Yunanistan ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'ni (GKRY) deniz altından elektrik hattıyla bağlamayı hedefleyen Deniz Bağlantı Hattı (GSI) projesi, Doğu Akdeniz'de Ankara ile Atina hattında tansiyonu yeniden yükseltti. Türkiye'nin kendi kıta sahanlığından geçecek faaliyetler için 'önceden koordinasyon ve izin' talebi, Atina'da 'tezlerimiz çöker' endişesine yol açtı. Proje, 2 GW kapasiteli elektrik iletim hattıyla İsrail ve Kıbrıs üzerinden Avrupa'ya enerji taşımayı amaçlıyor.
Türkiye'nin kıta sahanlığı itirazı
Türkiye, GSI projesinin kendi kıta sahanlığından geçen bölümü için önceden koordinasyon ve izin talep ediyor. Ankara, Doğu Akdeniz'deki deniz yetki alanları konusundaki tutumunu koruyor. Dışişleri Bakanlığı kaynakları, 'Kıta sahanlığımızda yapılacak her türlü faaliyet için egemenlik haklarımız çerçevesinde onay verilmesi gerekiyor' açıklamasını yaptı.
Atina'nın endişesi: 'Tezlerimiz çöker'
Yunan basınına yansıyan haberlere göre, Atina yönetimi, Türkiye'nin talebinin kabul edilmesi halinde Ege ve Doğu Akdeniz'deki tezlerinin zayıflayacağını düşünüyor. Yunanistan, GSI projesini 'egemenlik haklarının bir parçası' olarak görüyor ve projenin hayata geçmesi için ABD ile Avrupa Birliği'nden destek arıyor.
Projenin detayları ve stratejik önemi
GSI projesi, İsrail'in Hayfa kentinden başlayıp Kıbrıs üzerinden Girit'e ve oradan da Yunanistan anakarasına uzanacak 2 GW kapasiteli bir elektrik iletim hattını kapsıyor. Yaklaşık 1.200 kilometre uzunluğundaki hat, Avrupa'nın enerji arz güvenliğini çeşitlendirmeyi ve Doğu Akdeniz'deki doğal gazı Avrupa'ya taşımayı hedefliyor. Proje, Avrupa Birliği'nin 'Ortak Menfaat Projeleri' listesinde yer alıyor.
Doğu Akdeniz'deki gerginlik ve jeopolitik denklem
Doğu Akdeniz'de Türkiye, GKRY ve Yunanistan arasındaki deniz yetki alanları anlaşmazlığı uzun süredir devam ediyor. Türkiye, GKRY'nin tek taraflı ilan ettiği münhasır ekonomik bölgeyi tanımıyor. 2020'de Oruç Reis gemisinin sismik araştırmalarıyla başlayan gerginlik, AB'nin yaptırım tehditleriyle daha da artmıştı. GSI projesi, bu denklemde yeni bir kırılma noktası olarak öne çıkıyor.
Uzmanlara göre, Türkiye'nin GSI'ya yönelik tutumu, Doğu Akdeniz'deki enerji kaynaklarının paylaşımı ve deniz yetki alanları konusundaki kararlılığını gösteriyor. Atina'nın 'tezlerimiz çöker' endişesi ise Yunanistan'ın uluslararası hukuk ve AB desteğiyle elde ettiği avantajı kaybetme korkusunu yansıtıyor. Projenin geleceği, taraflar arasındaki diplomatik müzakerelere ve ABD'nin arabuluculuk çabalarına bağlı görünüyor.