İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik yürütülen soruşturma kapsamında tutuklu yargılanan Medya AŞ Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker'in, gözaltına alındığı sırada çıplak arama yapıldığı iddia edildi. İddiaya göre, Türker'in avukatları duruşmada yaptıkları açıklamada, müvekkillerinin insanlık dışı muameleye maruz kaldığını belirterek, olayın tüm boyutlarıyla soruşturulmasını talep etti. Skandal iddia, siyasi kulisleri hareketlendirirken, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu da konuya ilişkin sert açıklamalarda bulundu.
Çıplak arama iddiası nasıl ortaya çıktı?
Fatoş Pınar Türker, İBB'ye yönelik yolsuzluk ve terör soruşturması kapsamında 2021 yılında gözaltına alınmış, ardından tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Duruşma sırasında söz alan avukatı, Türker'in gözaltı sürecinde iddiaya göre çıplak arandığını, bu işlemin hukuka aykırı olduğunu ve müvekkilinde derin travmalara yol açtığını ifade etti. Avukat, konuyla ilgili savcılığa suç duyurusunda bulunacaklarını ve İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi'ne başvurmayı değerlendirdiklerini söyledi.
Tepkiler büyüyor
İddia, özellikle muhalefet kanadında büyük yankı uyandırdı. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Bir kadının çıplak aranması, insanlık onuruna yapılmış en büyük saygısızlıktır. Bu skandalın takipçisi olacağız" dedi. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ise konuya ilişkin yaptığı açıklamada, "Bu tür uygulamalar hukuk devletinde kabul edilemez. Yetkilileri derhal harekete geçmeye çağırıyorum" ifadelerini kullandı. Hükümet cephesinden henüz resmi bir açıklama gelmezken, Adalet Bakanlığı'nın konuyu incelemeye aldığı öğrenildi.
Hukuki boyut ve olası gelişmeler
Çıplak arama, Türk Ceza Kanunu'na göre ancak belirli şartlar altında ve mahkeme kararıyla yapılabiliyor. Avukatlar, bu olayda usulsüzlük olduğunu savunurken, İçişleri Bakanlığı'nın konuya ilişkin soruşturma başlatması bekleniyor. Uzmanlar, iddianın doğrulanması halinde ilgili polis memurları hakkında "görevi kötüye kullanma" ve "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçlarından dava açılabileceğini belirtiyor. Ayrıca Türker'in mağduriyetinin tazmini için tazminat davası açma hakkı bulunuyor.
Öte yandan, İBB davası kapsamında yargılanan diğer isimlerin de benzer muamelelere maruz kaldığı iddiaları gündeme gelirken, konunun geniş bir yankı uyandırması bekleniyor. Kamuoyundaki tartışmalar sürerken, insan hakları örgütleri de olayı yakından takip ettiklerini duyurdu.
Bu skandal iddia, Türkiye'de gözaltı süreçlerinde insan hakları ihlallerinin boyutunu bir kez daha gündeme taşırken, hukuk devleti ilkelerinin ne kadar uygulandığı sorusunu da beraberinde getiriyor. Bir kişinin onurunu hiçe sayan bu tür uygulamalar, demokratik bir toplumda kabul edilemez. Gelişmeleri yakından takip edeceğiz.