İsrail merkezli Maariv gazetesi, ABD birliklerinin Irak'tan çekilmesinin ardından oluşan güç boşluğunu Türkiye'nin dolduracağını öne süren kapsamlı bir analiz yayımladı. Gazete, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Libya, Lübnan ve Suriye'den sonra stratejik odağını Irak'a kaydırdığını belirterek, Ankara'nın bölgedeki etkinliğini artırma çabasını "bomba itiraf" olarak nitelendirdi. Analizde, Türkiye'nin Irak'taki varlığının askeri, ekonomik ve siyasi boyutlarıyla ele alındığı, bu durumun İsrail için endişe verici olduğu vurgulandı.
ABD Çekilmesi ve Güç Boşluğu
ABD'nin Irak'tan asker çekme kararı, bölgede önemli bir güç boşluğu yarattı. Maariv'in analizine göre, bu boşluğu doldurmaya en yakın aktör Türkiye. Gazete, Türkiye'nin Irak'ın kuzeyinde uzun süredir yürüttüğü operasyonların, PKK'ya karşı mücadelenin ötesinde bir stratejik derinlik kazandığını savundu. Analizde, Türkiye'nin bölgede askeri üsler kurduğu, yerel gruplarla ilişkilerini güçlendirdiği ve ekonomik yatırımlarla nüfuz alanını genişlettiği ifade edildi. Bu durumun, İran'ın da etkisini artırmaya çalıştığı Irak'ta yeni bir rekabeti tetikleyebileceği belirtildi.
Maariv, Türkiye'nin Irak'a yönelik politikasını "Yeni Osmanlıcılık" olarak tanımlayarak, Erdoğan'ın bölgesel liderlik hedefinin bir parçası olduğunu öne sürdü. Gazete, Türkiye'nin Irak'taki Türkmen topluluklarını da kullanarak etkisini artırdığını, ancak bunun İsrail'in güvenlik çıkarlarını tehdit ettiğini iddia etti.
Türkiye'nin Stratejik Hamleleri
Türkiye, son yıllarda Irak'ta çok yönlü bir diplomasi yürütüyor. Bağdat ile ilişkilerini geliştiren Ankara, Erbil yönetimiyle de temaslarını sürdürüyor. 2023 yılında Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani'nin Türkiye ziyareti sırasında imzalanan anlaşmalar, iki ülke arasındaki ticaret hacmini artırmayı hedefliyor. Ayrıca, Türkiye'nin Irak'ın kuzeyinde açtığı konsolosluklar ve kültür merkezleri, yumuşak güç unsuru olarak değerlendiriliyor.
Askeri alanda ise Türk Silahlı Kuvvetleri, Irak'ın kuzeyinde Pençe-Kilit operasyonlarıyla PKK'ya karşı mücadele ediyor. Bu operasyonlar, Türkiye'nin bölgedeki askeri varlığını meşrulaştırırken, aynı zamanda Irak merkezi hükümetiyle zaman zaman gerilime yol açıyor. Maariv, Türkiye'nin bu varlığını kalıcı hale getirmek için Bağdat ile güvenlik anlaşmaları yapmaya çalıştığını yazdı.
Ekonomik olarak da Türkiye, Irak'ın en büyük ticaret ortaklarından biri. İki ülke arasındaki ticaret hacmi 20 milyar doları aşmış durumda. Türk müteahhitlik firmaları Irak'ta büyük altyapı projeleri üstleniyor. Bu durum, Ankara'nın Irak'taki etkisini ekonomik bağımlılık yoluyla pekiştirmesine olanak tanıyor.
İsrail'in Endişeleri ve Bölgesel Dengeler
İsrail, Türkiye'nin Irak'taki artan etkinliğinden rahatsız. Maariv'in analizine göre, İsrail için Türkiye'nin bölgede güçlenmesi, İran'ın yanı sıra yeni bir tehdit unsuru oluşturuyor. Gazete, Türkiye'nin Hamas ile ilişkileri ve Erdoğan'ın İsrail karşıtı söylemlerini hatırlatarak, Ankara'nın Irak üzerinden İsrail'e karşı bir kuşak oluşturabileceğini iddia etti.
Öte yandan, ABD'nin çekilmesiyle Irak'ta artan istikrarsızlık, İsrail'in güvenlik endişelerini derinleştiriyor. İsrail, Irak'taki Şii milis grupların İran tarafından desteklendiğini ve bu grupların İsrail'e yönelik tehdit oluşturduğunu belirtiyor. Türkiye'nin bu gruplarla ilişkileri ise belirsizliğini koruyor. Maariv, Türkiye'nin Irak'ta İran ile rekabet halinde olduğunu, ancak bazı konularda işbirliği yapabileceğini de ekledi.
Bölgesel uzmanlar, Türkiye'nin Irak politikasını "stratejik derinlik" olarak yorumluyor. Ancak, bu politikaların Irak'ta yeni bir mezhepsel çatışmayı tetikleyebileceği uyarısı yapılıyor. Türkiye, Irak'taki Sünni Araplar ve Türkmenler nezdinde sempati kazanırken, Şii grupların tepkisini çekiyor. Bu durum, Bağdat ile Ankara arasında zaman zaman krizlere yol açıyor.
Sonuç ve Gelecek Perspektifi
İsrail basınının iddiaları, Türkiye'nin bölgedeki artan etkisini gözler önüne seriyor. ABD'nin çekilmesiyle oluşan boşluğu doldurma yarışında Türkiye, İran ve diğer aktörlerle karşı karşıya. Türkiye'nin Irak'taki varlığı, askeri operasyonlardan ekonomik yatırımlara kadar geniş bir yelpazede ilerliyor. Ancak, bu politikaların sürdürülebilirliği, Irak'ın iç dinamiklerine ve bölgesel güçlerin tutumuna bağlı. İsrail'in "bomba itiraf" olarak nitelendirdiği analiz, aslında bölgesel güç dengelerinin ne kadar kırılgan olduğunu gösteriyor. Türkiye'nin Irak'taki geleceği, sadece askeri başarıya değil, aynı zamanda diplomatik ve ekonomik hamlelerin uyumuna bağlı görünüyor.