İzmir'in Gültepe semtinin unutulmaz belediye başkanı Aydın Erten, yarın düzenlenecek anma töreni, panel ve konserle bir kez daha halkın hafızasında yerini alacak. 1973 yılında Cumhuriyet Halk Partisi'nden (CHP) belediye başkanı seçilen ve iki dönem boyunca görev yapan Erten, 12 Eylül 1980 darbesiyle görevinden alındı. Ancak onun toplumcu belediyecilik anlayışı ve mücadelesi, aradan geçen on yıllara rağmen Gültepe halkının belleğinde canlılığını koruyor.
Gültepe'nin Efsane Belediye Başkanı
Aydın Erten, 1973 yılında CHP'den Gültepe belediye başkanı seçildi. Henüz 30'lu yaşlarının başında olan Erten, göreve gelir gelmez halkla iç içe bir yönetim anlayışı benimsedi. Onun döneminde Gültepe, alt yapıdan eğitime, sağlıktan kültürel faaliyetlere kadar pek çok alanda önemli hizmetlerle tanıştı. Özellikle gecekondu bölgelerinin sorunlarına eğilmesi, dar gelirli vatandaşların yaşam koşullarını iyileştirmeye yönelik projeleri, onu halkın gönlünde taht kurdurdu. Erten, “Halkın belediyesi, halkın olmalıdır” sloganıyla yola çıkmış, belediyenin tüm imkanlarını halkın hizmetine sunmaya çalışmıştı.
Darbe ve Sonrası: Mücadele Dolu Yıllar
12 Eylül 1980 darbesi, Türkiye'nin dört bir yanında olduğu gibi Gültepe'de de derin yaralar açtı. Aydın Erten, darbe yönetiminin ilk icraatlarından biri olarak görevinden alındı. Gözaltına alınan Erten, uzun süre sorgulandı ve yargılandı. Ancak bu süreçte halkın desteğini hiç kaybetmedi. Gültepe'de yaşayan vatandaşlar, sevdikleri başkanlarını hiçbir zaman yalnız bırakmadı. Darbe sonrası dönemde siyaset yapması yasaklanan Erten, mücadelesini hukuki zeminde ve sivil toplum örgütleri içinde sürdürdü. Demokratik hakların savunucusu olarak, insan hakları derneklerinde aktif rol aldı.
Toplumcu Belediyeciliğin Öncüsü
Aydın Erten'in belediyecilik anlayışı, döneminin çok ötesinde bir vizyonu yansıtıyordu. Ona göre belediyeler yalnızca yol, su, kanalizasyon gibi hizmetleri değil, aynı zamanda eğitim, sağlık, kültür ve sosyal yardım gibi alanlarda da halkın yanında olmalıydı. Görev yaptığı süre boyunca, özellikle yoksul mahallelerdeki çocuklar için okul öncesi eğitim merkezleri kurdu. Kadınlara yönelik meslek edindirme kursları başlattı. Kentin yeşil alanlarını artırmak için ağaçlandırma seferberliği ilan etti. Kısacası, Gültepe'yi modern ve yaşanabilir bir kent haline getirmek için gece gündüz çalıştı. Erten'in bu anlayışı, daha sonra pek çok belediye başkanına örnek oldu ve Türkiye'de toplumcu belediyeciliğin temel taşlarından biri olarak kabul edildi.
Anma Programı: Tören, Panel ve Konser
Aydın Erten'in anısını yaşatmak amacıyla yarın İzmir'de bir dizi etkinlik düzenlenecek. Gültepe'deki meydanda saat 10.00'da başlayacak törende, Erten'in büstüne çelenk konulacak ve saygı duruşunda bulunulacak. Ardından, belediye kültür merkezinde “Toplumcu Belediyecilik ve Aydın Erten” temalı bir panel gerçekleştirilecek. Panele, eski çalışma arkadaşları, siyasetçiler ve akademisyenler katılacak. Panelde, Erten'in belediyecilik anlayışı ve 12 Eylül'ün Türkiye'deki yerel yönetimlere etkisi ele alınacak. Akşam ise Gültepe'de bir konser düzenlenecek. Konserde, Erten'in sevdiği türküler seslendirilecek ve onun mücadelesi anlatılacak. Etkinliklere Gültepe halkının yanı sıra Türkiye'nin dört bir yanından katılım bekleniyor.
Aydın Erten, sadece bir belediye başkanı değil, aynı zamanda halkın haklarını sonuna kadar savunan bir demokrasi savaşçısıydı. Onun yaşamı, bir dönemin tanıklığı niteliğinde. 12 Eylül'ün karanlık günlerinde bile umudunu yitirmeyen Erten, mücadelesiyle gelecek kuşaklara ilham kaynağı oldu. Bugün Gültepe'de onun adını taşıyan bir park, bir kültür merkezi var. Ama asıl önemlisi, halkın kalbindeki yerini hiç kaybetmemiş olması. Aydın Erten'in hikayesi, Türkiye'nin yakın tarihinde yerel yönetimlerin yaşadığı dönüşümün de bir özeti niteliğinde. Toplumcu belediyecilik anlayışının ne denli kıymetli olduğunu, bugün daha iyi anlıyoruz.