Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından açıklanan Eylül ayı Piyasa Katılımcıları Anketi, ekonomistlerin ve finansal kuruluş temsilcilerinin yıl sonu enflasyon beklentisini yükselttiğini, büyüme tahminini ise aşağı çektiğini gösterdi. Ankete katılan 70'i aşkın katılımcının medyan tahminlerine göre, 2025 yıl sonu TÜFE enflasyonu bir önceki anket dönemine kıyasla sınırlı da olsa yukarı yönlü revize edildi. Büyüme beklentisindeki düşüş ise iç talepteki yavaşlama ve sıkı para politikasının etkilerine işaret ediyor.
Enflasyon Beklentisi Yükseldi
Eylül anketinde yıl sonu enflasyon beklentisi bir önceki aya göre 0,2 puan artışla yüzde 43,5 seviyesine çıktı. Ağustos anketinde bu oran yüzde 43,3 olarak kaydedilmişti. Katılımcıların 12 ay sonrası enflasyon beklentisi ise yüzde 28,8'den yüzde 29,5'e yükseldi. 24 ay sonrası enflasyon beklentisi de yüzde 18,5'ten yüzde 19,2'ye çıkarak orta vadede de fiyat istikrarına dair iyimserliğin azaldığını gösterdi. Bu gelişme, Merkez Bankası'nın enflasyonla mücadelede kararlı duruşunu sürdüreceği yönündeki beklentileri güçlendirdi.
Enflasyon beklentilerindeki bozulmada, gıda fiyatlarındaki dalgalanmalar, enerji maliyetlerindeki artış ve kur geçişkenliği etkili oldu. Özellikle son dönemde yaşanan jeopolitik gelişmeler ve küresel emtia fiyatlarındaki oynaklık, fiyat istikrarına yönelik riskleri artırıyor.
Büyüme Tahmini Aşağı Çekildi
Ankete göre 2025 yılı büyüme beklentisi, bir önceki anket döneminde yüzde 3,1 iken bu dönemde yüzde 2,8'e indirildi. Bu düşüş, sıkı para politikası ve makro ihtiyati tedbirlerin iç talebi dengelediği, ihracat pazarlarındaki yavaşlamanın da etkili olduğu şeklinde yorumlandı. Katılımcılar, 2026 yılı büyüme beklentisini ise yüzde 3,5'ten yüzde 3,3'e düşürdü.
Büyüme tahminindeki aşağı yönlü revizyon, sanayi üretimi ve perakende satışlardaki son verilerle de uyumlu. TÜİK'in açıkladığı son verilere göre, sanayi üretimi yıllık bazda sınırlı artış gösterirken, perakende satış hacmi de ivme kaybetti. Ekonomistler, yılın ikinci yarısında büyümenin potansiyel altında kalabileceğini öngörüyor.
Kur ve Faiz Beklentileri
Ankette dikkat çeken bir diğer başlık ise döviz kuru beklentileri oldu. Katılımcılar, yıl sonu dolar/TL kuru için medyan tahminini 47,50'den 48,20'ye yükseltti. 12 ay sonrası dolar/TL beklentisi ise 55,00 seviyesinden 57,50'ye çıktı. Bu, Türk lirasında orta vadede değer kaybı beklentisinin sürdüğünü gösteriyor. Faiz cephesinde ise katılımcılar, TCMB'nin önümüzdeki toplantılarda politika faizini kademeli olarak indireceğini öngörüyor. Yıl sonu politika faizi beklentisi yüzde 40'tan yüzde 38'e çekildi. Bu da piyasanın, enflasyondaki düşüş eğilimine bağlı olarak faiz indirim döngüsünün devam edeceğine inandığını gösteriyor.
TCMB, son toplantısında politika faizini sabit tutmuş, ancak metinde sıkılaştırma adımlarının sonuna gelindiği sinyalini vermişti. Başkan Fatih Karahan, enflasyonda kalıcı düşüş sağlanana kadar temkinli duruşun korunacağını vurgulamıştı.
Arka Plan ve Piyasa Yansımaları
Piyasa Katılımcıları Anketi, TCMB'nin para politikası kararlarında önemli bir girdi olarak izleniyor. Anket sonuçları, enflasyon beklentilerinin çıpalanması açısından kritik. Eylül ayında enflasyon beklentilerindeki sınırlı bozulma, Merkez Bankası'nın iletişim politikasında zorluk yaratabilir. Öte yandan büyüme beklentisindeki düşüş, ekonomideki yavaşlamanın resmi tahminlerle uyumlu olduğunu gösteriyor.
Anketin açıklanmasının ardından finansal piyasalarda sınırlı hareketlilik gözlendi. Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi günü yatay kapattı. Dolar/TL kuru 47,80 civarında seyrederken, tahvil faizleri hafif yükseldi. Ekonomistler, önümüzdeki dönemde enflasyon verileri ve TCMB'nin faiz kararlarının piyasa yönünü belirleyeceğini belirtiyor.
Küresel konjonktürde ise Fed'in faiz indirim döngüsü ve Avrupa'daki ekonomik yavaşlama, gelişmekte olan ülke para birimleri üzerinde baskı oluşturuyor. Türkiye'nin yüksek enflasyon ve cari açık sorunları, kırılganlığı artırabilir. Ancak siyasi istikrar ve reform adımları, risk primini düşürebilir.
Sonuç olarak, TCMB Eylül anketi, enflasyonla mücadelede henüz istenen seviyeye ulaşılamadığını, büyümenin ise yavaşladığını ortaya koyuyor. Piyasa katılımcıları, kurda yukarı yönlü beklentilerini korurken, faizde kademeli indirim bekliyor. Bu tablo, önümüzdeki aylarda para politikasının veri odaklı ve temkinli bir seyir izleyeceğine işaret ediyor.