaycan Silahlı Kuvvetleri ve Özbekistan'dan Özbek askerleri yer aldı. Ortak tatbikat sahasında ilk kez üç ülkenin askerleri aynı anda ateş destek ve manevra eğitimleri gerçekleştirdi. Özellikle insansız hava araçları (İHA) ve SİHA'ların koordineli kullanımı, tatbikatın dikkat çeken unsurları arasında yer aldı. Türkiye'nin yerli üretimi olan Bayraktar TB2 ve Akıncı İHA'ları tatbikatta aktif rol oynadı. Azerbaycan'ın da kendi üretimi olan İHA'ları sahada test ettiği öğrenildi.
Tatbikat sırasında ayrıca üç ülkenin özel kuvvetleri ortak bir komando operasyonu icra etti. Senaryo gereği, hayali bir terör tehdidine karşı sınır ötesi operasyon düzenlendi. Operasyonda Türk komandoları, Azerbaycan ve Özbek özel kuvvetleriyle birlikte çalışarak ortak hareket kabiliyetini gösterdi. Tatbikatın son gününde ise geniş kapsamlı bir kapanış tatbikatı yapıldı ve tüm birlikler ateş gücünü sergiledi.
Bölgesel ve Stratejik Arka Plan
"Birliğin Gücü2026", Türkiye'nin son yıllarda Orta Asya ve Kafkasya'da artan savunma işbirliği çabalarının bir parçası olarak görülüyor. 2021'de imzalanan Şuşa Beyannamesi ile Türkiye ve Azerbaycan arasındaki ittifak ilişkisi derinleşmiş, ardından Özbekistan ile de savunma alanında işbirliği anlaşmaları yapılmıştı. Bu tatbikat, söz konusu anlaşmaların somut bir çıktısı olarak değerlendiriliyor. Özbekistan'ın ilk kez bu ölçekte bir tatbikata katılması, Türk dünyası içinde savunma entegrasyonunun güçlendiği şeklinde yorumlanıyor.
Uzmanlara göre, tatbikat sadece askeri bir eğitim değil, aynı zamanda bölgesel güç dengeleri açısından da önemli mesajlar içeriyor. Hazar Denizi'nin statüsü, enerji koridorları ve Afganistan kaynaklı güvenlik riskleri gibi konular, bu üç ülkenin ortak gündem maddeleri arasında. Tatbikatın bir sonraki ayağının 2027'de Özbekistan'da yapılması planlanıyor. Böylece tatbikatın düzenli hale getirilmesi hedefleniyor.
Türkiye, Azerbaycan ve Özbekistan arasındaki savunma sanayii işbirliği de tatbikatın önemli bir ayağını oluşturuyor. Türk savunma şirketleri, Azerbaycan ve Özbekistan'a silah ve mühimmat satışı yaparken, ortak üretim projeleri de gündemde. Tatbikat sırasında üç ülkenin savunma sanayii yetkilileri bir araya gelerek yeni işbirliği imkanlarını görüştü. Özellikle zırhlı araç, İHA ve elektronik harp sistemleri alanında ortak projelerin geliştirilmesi planlanıyor.
Ekonomik ve Jeopolitik Yansımalar
Askeri tatbikatların ekonomik boyutu da göz ardı edilmemeli. Savunma harcamaları, bu ülkelerin bütçelerinde önemli bir yer tutuyor. Azerbaycan, 2025 yılında savunma harcamalarını %5 artırarak 3,5 milyar dolara çıkarmıştı. Türkiye ise savunma sanayiinde yerlilik oranını %80'e ulaştırma hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Özbekistan da son yıllarda savunma bütçesini artırarak modernizasyon çabalarını hızlandırdı. Bu tatbikat, üç ülkenin savunma sanayii şirketleri için yeni pazar ve işbirliği fırsatları yaratabilir.
Öte yandan, bölgesel güvenlik mimarisinde yeni bir ittifak arayışının sinyalleri de veriliyor. Türkiye'nin NATO üyeliği, Azerbaycan'ın Bağlantısızlar Hareketi'ne yakın duruşu ve Özbekistan'ın ŞİÖ (Şanghay İşbirliği Örgütü) üyeliği, bu üçlü yapının farklı jeopolitik aidiyetlere sahip olduğunu gösteriyor. Ancak son yıllarda artan karşılıklı güven ve ortak çıkarlar, bu farklılıkların üstesinden gelinmesini sağlıyor. Tatbikat, bu anlamda yeni bir bölgesel güvenlik konseptinin habercisi olabilir.
Sonuç olarak, "Birliğin Gücü2026" tatbikatı, Türk dünyası ülkeleri arasında savunma alanında önemli bir adım olarak kayda geçti. Tatbikatın başarıyla tamamlanması, benzer ortak tatbikatların önünü açabilir. Önümüzdeki dönemde Kırgızistan, Kazakistan ve Türkmenistan'ın da bu tür tatbikatlara katılımı gündeme gelebilir. Bu gelişmeler, bölgesel güvenlik ve istikrar açısından yakından takip edilmeyi hak ediyor.