Türk kadın voleybolunun efsane isimlerinden Aysun Özbek Ayhan, 2008 yılında kariyerinin zirvesindeyken tesettürü tercih ederek voleybolu bırakmasını 18 yıl sonra ilk kez kameralar önünde anlattı. 2003 Avrupa Şampiyonası'nda finale yükselen A Milli Kadın Voleybol Takımı için düzenlenen özel plaket töreninde gönüllerin şampiyonu olan Özbek, dönemin vesayet odaklı medyasının hedefi olmasına rağmen kararından asla taviz vermedi. 'Benim için tesettür, sadece bir örtünme biçimi değil, aynı zamanda bir duruştur' diyen Özbek, genç nesillere de ilham verdi.
Zirvede Bir Veda: 'Allah'ın Rızası Her Şeyden Üstün'
1974 doğumlu Aysun Özbek, 1990'lı yıllardan itibaren milli takımın değişmez ismi oldu. 2003'teki Avrupa Şampiyonası'nda tarihi başarıya imza atan takımın jenerasyonunda yer aldı. Ancak 2008'de, birçok Avrupa kulübünden teklif alırken beklenmedik bir kararla voleybolu bıraktı. 'O dönem için zor bir karardı. Ama içimde bir huzursuzluk vardı. Tesettür, benim için bir özgürlük oldu. Sporu bırakmak büyük fedakarlıktı ancak inancım her şeyden önce gelir' dedi.
Vesayet döneminin dayatmacı anlayışının sporcu kadınlara yönelik ayrımcı tutumunu eleştiren Özbek, 'O yıllarda basında yer alan bazı köşe yazarları, benim tesettürümü konuştu. Sporcu kimliğimi ön plana çıkarıp beni dışladılar. Bugün ise farklı bir Türkiye var. Bu ülkede artık herkes, inancı ne olursa olsun sporun içinde yer alabiliyor' ifadelerini kullandı.
Plaket Töreninde Duygu Dolu Anlar: Ayakta Alkışlandı
Ankara'da düzenlenen törende Aysun Özbek Ayhan'a plaketini takdim eden Türkiye Voleybol Federasyonu Başkanı Mehmet Akif Üstündağ, "O bizim gururumuz. Tesettürü nedeniyle haksız eleştirilere maruz kaldı. Ama her zaman dik durdu. Bugün burada olmaktan büyük onur duyuyorum" dedi. Törende 2003 kuşağının birçok oyuncusu da hazır bulundu. Filenin Sultanları'nın kaptanı Eda Erdem ise sosyal medya hesabından "Ablamıza hoş geldin diyoruz. Onun azmi ve kararlılığı hepimize ilham oldu" paylaşımını yaptı.
Muhafazakar Kimlik ve Spor Kariyeri: Bir Dönüm Noktası
Aysun Özbek'in hikayesi, Türkiye'de muhafazakar kesimin spora katılımı konusunda da önemli bir tartışmayı yeniden gündeme getirdi. Özellikle başörtülü sporcuların son yıllarda uluslararası arenada elde ettiği başarılar, futbol, basketbol dalında da yeni bir dönemin habercisi oldu. Özbek, "Başörtülü olduğu için spor yapamayan nice kız kardeşimize umut olmak isterim. İnanın, dik durduğunuzda önünüzde kimse duramaz" diyerek sözlerini noktaladı.
Tören sonrası basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Özbek, "Keşke o dönem de bu kadar destek olsaydı. Ama yaşadığım her şey, beni bugünlere getirdi. Rabbime şükürler olsun" ifadelerini kullandı. Gençlere tavsiyesi ise net: "Spor yapmak isteyen hiç kimseyi, hiçbir engel durdurmasın. Yeter ki kalbinizde Allah sevgisi olsun."
Aysun Özbek Ayhan'ın voleybola veda edişi, aslında Türkiye'de dini değerlerin bireysel tercihlerde nasıl belirleyici olduğunu da gösteren önemli bir örnek olarak hafızalara kazındı. Onun geri dönüşü, sadece bir sporcunun değil, bir dönemin değil, aynı zamanda özgürleşen Türkiye'nin de zaferi olarak yorumlandı.