Avrupa Birliği ülkeleri, Rusya'nın Ukrayna işgali sonrası savunma harcamalarını artırma kararı alırken, bir yandan da rekor seviyelere ulaşan enflasyon ve enerji kriziyle boğuşuyor. Kamuoyu, artan savunma bütçelerinin sosyal harcamalarda kesintiye yol açacağı endişesiyle hükümetlere baskı yapıyor. Aşırı sağ partiler, bu ikilemi kullanarak yükselişe geçmiş durumda.
Savunma Bütçeleri Artıyor, Sosyal Harcamalar Tehdit Altında
NATO'nun 2014 yılında aldığı kararla üye ülkelerin gayri safi yurtiçi hasılarının (GSYH) en az %2'sini savunmaya ayırması hedeflenmişti. Ancak Rusya'nın 2022'de Ukrayna'yı işgal etmesiyle bu hedef yetersiz kaldı. Almanya, Şubat 2022'de 100 milyar euroluk özel savunma fonu kurdu ve savunma harcamalarını GSYH'nin %2'sinin üzerine çıkarmayı planlıyor. Fransa, savunma bütçesini 2025'e kadar 413 milyar euroya yükseltmeyi taahhüt etti. Polonya ise GSYH'nin %4'ünü savunmaya ayırarak NATO ülkeleri arasında ilk sıraya yerleşti.
Ancak bu artışlar, pandemi sonrası toparlanmaya çalışan ve enerji fiyatlarındaki dalgalanmalarla sarsılan Avrupa ekonomileri için ciddi bir yük oluşturuyor. Euro Bölgesi'nde enflasyon 2022'de %10'un üzerine çıkarak tarihi zirveyi gördü. Gıda ve enerji fiyatlarındaki artış, düşük gelirli haneleri derinden etkiledi. Hükümetler, savunmaya ayrılan kaynağı artırmak için sosyal yardımlarda, sağlık ve eğitim bütçelerinde kısıntıya gitmek zorunda kalıyor.
Aşırı Sağın Yükselişi ve Kamuoyu Tepkisi
Avrupa genelinde aşırı sağ partiler, Ukrayna'ya yapılan yardımları ve artan savunma harcamalarını eleştirerek oy tabanlarını genişletiyor. Fransa'da Ulusal Birlik (Rassemblement National), Almanya'da Almanya için Alternatif (AfD), İtalya'da İtalya'nın Kardeşleri (Fratelli d'Italia) ve Hollanda'da Özgürlük Partisi (PVV) gibi partiler, "önce kendi halkımız" söylemiyle sosyal harcamaların korunmasını savunuyor. Bu partiler, Ukrayna'ya silah yardımına karşı çıkarak ve Rusya ile diyalog çağrısı yaparak dikkat çekiyor.
Kamuoyu araştırmaları, Avrupalıların önemli bir kısmının savunma harcamalarındaki artışı desteklediğini ancak sosyal devletten taviz verilmesine karşı olduğunu gösteriyor. Eurobarometer'in 2023 sonbahar anketine göre, AB vatandaşlarının %58'i savunma ve güvenlik konusunda daha fazla AB işbirliğini desteklerken, %67'si sosyal eşitsizlikle mücadelenin öncelikli olması gerektiğini belirtiyor. Bu çelişkili talepler, hükümetlerin işini zorlaştırıyor.
Ukrayna Yardımları ve Ekonomik Fatura
AB, Ukrayna'ya askeri ve mali yardım konusunda önemli adımlar attı. 2022'den bu yana AB ülkeleri Ukrayna'ya toplamda 30 milyar euroyu aşan askeri destek sağladı. Ayrıca, 2024-2027 dönemi için 50 milyar euroluk bir mali yardım paketi onaylandı. Ancak bu yardımlar, bazı ülkelerde kamuoyunda rahatsızlık yaratıyor. Macaristan ve Slovakya gibi ülkeler, yardımların gözden geçirilmesi çağrısı yapıyor.
Savunma sanayii ise bu süreçten kazançlı çıkıyor. Avrupa savunma şirketlerinin hisseleri rekor seviyelere ulaştı. Rheinmetall, BAE Systems, Thales gibi firmalar, artan siparişlerle üretim kapasitelerini genişletiyor. Ancak bu durum, savunma harcamalarının ekonomiyi canlandıracağı yönündeki argümanları güçlendirse de, sosyal harcamalardan çalınan kaynağın uzun vadeli etkileri tartışılıyor.
Kritik Soru: Savunma mı, Refah mı?
Avrupa'nın karşı karşıya olduğu temel ikilem, güvenlik ihtiyaçları ile sosyal refah arasındaki dengeyi nasıl kuracağı. Soğuk Savaş sonrası dönemde savunma harcamalarını azaltan ve sosyal devleti güçlendiren Avrupa, şimdi bu dengeyi yeniden ayarlamak zorunda. Ancak, artan jeopolitik riskler ve ekonomik belirsizlikler, bu ayarın sancılı geçeceğini gösteriyor.
Uzmanlar, savunma harcamalarının verimli kullanılması ve ortak Avrupa savunma projeleriyle maliyetlerin düşürülmesi gerektiğini vurguluyor. Aksi halde, aşırı sağın yükselişi ve sosyal huzursuzlukların artması kaçınılmaz olabilir. Avrupa'nın geleceği, bu zorlu dengeyi kurabilmesine bağlı.