Mersin Limanı, Avrupa'dan 'geri dönüşüm' bahanesiyle gönderilen yasa dışı atıkların adresi haline geldi. Tekstil ve plastik atıklarla dolu konteynerler, liman sahasında ve çevresinde birikerek çevre kirliliğine neden oluyor. Çevre örgütleri, bu durumun insan sağlığını tehdit ettiğini belirterek acil önlem çağrısı yapıyor.
Atık ithalatındaki skandal
Avrupa Birliği ülkelerinden, özellikle İngiltere, Almanya ve Hollanda'dan gönderilen atıklar, Türkiye'de geri dönüşüm tesislerine yönlendirileceği vaadiyle ithal ediliyor. Ancak Mersin Limanı'nda yapılan denetimlerde, konteynerlerin büyük bölümünün ayrıştırılmamış, kirli ve geri dönüşüme uygun olmayan atıklarla dolu olduğu ortaya çıktı. 2024 yılı boyunca Türkiye'ye giren atık miktarı bir önceki yıla göre yüzde 30 arttı ve bunun büyük bir kısmı Mersin üzerinden giriş yaptı.
Tepkiler büyüyor
Mersin Çevre Derneği Başkanı Ali Kaya, limanda biriken atıkların bölgede hava, su ve toprak kirliliğine yol açtığını belirterek, 'Bu atıkların içinde tehlikeli kimyasallar var. Rüzgarla savrulan mikro plastikler solunum yolu hastalıklarına neden oluyor. Yetkililer derhal harekete geçmeli' dedi. Mersin Büyükşehir Belediyesi de konuyla ilgili bir rapor hazırlayarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na sundu.
Uluslararası yükümlülükler
Türkiye, Basel Sözleşmesi kapsamında tehlikeli atıkların ithalatını yasaklayan ülkeler arasında yer almasına rağmen, 'geri dönüşüm' amaçlı atık girişine izin veriyor. Uzmanlar, mevcut yasal boşlukların bu tür yasa dışı atık sevkiyatlarını kolaylaştırdığını ifade ediyor. Çevre Mühendisleri Odası Başkanı Prof. Dr. Mehmet Yılmaz, 'Denetimlerin artırılması ve atık ithalatına sıkı kısıtlamalar getirilmesi şart. Aksi halde Mersin, Avrupa'nın çöplüğü haline gelecek' uyarısında bulundu.
Mersin halkı, liman çevresinde yoğunlaşan kötü koku ve hava kirliliğinden şikayetçi. Bölge sakinlerinden Ahmet Demir, 'Çocuklarımızın sağlığından endişe ediyoruz. Yetkililer bir an önce bu atıkları geri göndermeli' diyerek tepkisini dile getirdi.
Avrupa'dan gelen atıkların yarattığı bu çevre sorunu, Türkiye'nin uluslararası anlaşmalardaki taahhütlerini yeniden gözden geçirmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Sadece Mersin değil, İstanbul, İzmir ve diğer liman kentlerinde de benzer durumlar yaşanıyor. Çevre örgütleri, konunun takipçisi olacaklarını ve gerekirse hukuki yollara başvuracaklarını belirtiyor.