Avrupa savunma sanayisinde yıllardır süren en büyük ortak girişimlerden biri olan Geleceğin Muharebe Hava Sistemi (SCAF) projesinde çatlak büyüyor. Fransa ve Almanya, projenin ana ortağı olarak süreci durdurma kararı alırken, Avrupa'nın kendi savaş uçağını geliştirme hayali yeniden askıya alındı. Öte yandan Türkiye’nin KAAN savaş uçağı, bağımsız savunma kabiliyetiyle adından söz ettiriyor.
SCAF projesinde son perde
Fransa ve Almanya’nın savunma bakanlıklarından yapılan ortak açıklamada, SCAF projesinde yaşanan teknik ve mali anlaşmazlıklar nedeniyle iki ülkenin projeden çekilme kararı aldığı bildirildi. Proje, altıncı nesil savaş uçağı ve insansız hava araçlarından oluşan bir savaş sistemi geliştirmeyi hedefliyordu. Ancak iş paylaşımı, maliyet dağılımı ve teknoloji transferi konularında Fransa ile Almanya arasında yaşanan anlaşmazlıklar, projeyi tıkanma noktasına getirdi.
Fransa, Dassault Aviation’ın liderliğindeki sanayi yapısını korumak isterken, Almanya Airbus Defence and Space’in daha fazla rol alması gerektiğini savunuyordu. Ayrıca Almanya’nın ABD yapımı F-35 savaş uçaklarına yönelmesi, Fransa tarafında rahatsızlık yaratmıştı. Bu gelişmeler, 2017 yılında başlatılan projenin 2024 itibarıyla çıkmaza girmesine yol açtı.
Türkiye’nin KAAN atılımı
Avrupa’nın ortak savunma projesindeki bu tıkanıklık, Türkiye’nin milli muharip uçak projesi KAAN’ın önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) tarafından geliştirilen KAAN, 2023 yılında ilk test uçuşunu başarıyla gerçekleştirmişti. Beşinci nesil savaş uçağı olarak tasarlanan KAAN, düşük radar izi, yüksek manevra kabiliyeti ve gelişmiş aviyonik sistemleriyle dikkat çekiyor.
Türkiye, KAAN ile savaş uçağı üretiminde bağımsız bir oyuncu olmayı hedefliyor. Proje, yerli motor ve silah sistemleriyle destekleniyor. KAAN’ın 2030’lu yılların başında Türk Hava Kuvvetleri envanterine girmesi bekleniyor. Uzmanlar, KAAN’ın bölgesel güç dengesi üzerinde önemli etkileri olacağını vurguluyor.
Avrupa’nın ortak savunma projelerindeki bu başarısızlık, Türkiye’nin yanı sıra Güney Kore ve Japonya gibi ülkelerin kendi savaş uçağı programlarını hızlandırmasına da zemin hazırlıyor. Fransa ve Almanya’nın SCAF’tan çekilmesi, Avrupa savunma sanayisinde bir dönemin sonu olarak değerlendiriliyor. Öte yandan, Türkiye gibi ülkelerin bağımsız projeleri, küresel savunma pazarında yeni bir rekabet alanı yaratıyor.