Ortadoğu'da yeniden tırmanan gerilim, Hürmüz Boğazı üzerinden yapılan sevkiyatlara bağımlı Avrupa'nın uçak yakıtı arzını tehdit ediyor. ABD ve Asya'dan yapılan ithalat ile rafineri üretimindeki artışa rağmen kıtanın stoklarının 30 günden az talebi karşılayabileceği hesaplanıyor. Uzmanlar, olası bir kesintinin havayolu şirketlerini ve tüketicileri ciddi şekilde etkileyebileceğini belirtiyor.
Krizin kaynağı: Hürmüz Boğazı
Dünya petrol ve doğal gaz sevkiyatının önemli bir kısmı Hürmüz Boğazı'ndan geçiyor. İran'ın bölgedeki askeri faaliyetleri ve Yemen'deki Husilerin saldırıları, tanker trafiğini aksatma riski taşıyor. Avrupa, Orta Doğu'dan ithal ettiği jet yakıtının yanı sıra rafinerilerinde işlediği ham petrolün büyük bölümünü yine bu güzergahtan alıyor.
Stoklar kritik seviyede
Uluslararası Enerji Ajansı verilerine göre, Avrupa ülkelerinin uçak yakıtı stokları son 10 yılın en düşük seviyesine geriledi. Mevcut stokların günlük tüketimi karşılama süresi 30 günün altında. Bu süre, ABD ve Asya'dan yapılan ek sevkiyatlarla ancak 40 güne çıkarılabiliyor. Ancak Asya-Pasifik bölgesinde de talebin artması, alternatif kaynaklara erişimi sınırlıyor.
Rafinerilerdeki bakım çalışmaları ve beklenmedik arızalar, arz açığını derinleştirebilir. Avrupa'daki birçok rafineri, yaşlanan altyapı ve çevre düzenlemeleri nedeniyle kapasite azaltımına gitti. Bu da kıtanın dışa bağımlılığını artırıyor.
Havayolları ve yolcular tehdit altında
Jet yakıtı fiyatları son iki ayda yüzde 15 arttı. Havayolu şirketleri bu artışı bilet fiyatlarına yansıtmaya başladı. Turkish Airlines, Lufthansa ve Air France-KLM, yakıt maliyetlerinin karlılığı tehdit ettiğini açıkladı. Uzun vadede, akaryakıt tedarikinin kesintiye uğraması halinde uçuş iptalleri ve sefer azaltmaları gündeme gelebilir.
Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü yetkilileri, Türkiye'nin stok durumunu yakından takip ettiklerini ancak krizden etkilenme riskinin bulunduğunu belirtiyor. Türkiye, jet yakıtı ihtiyacının önemli bir kısmını Orta Doğu'dan karşılıyor.
Jeopolitik riskler ve çözüm arayışları
Avrupa Birliği, stratejik petrol rezervlerini kullanmaya hazırlanıyor. Ayrıca, ABD ve Norveç'ten daha fazla ham petrol ithalatı için anlaşmalar masada. Ancak bu çözümler kısa vadede yeterli olmayabilir. Uzmanlar, uzun vadede yenilenebilir enerji ve biyoyakıtlara geçişin hızlandırılması gerektiğini vurguluyor.
Ortadoğu'daki gerginliğin kalıcı olması halinde, Avrupa'da uçak yakıtı krizi derinleşebilir. Bu sadece havacılık sektörünü değil, lojistik, turizm ve ticaret gibi birçok alanı da etkileyecektir. Bağımsız analistler, mevcut politikaların sürdürülemez olduğunu ve enerji dönüşümünün kaçınılmaz olduğunu belirtiyor.