Anayasa Mahkemesi (AYM), boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı tespit edilen eş ve çocukların gelir ve aylıklarının kesilmesini ve yapılan ödemelerin geri alınmasını öngören düzenlemenin Anayasa'ya aykırı olmadığına karar verdi. Yüksek Mahkeme, iptal talebini reddederek düzenlemenin yürürlükte kalmasını sağladı. Karar, sosyal güvenlik sisteminde boşanma sonrası fiili birlikteliklerin hukuki ve mali sonuçlarına ilişkin önemli bir emsal oluşturuyor.
Düzenlemenin detayları ve gerekçeler
Söz konusu düzenleme, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşayan kişilerin, bu durumun tespiti halinde aldıkları gelir ve aylıkların kesilmesini, ayrıca daha önce yapılan ödemelerin de geri alınmasını öngörüyor. AYM, bu kuralın sosyal güvenlik sisteminin mali sürdürülebilirliğini koruma ve kaynakların hak sahiplerine ulaşmasını sağlama amacı taşıdığını belirtti. Mahkeme, düzenlemenin kamu yararına olduğunu ve hukuk devleti ilkesine aykırılık teşkil etmediğini vurguladı.
Başvurucu taraf, düzenlemenin Anayasa'nın sosyal güvenlik hakkını düzenleyen 60. maddesi ile mülkiyet hakkını güvence altına alan 35. maddesine aykırı olduğunu ileri sürmüştü. Ancak AYM, sosyal güvenlik hakkının mutlak olmadığını ve kanun koyucunun bu alanda düzenleme yaparken takdir yetkisinin bulunduğunu hatırlattı. Geriye dönük ödemelerin tahsili konusunda ise, iyi niyetli ödemelerin korunması gerektiğine dikkat çekilerek, uygulamada mağduriyetlerin önlenmesi için gerekli tedbirlerin alınması gerektiği ifade edildi.
Benzer davalar ve olası etkileri
AYM'nin bu kararı, özellikle boşandığı eşiyle aynı evi paylaşan ancak resmi olarak ayrı yaşayan kişileri yakından ilgilendiriyor. Sosyal güvenlik uzmanları, düzenlemenin amacının, boşanmanın ardından fiilen birlikte yaşamaya devam eden çiftlerin haksız yere sosyal yardım almasını engellemek olduğunu belirtiyor. Bu tür durumların tespiti halinde, ilgili kurumlar tarafından yapılan ödemeler durdurulacak ve geriye dönük olarak tahsil edilecek.
Konuyla ilgili olarak daha önce Danıştay da benzer bir karar almış ve boşanma sonrası fiili birlikteliğin sosyal güvenlik yardımlarına etkisini değerlendirmişti. AYM'nin bu kararıyla birlikte, sosyal güvenlik kurumlarının denetim ve tespit süreçlerini daha sıkı hale getirmesi bekleniyor. Özellikle, boşanma sonrası aynı adreste ikamet edenler veya eşler arasındaki mali ilişkilerin incelenmesi gibi yöntemlerle fiili birliktelik tespitleri yapılacak.
Başvurucu taraf, kararı AİHM'e götürebileceklerini belirtirken, hukukçular düzenlemenin AİHS'nin ilgili maddelerine aykırı olma ihtimalinin düşük olduğunu ifade ediyor. Ancak, geriye dönük ödemelerin orantısız olabileceği ve bazı durumlarda mağduriyet yaratabileceği endişesi dile getiriliyor.
Genel olarak, AYM kararı sosyal güvenlik sisteminde sahteciliği önleme ve kaynakların etkin kullanımı adına önemli bir adım olarak değerlendirilirken, uygulamanın adil ve ölçülü olmasına özen gösterilmesi gerektiği vurgulanıyor. Kararın, benzer düzenlemelerin diğer ülkelerdeki yansımaları açısından da örnek teşkil etmesi bekleniyor.