Gezi davası tutuklusu Türkiye İşçi Partisi (TİP) Milletvekili Can Atalay, Hatay halkının gasp edilen temsil hakkı ve adalete olan susuzluğunu dile getirmek amacıyla açlık grevi başlattı. Atalay, "Bıçak kemiğe dayandı" diyerek, demokrasi ve adalet taleplerini yineledi. Açlık grevi, Atalay'ın tutuklu bulunduğu cezaevinde başladı ve süresiz olarak devam edeceği bildirildi.
Atalay: 'Hatay Halkının Temsil Hakkı Gasp Ediliyor'
Can Atalay, açlık grevi başlatma gerekçesini şu sözlerle açıkladı: "Hatay halkının seçtiği vekil olarak, onların iradesinin yok sayılmasına sessiz kalamam. Seçimle gelen bir milletvekilinin tutuklu tutulması, halkın temsil hakkının gasp edilmesidir. Adalete aç olanların sesi olmak için buradayım." Atalay, açlık grevinin süresini belirtmezken, talepleri karşılanana kadar eyleme devam edeceğini söyledi.
TİP yetkilileri, Atalay'ın açlık grevi kararının ardından cezaevi yönetimine bilgi verildiğini ve sağlık kontrollerinin düzenli olarak yapılacağını açıkladı. Parti sözcüsü, "Sayın Atalay'ın demokratik hakkını kullanması son derece doğaldır. Ancak bu eylemin bir an önce sonuçlanması için yetkilileri göreve çağırıyoruz" dedi.
Gezi Davası ve Tutukluluk Süreci
Can Atalay, Gezi Parkı olaylarına ilişkin yürütülen dava kapsamında 2022 yılında tutuklanmıştı. 14 Mayıs 2023 seçimlerinde Hatay'dan milletvekili seçilen Atalay, tutuklu olmasına rağmen TBMM'ye girememişti. Yargı süreci devam ederken, Atalay'ın milletvekilliği düşürülmüş ve yerine başka bir isim görevlendirilmişti. Bu durum, muhalefet partileri tarafından sık sık "halk iradesine darbe" olarak nitelendirildi.
Atalay'ın avukatları, müvekkillerinin açlık grevi kararının ardından cezaevi koşullarının iyileştirilmesi ve sağlık durumunun takip edilmesi için başvuruda bulundu. Avukatlar, "Müvekkilimiz, demokratik bir eylem gerçekleştiriyor. Ancak yaşam hakkı her şeyin üstündedir. Yetkilileri sorumluluğa davet ediyoruz" açıklamasını yaptı.
Siyasi Partilerden Destek Mesajları
Atalay'ın açlık grevi kararı, muhalefet partileri arasında geniş yankı uyandırdı. HDP, CHP ve diğer muhalefet partileri, Atalay'a destek mesajları yayınladı. HDP Eş Genel Başkanı, "Can Atalay'ın eylemi, adaletsizliğe karşı bir isyanın simgesidir. Tüm demokrasi güçlerini bu haklı mücadeleye destek vermeye çağırıyoruz" dedi.
CHP lideri ise yaptığı yazılı açıklamada, "Bir milletvekilinin tutuklu tutulması kabul edilemez. Atalay'ın açlık grevi, iktidarın demokrasiye ne kadar uzak olduğunu gösteriyor. Bir an önce gereken adımlar atılmalı" ifadelerini kullandı.
Hükümet Kanadından İlk Tepkiler
Hükümet yetkilileri, Atalay'ın açlık grevine ilişkin henüz resmi bir açıklama yapmadı. Ancak Adalet Bakanlığı'ndan bir yetkili, "Yargı bağımsızdır ve herkes yargı kararlarına saygı göstermelidir. Açlık grevi gibi eylemler sorunu çözmez" değerlendirmesinde bulundu. İktidar partisi sözcüsü ise konunun yargıya intikal ettiğini belirterek, "Siyasi bir malzeme yapılmamalıdır" dedi.
Cezaevi yetkilileri, Atalay'ın sağlık durumunun yakından takip edildiğini ve doktor kontrolünden geçirildiğini belirtti. Açlık grevinin ilk gününde Atalay'ın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.
Toplumsal Tepkiler ve Destek Eylemleri
Atalay'ın açlık grevi kararı, sosyal medyada da geniş yankı buldu. Birçok kullanıcı, #CanAtalay etiketiyle destek mesajları paylaştı. İstanbul, Ankara ve İzmir'de bazı sivil toplum örgütleri, açlık grevine destek amacıyla basın açıklamaları düzenledi. TİP Genel Merkezi önünde toplanan grup, "Adalet istiyoruz" sloganları attı.
Öte yandan, bazı hukukçular, tutuklu milletvekilinin açlık grevi yapmasının hukuki bir hak olduğunu belirterek, "Bu eylem, ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmelidir" görüşünü dile getirdi. Ancak bazı kesimler, açlık grevinin sağlık açısından risk taşıdığına dikkat çekerek, Atalay'ın bu kararından vazgeçmesi çağrısında bulundu.
Arka Plan: Gezi Davası Nedir?
Gezi davası, 2013 yılında İstanbul Taksim Gezi Parkı'nda başlayan protestolar sonrası açılan davaları kapsıyor. Dava kapsamında aralarında iş insanı Osman Kavala, mimar Mücella Yapıcı ve TİP Milletvekili Can Atalay'ın da bulunduğu birçok kişi yargılandı. Atalay, "Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs" suçlamasıyla yargılanıyor ve 18 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı. Atalay, kararı temyiz etmiş ancak Yargıtay henüz nihai kararını vermedi.
Gezi davası, uluslararası platformda da sık sık gündeme geliyor. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Osman Kavala'nın tutukluluğuyla ilgili olarak Türkiye'yi mahkum etmişti. AİHM kararlarına rağmen Kavala'nın tahliye edilmemesi, Türkiye'nin demokrasi ve hukuk devleti standardları açısından eleştirilmesine yol açıyor.
Atalay'ın Açlık Grevi Ne Anlama Geliyor?
Can Atalay'ın açlık grevi, Türkiye'de tutuklu milletvekilleri sorununa dikkat çekmek amacı taşıyor. Daha önce de benzer eylemlerle gündeme gelen tutuklu siyasetçiler olmuştu. Örneğin, HDP'nin eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, tutukluluğu sırasında açlık grevi yapmamış ancak başka eylemlerle sesini duyurmaya çalışmıştı. Atalay'ın eylemi, muhalefet cephesinde "demokratik bir direniş" olarak nitelendirilirken, iktidar kanadı henüz net bir tavır almış değil.
Siyaset bilimciler, Atalay'ın açlık grevinin önümüzdeki günlerde nasıl bir seyir izleyeceğinin merak konusu olduğunu belirtiyor. Eğer eylem uzarsa, hem cezaevi yönetimi hem de hükümet üzerinde baskı oluşturabilir. Ayrıca, muhalefetin bu konuyu meclise taşıması ve gündem oluşturması bekleniyor.
Sonuç olarak, Can Atalay'ın açlık grevi, Türkiye'de adalet ve demokrasi tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Gözler şimdi hükümetin ve yargının atacağı adımlarda. Kamuoyu, Atalay'ın taleplerinin karşılanıp karşılanmayacağını ve eylemin ne kadar süreceğini yakından takip ediyor.