Konya’da bir avukat ve katibi, bir müvekkilin dosyasına istinaf aşamasında müdahale edeceklerini vaat ederek dolandırıcılık yaptıkları iddiasıyla yargılanıyor. İddianamede, sanıkların mağdurdan yaklaşık 50 bin TL aldıkları ancak herhangi bir hukuki işlem yapmadıkları belirtiliyor. Savcılık, avukat ve katibe ‘nitelikli dolandırıcılık’ suçundan 10 yıla kadar hapis cezası talep etti. Duruşma, Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye devam ediyor.
İddianamedeki Detaylar
İddianameye göre, mağdur A.K., bir alacak davası nedeniyle avukat E.K. ile anlaştı. Dava istinaf aşamasına gelince, avukat E.K. ve katibi A.Ö., mağduru arayarak dosyayı ‘takip ettiklerini’ ve sonucu lehlerine çevirebileceklerini söyledi. Bunun karşılığında mağdurdan 50 bin TL talep edildi. Mağdur parayı ödedi ancak dosyada herhangi bir işlem yapılmadığı gibi, avukat ve katip bir daha kendisine ulaşmadı. Mağdurun şikayeti üzerine başlatılan soruşturmada, sanıkların ‘görevi kötüye kullanma’ ve ‘nitelikli dolandırıcılık’ suçlarını işledikleri tespit edildi.
Müvekkil Hakları ve Hukuki Süreç
Türkiye’de avukatların müvekkillerine karşı sorumlulukları ve etik kurallar oldukça nettir. Bir avukatın, müvekkilinin dosyasına müdahale etme vaadiyle para talep etmesi, meslek etiğine aykırı olduğu gibi suç teşkil eder. Bu tür davranışlar, yargıya olan güveni de zedeler. Konya Barosu, süreci yakından takip ettiğini ve gereken disiplin soruşturmasının başlatıldığını açıkladı. Dava kapsamında tanıklar dinlenirken, mağdurun banka hesap hareketleri de inceleniyor. Hukukçular, bu tür durumlarda müvekkillerin Baro’ya veya Cumhuriyet Başsavcılığı’na doğrudan başvurması gerektiğini vurguluyor.
Davanın bir sonraki duruşması Eylül ayında görülecek. Sanıkların tutuksuz yargılanması kamuoyunda tepki çekerken, adliyenin önünde toplanan bir grup vatandaş ‘yargı güvenliği’ pankartları açtı. Olay, yargı sistemindeki güvenilirlik tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Türkiye’de avukatlık mesleğinin itibarı için bu tür vakaların caydırıcı şekilde cezalandırılması bekleniyor.