Yunanistan'ın başkenti Atina'da, FETÖ mensuplarının Türk Büyükelçiliği binasının hemen yakınında bulunan güvenli evlerde saklandığı ortaya çıktı. Edinilen bilgilere göre, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından Yunanistan'a kaçan örgüt üyeleri, başkent Atina'da stratejik noktalarda konumlandırılmış durumda. Türk makamlarının uzun süredir takip ettiği bu yapılanma, son istihbarat raporlarıyla birlikte daha net bir şekilde gün yüzüne çıktı.
Atina'da Güvenli Ev Ağı
Yapılan incelemeler, FETÖ mensuplarının Atina'nın merkezi semtlerinde, özellikle de Türk Büyükelçiliği'nin bulunduğu bölgeye yakın apartman dairelerinde kaldığını gösteriyor. Bu kişilerin, Yunanistan'daki örgüt yapılanması tarafından temin edilen evlerde, sahte kimliklerle veya mülteci statüsü altında barındırıldığı belirtiliyor. Söz konusu evlerin, elçilik binasını gözetleme imkânı sağlayacak konumlarda seçildiği iddia ediliyor.
Güvenlik kaynaklarına göre, bu evlerde kalan FETÖ üyeleri, örgütün talimatları doğrultusunda hareket ediyor ve Türkiye aleyhine faaliyetler yürütüyor. Özellikle 2016'dan bu yana Yunanistan'a iltica başvurusunda bulunan askerler ve sivil imamlar, bu ağın bir parçası olarak görülüyor. Atina'daki bu yapılanma, sadece barınma değil, aynı zamanda propaganda ve lobicilik faaliyetleri için de bir üs olarak kullanılıyor.
Türkiye'nin İade Talepleri
Türkiye, darbe girişiminin ardından Yunanistan'dan çok sayıda FETÖ şüphelisinin iadesini talep etmişti. Ancak Yunan yargısı, bugüne kadar bu taleplerin büyük bir kısmını reddetti. Özellikle 8 askerin iadesi süreci, uzun süre iki ülke arasında gerginliğe neden oldu. Yunanistan, darbe girişimine karıştığı iddia edilen askerlerin iadesini reddederken, Türkiye bu kararı uluslararası hukuka aykırı bulduğunu defalarca dile getirdi.
Son dönemde ise FETÖ mensuplarının Yunanistan'da örgütlenme çabaları hız kazandı. Örgütün, ülkedeki okulları ve dernekleri üzerinden faaliyetlerini sürdürdüğü, aynı zamanda Avrupa'daki diğer ülkelere sızma girişimlerinde bulunduğu biliniyor. Atina'daki güvenli evlerin de bu stratejinin bir parçası olduğu değerlendiriliyor.
Yunanistan'ın Tutumu ve Uluslararası Boyut
Yunanistan, FETÖ mensuplarına yönelik tutumunda Batılı ülkelerle paralel hareket ediyor. İnsan hakları ve iltica hukuku gerekçeleriyle iade taleplerini askıya alan Atina yönetimi, örgüt üyelerine koruma sağlamakla eleştiriliyor. Türkiye, Yunanistan'ın bu tutumunun iki ülke arasındaki ilişkileri zedeleyen bir unsur olduğunu vurguluyor.
Uluslararası arenada ise FETÖ, özellikle Avrupa ülkelerinde lobi faaliyetlerini sürdürüyor. Örgütün, çeşitli sivil toplum kuruluşları ve medya organları üzerinden algı operasyonları yürüttüğü, Türkiye'nin itibarını zedelemeye yönelik çalışmalar yaptığı belirtiliyor. Atina'daki yapılanma da bu operasyonların bir parçası olarak görülüyor.
İstihbarat ve Güvenlik Zafiyeti
Türk güvenlik birimleri, Atina'daki FETÖ yapılanmasını yakından takip ediyor. Ancak Yunanistan'ın, örgüt mensuplarını koruma altına alması, istihbarat paylaşımını zorlaştırıyor. Son raporlar, örgütün Atina'da özellikle elçilik çevresinde yoğunlaşmasının, Türk diplomatik temsilciliklerine yönelik gözetleme faaliyetleriyle bağlantılı olabileceğini gösteriyor.
Bu durum, Türkiye'nin Yunanistan nezdindeki girişimlerini artırmasına neden oldu. Diplomatik kaynaklar, iade taleplerinin yanı sıra örgütün faaliyetlerinin engellenmesi için de adımlar atılması gerektiğini belirtiyor. Ancak Yunanistan'ın mevcut tutumu, bu konuda somut bir ilerleme sağlanmasını engelliyor.
Örgütün Yunanistan'daki Yapılanması
FETÖ'nün Yunanistan'daki yapılanması, sadece askerler ve sivil imamlarla sınırlı değil. Örgüt, ülkedeki eğitim kurumları, dernekler ve işletmeler aracılığıyla da varlığını sürdürüyor. Özellikle Atina ve Selanik'te yoğunlaşan bu yapı, örgütün Avrupa'daki lojistik üslerinden biri olarak işlev görüyor. Son yıllarda örgütün, Yunanistan üzerinden diğer Avrupa ülkelerine eleman transfer ettiği de gelen bilgiler arasında.
Türk makamları, örgütün bu yapılanmasını çökertmek için uluslararası iş birliğinin şart olduğunu vurguluyor. Ancak Yunanistan'ın, örgüt mensuplarını siyasi mülteci olarak değerlendirmesi, bu iş birliğini zorlaştırıyor. İlerleyen dönemde, iki ülke arasındaki diplomatik temasların bu konuyu daha fazla gündeme getirmesi bekleniyor.
Atina'da yaşanan bu gelişmeler, FETÖ'nün yurt dışındaki yapılanmasının ne denli karmaşık ve tehlikeli olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Türkiye'nin, örgütle mücadelesini sadece yurt içinde değil, yurt dışında da kararlılıkla sürdürmesi gerekiyor. Yunanistan'ın ise örgüte sağladığı korumanın, uzun vadede kendi güvenliğini de tehdit edebileceğini fark etmesi kritik önem taşıyor. Uluslararası toplumun, FETÖ'nün gerçek yüzünü görmesi ve bu örgüte karşı ortak bir tavır alması, bölgesel istikrar için elzem görünüyor.