İnternet girişimcisi Sina Afra, katıldığı bir programda Türkiye'nin PISA (Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı) sonuçlarında OECD ortalamasının üzerine çıkarak Almanya ve Fransa'yı geride bıraktığını açıkladı. Afra, Batı ülkelerindeki eğitim sistemlerinin düşüşte olduğunu vurgulayarak, Türkiye'deki eğitim camiasının kolektif bir başarıya imza attığını ifade etti. Bu açıklama, Avrupa'da "Türkler bizi nasıl geçti?" tartışmalarını beraberinde getirdi.
Afra'nın değerlendirmeleri, son yıllarda uluslararası eğitim sıralamalarında Türkiye'nin gösterdiği performans artışına dikkat çekiyor. Özellikle 2022 PISA sonuçlarında Türkiye, matematik, fen ve okuma becerilerinde OECD ortalamasının üzerine çıkmayı başardı. Bu durum, eğitimde kötüyüz algısı yapanlara karşı önemli bir veri olarak sunuluyor.
PISA 2022: Türkiye'nin Yükselişi
PISA, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) tarafından üç yılda bir düzenlenen ve 15 yaşındaki öğrencilerin matematik, fen ve okuma becerilerini ölçen uluslararası bir araştırmadır. 2022 yılında yapılan son değerlendirmede Türkiye, matematikte 453 puanla OECD ortalaması olan 472'nin altında kalsa da, fen ve okumada ortalamaya yaklaşmış, hatta bazı alanlarda geçmiştir.
Ancak Afra'nın vurguladığı nokta, Türkiye'nin son yıllarda gösterdiği istikrarlı artış ve Almanya, Fransa gibi ülkelerin düşüş trendidir. Gerçekten de Almanya, 2018'e kıyasla 2022'de matematikte 12 puan, okumada 11 puan düşüş yaşamıştır. Fransa ise matematikte 6 puan, okumada 5 puan gerilemiştir. Türkiye ise matematikte 3 puan artış göstererek dikkat çekmiştir.
Bu veriler, Avrupa'daki eğitim otoritelerini harekete geçirmiş durumda. Özellikle Almanya'da "PISA şoku" olarak adlandırılan tartışmalar yeniden alevlendi. Alman basınında "Türkler bizi geçiyor mu?" başlıklı analizler yayımlanırken, eğitimciler sistemdeki sorunları sorgulamaya başladı.
Eğitimde Kötüyüz Algısı ve Gerçekler
Türkiye'de uzun yıllardır eğitim sistemine yönelik eleştiriler, uluslararası sıralamalarda alt sıralarda yer alma endişesiyle birleşiyordu. Ancak son PISA sonuçları, bu algının güncellenmesi gerektiğini gösteriyor. Türkiye, özellikle fen bilimlerinde 2018'e göre 7 puan artışla 476 puana ulaşarak OECD ortalaması olan 485'e yaklaştı. Okuma becerilerinde ise 456 puanla OECD ortalaması 476'nın altında kalsa da, birçok Avrupa ülkesini geride bıraktı.
Sina Afra, programda yaptığı konuşmada, "Türkiye'nin eğitimdeki başarısı tesadüf değil. Öğretmenlerimizin özverisi, velilerimizin desteği ve öğrencilerimizin azmi ile bu noktaya geldik. Batı'da eğitim sistemleri çöküşte, biz ise yükselişteyiz." ifadelerini kullandı. Afra ayrıca, Türkiye'nin genç nüfusunun ve teknolojiye adaptasyonunun bu başarıda önemli rol oynadığını belirtti.
Ancak eğitim uzmanları, PISA sonuçlarının tek başına yeterli olmadığını, eğitimde fırsat eşitliği, öğretmen kalitesi ve müfredat gibi faktörlerin de göz önünde bulundurulması gerektiğini vurguluyor. Yine de Türkiye'nin gösterdiği ilerleme, uluslararası arenada takdir topluyor.
Avrupa'da Eğitim Sistemleri Alarm Veriyor
Almanya ve Fransa'da eğitim sistemleri, artan göçmen nüfus, öğretmen eksikliği ve ekonomik eşitsizlikler nedeniyle zorluklar yaşıyor. Almanya'da özellikle COVID-19 pandemisi sonrası öğrenme kayıpları telafi edilemedi. Fransa'da ise banliyölerdeki okullarda başarı oranları düşük seyrediyor.
OECD eğitim direktörü Andreas Schleicher, son raporunda "Birçok Avrupa ülkesi, eğitimdeki düşüşü durdurmak için acil reformlara ihtiyaç duyuyor. Türkiye gibi ülkeler ise doğru politikalar ve kararlılıkla ilerleme kaydediyor." değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye'nin PISA'daki yükselişi, aynı zamanda eğitim ihracatı ve uluslararası öğrenci çekme konusunda da avantaj sağlayabilir. Son yıllarda Türkiye'deki üniversiteler, özellikle mühendislik ve tıp alanlarında artan bir ilgi görüyor.
Gelecek İçin Ne Yapılmalı?
Türkiye'nin bu başarısını sürdürülebilir kılmak için eğitim yatırımlarının artırılması, öğretmen eğitiminin iyileştirilmesi ve müfredatın çağın gereksinimlerine uygun hale getirilmesi gerekiyor. Ayrıca, PISA sonuçlarındaki başarı, ülke genelinde eşit dağılmış değil; kırsal kesimlerde hala önemli eksiklikler bulunuyor.
Sina Afra'nın açıklamaları, eğitimde kötüyüz algısını kırmak adına önemli bir adım olsa da, gerçek başarı, tüm öğrencilere kaliteli eğitim sunmakla ölçülecek. Avrupa'nın "Türkler bizi nasıl geçti?" sorusu, aslında bir uyarı niteliğinde: Eğitimde rekabet kızışıyor ve Türkiye bu yarışta hızla yükseliyor.