Tepebaşı Belediyesi tarafından düzenlenen 18. Uluslararası Eskişehir Pişmiş Toprak Sempozyumu kapsamında, sanatçılar ve çocukların ortak emeğiyle hayata geçirilen “Atatürk ve Çocuklar” temalı kolektif eser son aşamaya geldi. Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, sempozyumun konuğu Prof. Bilgehan Uzuner ile birlikte eseri inceledi. Türkiye’de bir ilk olma özelliği taşıyan anıt, tamamlandığında Eskişehir’in simge yapılarından biri olmaya aday.
Sanatçılar ve Çocuklar El Ele: Kolektif Üretim Süreci
Sempozyum kapsamında yürütülen çalışmalarda, yerli ve yabancı sanatçılar ile Eskişehirli çocuklar bir araya geldi. Pişmiş toprak malzemesiyle şekillendirilen eser, hem geleneksel seramik sanatını hem de çağdaş heykel anlayışını birleştiriyor. Proje koordinatörleri, eserin her aşamasında çocukların aktif rol aldığını, böylece sanatın toplumsal birleştirici gücünün vurgulandığını belirtiyor.
Eserin teması, Mustafa Kemal Atatürk’ün çocuklara verdiği önemi ve onlara duyduğu güveni yansıtıyor. Atatürk’ün “Çocuklar, geleceğimizin teminatıdır” sözünden ilham alan kompozisyon, figüratif anlatımla Atatürk’ü çocuklarla birlikte tasvir ediyor. Sanatçılar, bu temanın evrensel bir mesaj taşıdığını ve izleyicilerde derin duygusal izler bırakacağını ifade ediyor.
Başkan Ataç: “Sanatın Dönüştürücü Gücüne İnanıyoruz”
Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, eseri yerinde inceleyerek sanatçılardan bilgi aldı. Ataç, yaptığı açıklamada sempozyumun kentin kültürel hayatına katkısına dikkat çekerek, “Pişmiş toprak, Eskişehir’in kimliğinde önemli bir yere sahip. Bu yıl 18. kez düzenlediğimiz sempozyumda ortaya çıkan bu eser, hem sanatın hem de çocukların sesini birleştiriyor. Türkiye’de bir ilk olan bu anıt, şehrimize değer katacak” dedi.
Ataç, projede emeği geçen tüm sanatçılara, çocuklara ve sempozyum ekibine teşekkür etti. Başkan Ataç’ın, eserin tamamlanmasının ardından geniş katılımlı bir açılış töreni düzenleneceğini belirttiği öğrenildi.
Prof. Dr. Bilgehan Uzuner’den Sanatsal Değerlendirme
Sempozyumun konuk sanatçısı Prof. Bilgehan Uzuner, eserin teknik ve estetik yönüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Uzuner, pişmiş toprağın zorlu bir malzeme olduğunu ancak kolektif çalışmayla ortaya çıkan sonucun bu zorluğu aştığını söyledi. Uzuner, “Çocukların hayal gücüyle sanatçıların deneyimi birleşince ortaya çıkan eser, izleyiciyi içine çeken bir anlatı sunuyor” ifadelerini kullandı.
Uzuner, eserin Türkiye’de bir ilk olmasının altını çizerek, benzer projelerin yaygınlaşması gerektiğini vurguladı. Sanat eğitiminin erken yaşta başlamasının önemine değinen Uzuner, bu tür etkinliklerin çocukların özgüven gelişimine katkı sağladığını belirtti.
Pişmiş Toprak Sempozyumu’nun 18 Yıllık Geleneği
Uluslararası Eskişehir Pişmiş Toprak Sempozyumu, 2001 yılından bu yana aralıksız düzenleniyor. Tepebaşı Belediyesi’nin ev sahipliğinde gerçekleşen etkinlik, bugüne kadar yüzlerce yerli ve yabancı sanatçıyı ağırladı. Sempozyum, pişmiş toprak malzemesiyle üretilen sanat eserlerinin kent mobilyası olarak kullanılmasını teşvik ediyor ve Eskişehir’in sokaklarını açık hava müzesine dönüştürüyor.
Bu yılki sempozyumun ana teması “Atatürk ve Çocuklar” olarak belirlendi. Etkinlik kapsamında atölye çalışmaları, paneller ve sergiler de düzenleniyor. Sempozyum, kent sakinlerinin yoğun ilgisiyle karşılaşıyor; özellikle çocukların katıldığı atölyeler büyük beğeni topluyor.
Anıtın Geleceği ve Kent İçin Önemi
Tamamlandığında Eskişehir’in belirli bir noktasına yerleştirilecek olan anıt, kentin kültürel mirasına kalıcı bir katkı sunacak. Yetkililer, eserin sadece bir sanat objesi olarak kalmayıp aynı zamanda eğitim amaçlı da kullanılabileceğini belirtiyor. Okul gezileri ve sanat etkinlikleriyle çocuklara ilham vermesi planlanıyor.
Projenin Türkiye’de bir ilk olması, diğer belediyeler ve sanat kurumları için de örnek teşkil ediyor. Kolektif üretim modeli, sanatın toplumla buluşmasında yeni bir yol açabilir. Uzmanlar, bu tür projelerin yaygınlaşmasının sanat eğitimi ve kültürel katılım açısından değerli olduğunu vurguluyor.
Sonuç olarak, Tepebaşı Belediyesi’nin öncülüğünde yürütülen bu çalışma, sanatın birleştirici gücünü gözler önüne seriyor. Eserin tamamlanmasıyla birlikte Eskişehir, hem sanatsal hem de toplumsal anlamda önemli bir kazanım elde edecek. Kamuoyu, anıtın açılışını ve kalıcı yerine yerleştirilmesini sabırsızlıkla bekliyor.