İstanbul'da, cezaevinde bulunan iki müvekkiline uyuşturucu madde temin ettiği gerekçesiyle yargılanan avukat Ümit Ö., 23 yıl hapis cezasına mahkûm edildi. Mahkeme, sanığın avukatlık mesleğini kullanarak suç işlediğini belirterek, cezada indirim yapmadı. Olay, avukatlık mesleğinin kötüye kullanımı ve ceza infaz kurumlarındaki güvenlik zafiyetlerini bir kez daha gündeme getirdi.
Uyuşturucu Kuryeliği İçin Cübbe Kullanmış
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, avukat Ümit Ö.'nün, cezaevinde bulunan iki müvekkiline uyuşturucu madde verdiği tespit edildi. Edinilen bilgilere göre, sanık avukat, mesleki kimliğini ve cübbesini kullanarak cezaevine rahatça giriş yapmış ve müvekkilleriyle görüşme bahanesiyle uyuşturucu maddeleri içeriye sokmuş. İnfaz koruma memurlarının dikkati sayesinde olay ortaya çıkarıldı. Yapılan üst aramasında, sanığın üzerinde ve dosya arasında uyuşturucu madde ele geçirildi.
Olayın ardından gözaltına alınan avukat Ümit Ö., tutuklanarak cezaevine gönderildi. Hakkında 'uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma' ve 'suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi' suçlarından dava açıldı. İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada savcı, sanığın avukatlık mesleğini kötüye kullandığını belirterek ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep etti. Ancak mahkeme, suçun niteliğini dikkate alarak 23 yıl hapis cezasına hükmetti. Kararda, sanığın suçu mesleki nüfuzunu kullanarak işlemesi nedeniyle ceza indirimi uygulanmadı.
Savunma: 'Müvekkillerime Yardım Ediyordum'
Duruşmada savunma yapan Ümit Ö., suçlamaları reddederek, müvekkillerine sadece hukuki yardım sağladığını, uyuşturucu temin etmediğini öne sürdü. Sanık avukat, cezaevine soktuğu maddelerin 'şeker' ve 'gıda takviyesi' olduğunu iddia etti. Ancak mahkeme, bilirkişi raporları ve tanık beyanları doğrultusunda sanığın suçunu sabit gördü. Tanıklar, sanığın cezaevine sık sık geldiğini ve müvekkilleriyle görüşürken çantalarında uyuşturucu madde bulunduğunu ifade etti. Mahkeme başkanı, kararın gerekçesinde, avukatlık mesleğinin toplum nezdindeki saygınlığının bu tür eylemlerle zedelendiğini vurguladı.
Karar sonrası açıklama yapan İstanbul Barosu yetkilileri, mesleğin kötüye kullanılmasının kabul edilemez olduğunu ve baro olarak sürecin takipçisi olacaklarını belirtti. Ayrıca, ceza infaz kurumlarında avukat girişlerinde daha sıkı denetim yapılması gerektiği yönünde çağrıda bulundu.
Cezaevlerinde Güvenlik Açığı Tartışması
Bu dava, cezaevlerine avukatlar aracılığıyla uyuşturucu sokulması sorununu yeniden gündeme taşıdı. Uzmanlar, avukat-müvekkil görüşmelerinde gizliliğin esas olduğunu ancak bunun suistimal edilmemesi gerektiğini belirtiyor. Son yıllarda Türkiye genelinde cezaevlerinde avukatlar üzerinden uyuşturucu temini vakalarında artış olduğu gözlemleniyor. Adalet Bakanlığı verilerine göre, 2020-2023 yılları arasında cezaevlerine uyuşturucu sokmaya çalışan 47 avukat hakkında işlem yapıldı. Bu sayı, mesleki etik ve denetim mekanizmalarının sorgulanmasına yol açıyor.
Öte yandan, avukatlık mesleğinin itibarını korumak için baroların daha etkin denetim yapması gerektiği ifade ediliyor. İstanbul Barosu, son dönemde meslek içi eğitimlerle etik kurallara dikkat çekiyor. Ancak uzmanlar, caydırıcı cezaların ve sıkı denetimlerin şart olduğunu vurguluyor.
Bağımsız Değerlendirme
Avukat Ümit Ö.'nün aldığı 23 yıl hapis cezası, mesleki nüfuzun suç aracı olarak kullanılmasının ne denli ağır sonuçlar doğurabileceğini gösteriyor. Adaletin tecellisi açısından mahkemenin indirim uygulamaması önemli bir mesaj niteliğinde. Ancak bu tür vakaların önlenmesi için sadece cezai yaptırımlar yeterli değil; cezaevi idarelerinin ve baroların iş birliğiyle daha etkin bir denetim sistemi kurulması gerekiyor. Aksi halde, hem mesleğin saygınlığı zarar görecek hem de cezaevlerinde uyuşturucu kullanımı artarak toplum sağlığını tehdit edecek.