Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu öncülüğünde bir araya gelen Alevi kurumları, 1993 yılında Sivas'ta yaşanan Madımak Katliamı'nın firari sanıklarının, 'Evrensel Yargı Yetkisi' ilkesi kapsamında Almanya'da yargılanabilmesi için geniş katılımlı bir imza kampanyası başlattı. Kampanya kapsamında, IŞİD mensubu bir sanığın Almanya'da yargılanması emsal gösterilirken, toplanan imzaların yetkili makamlara iletileceği belirtildi.
Kampanyanın Gerekçesi ve Hedefi
Konfederasyon tarafından yapılan yazılı açıklamada, Madımak Katliamı'nın üzerinden 30 yılı aşkın süre geçmesine rağmen faillerin bir kısmının hâlâ yargı önüne çıkarılmadığı vurgulandı. Açıklamada, 'Evrensel Yargı Yetkisi' ilkesinin, soykırım, insanlığa karşı suçlar ve savaş suçları gibi uluslararası toplumun ortak değerlerine yönelik ağır ihlallerde, suçun işlendiği ülke dışında da yargılama yapılmasına olanak tanıdığı hatırlatıldı. Alevi kurumları, Madımak'ta yaşanan olayların bir insanlık suçu olduğunu ve bu nedenle Almanya'nın da yargılama yetkisine sahip bulunduğunu savunuyor.
Kampanyanın başlatılmasında, Almanya'da yaşayan geniş Alevi toplumunun talepleri etkili oldu. Konfederasyon yetkilileri, Almanya'daki Alevi dernekleri ve sivil toplum örgütleriyle iş birliği içinde hareket ettiklerini, imza kampanyasının hem çevrim içi hem de yüz yüze gerçekleştirileceğini duyurdu. Toplanan imzaların, Almanya Federal Savcılığı ve İnsan Hakları Komisyonu gibi kurumlara sunulması planlanıyor.
IŞİD Örneği ve Hukuki Dayanak
Açıklamada, Almanya'nın daha önce IŞİD mensubu bir sanığın yargılanmasında 'Evrensel Yargı Yetkisi' ilkesini uyguladığı hatırlatılarak, Madımak davasının da bu kapsamda değerlendirilebileceği belirtildi. 2021 yılında Almanya'da, Suriye'de işlenen savaş suçları nedeniyle IŞİD üyesi bir kadının yargılanması, uluslararası hukukta emsal teşkil etmişti. Alevi kurumları, bu emsalin Madımak için de geçerli olduğunu ifade ediyor.
Öte yandan, Türkiye ile Almanya arasındaki adli iş birliği anlaşmaları gereği, firari sanıkların iadesi konusunda da girişimlerde bulunulması bekleniyor. Hukukçular, 'Evrensel Yargı Yetkisi'nin doğrudan uygulanmasının yanı sıra, Almanya'nın bu kişileri yargılamak için Türkiye'den iade talebinde bulunabileceğini, ancak mevcut siyasi ilişkilerin bu süreci etkileyebileceğini belirtiyor.
Madımak Katliamı: Geçmişten Bugüne
2 Temmuz 1993'te Sivas'ta düzenlenen Pir Sultan Abdal Şenlikleri sırasında, Madımak Oteli'ne saldıran bir grup, 33 aydın, ozan ve Alevi vatandaşın yanı sıra 2 otel çalışanının yaşamını yitirmesine neden oldu. Olayların ardından açılan davada 33 sanık yargılandı; ancak bazı sanıkların dosyaları zamanaşımına uğradı veya firari durumdalar. Bugüne kadar adalet arayışı süren aileler ve Alevi toplumu, uluslararası platformlarda da seslerini duyurmaya çalışıyor.
Madımak Katliamı'nın yıl dönümlerinde Türkiye'nin çeşitli kentlerinde anma etkinlikleri düzenleniyor, adalet talebi her seferinde gündeme geliyor. Ancak firari sanıkların yargılanması konusunda somut bir ilerleme kaydedilebilmiş değil. Bu yeni imza kampanyası, uluslararası hukukun sağladığı imkânları kullanarak dosyayı yeniden gündeme getirmeyi amaçlıyor.
Kampanyanın Olası Etkileri
Konunun uluslararası bir boyut kazanması, Türkiye ile Almanya arasında yeni bir gerilim yaratabilir. Ankara yönetimi, daha önce benzer taleplere 'yargı bağımsızlığı' ve 'milli egemenlik' çerçevesinde itiraz etmişti. Ancak Almanya'nın geçmişte işlediği suçlarla ilgili olarak gösterdiği duyarlılık, Alevi kurumlarının umudunu artırıyor. Almanya'daki siyasi partilerin de bu konuda destek açıklamaları, kampanyanın etkisini güçlendirebilir.
Uzmanlar, 'Evrensel Yargı Yetkisi'nin uygulanabilmesi için suçun mağdurlarının veya faillerin o ülkede bulunması gerektiğine işaret ediyor. Almanya'da yaşayan Alevi toplumunun yoğunluğu ve bazı firari sanıkların Avrupa'da yaşadığına dair iddialar, bu koşulun sağlanabileceğini gösteriyor. Bununla birlikte, uluslararası hukuk süreçlerinin uzun ve karmaşık olduğu gerçeği göz önünde bulundurulduğunda, kampanyanın sonuç vermesi zaman alabilir.
Alevi örgütleri, bu imza kampanyasının bir ilk olmadığını, geçmişte de benzer girişimlerde bulunulduğunu ancak şimdi daha organize bir şekilde hareket ettiklerini belirtiyor. Önümüzdeki haftalarda kampanyanın duyurulması için Almanya'nın büyük kentlerinde basın toplantıları düzenlenmesi planlanıyor. Toplanacak imzaların sayısı, konunun ciddiyetini uluslararası kamuoyuna göstermek açısından önem taşıyor.