İzmir'in Çiğli ilçesinde, eski İnsan Hakları Derneği (İHD) İzmir Şube Eş Başkanı ve avukat Ali Aydın'ı başına taşla vurarak öldürdüğü iddiasıyla yargılanan sanık, mahkemedeki savunmasında 'Aklım başımdan gitti, hatırlamıyorum' diyerek olayı hatırlamadığını öne sürdü. İddianameye göre sanık, Aydın ile aralarında husumet bulunduğu gerekçesiyle olayı gerçekleştirdi.
İddianameden Detaylar
Hazırlanan iddianameye göre, sanık A.K., geçtiğimiz yıl Aralık ayında Çiğli ilçesinde avukat Ali Aydın'ı yolunu keserek başına sert bir cisimle vurdu. Aydın, kaldırıldığı hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Olayın ardından gözaltına alınan A.K., çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Savcılık, sanık hakkında 'kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle dava açtı.
İddianamede, sanık A.K.'nin daha önce de Aydın'ı tehdit ettiği ve aralarında husumet olduğu belirtildi. Aydın'ın, mesleki faaliyetleri nedeniyle bazı çevrelerce hedef gösterildiği, olayın da bu nedenle yaşanmış olabileceği ifade edildi.
Sanığın Savunması: 'Hatırlamıyorum'
İzmir 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın ilk duruşmasında savunma yapan tutuklu sanık A.K., suçlamayı kabul etmedi. Olay anını hatırlamadığını öne süren sanık, 'Ben o gün çok sinirliydim. Aklım başımdan gitmişti. Ne yaptığımı bilmiyorum, hatırlamıyorum. Keşke böyle bir şey olmasaydı' dedi. Sanığın avukatı ise müvekkilinin olay anında geçici bir akıl sağlığı sorunu yaşadığını iddia ederek, akıl sağlığı raporu alınması talebinde bulundu.
Mahkeme heyeti, sanığın akıl sağlığının yerinde olup olmadığının tespiti için Adli Tıp Kurumu'na sevk edilmesine karar verdi. Duruşma, raporun beklenmesi için ertelendi.
Olayın Arka Planı ve Toplumsal Tepki
Ali Aydın, uzun yıllardır İzmir'de insan hakları alanında çalışmalar yürüten saygın bir hukukçuydu. İHD İzmir Şubesi'nde yürüttüğü görevlerin yanı sıra birçok davada müdafilik yapmıştı.
Olay, başta barolar ve sivil toplum kuruluşları olmak üzere geniş bir kesimde tepkiyle karşılanmıştı. İzmir Barosu tarafından yapılan açıklamada, 'Avukatlık mesleğini icra eden bir kişinin, sırf yaptığı iş nedeniyle hedef alınması kabul edilemez. Meslektaşımızın katillerinin en ağır şekilde cezalandırılmasını istiyoruz' denilmişti. Ayrıca birçok avukat, adliye önünde basın açıklaması yaparak olayı kınamıştı.
Bu tür saldırılar, sadece bir bireyin yaşamına son vermekle kalmıyor, aynı zamanda hukuka ve adalet sistemine olan güveni de sarsıyor. Avukatların işlerini yaparken güvende olmaları, hukuk devletinin temel bir gereğidir. Toplum olarak, şiddetin her türlüsüne karşı durmak ve hukukun üstünlüğünü savunmak zorundayız.