Samsun'un Atakum ilçesinde Karadeniz sahili, kıyı erozyonu nedeniyle hızla geriliyor. Denizin karayı aşındırması sonucu sahil şeridinde ciddi boyutta toprak kaybı yaşanırken, bazı yapıların temelleri açığa çıktı, kafelerin alt kısımları oyuldu ve sahildeki duvarlarda çökmeler meydana geldi. Bölge sakinleri ve uzmanlar, erozyonun her geçen gün daha da arttığını belirterek acil önlem alınması çağrısında bulunuyor.
Kıyı Şeridi Adım Adım Yutuluyor
Atakum sahili, son yıllarda Karadeniz'in azgın dalgalarına ve yükselen deniz seviyesine karşı direnemiyor. Özellikle kış aylarında etkili olan fırtınalar, kıyıdaki toprak kaybını hızlandırıyor. Dalgaların sürekli aşındırması sonucu sahil çizgisi içeriye doğru kayarken, deniz suyu zaman zaman yapıların bulunduğu alanlara kadar ulaşıyor. Bu durum, kıyıda bulunan işletmeler ve vatandaşlar için büyük risk oluşturuyor.
Bölgede yapılan gözlemlerde, sahil boyunca uzanan beton duvarların bazı bölümlerinin çöktüğü, kafelerin altındaki zeminin oyulduğu ve temellerin açığa çıktığı görüldü. Özellikle Atakum'un Kurupelit ve Denizevleri mevkilerinde erozyonun etkisi daha belirgin. Vatandaşlar, sahilde yürüyüş yaparken bile dikkatli olunması gerektiğini, bazı noktalarda çukurlar oluştuğunu ifade ediyor.
Uzmanlardan Uyarı: Önlem Alınmazsa Kayıplar Artacak
Jeoloji mühendisleri ve çevre uzmanları, kıyı erozyonunun sadece doğal bir süreç olmadığını, insan faaliyetlerinin de bu durumu tetiklediğini belirtiyor. Dere yataklarının betonlaştırılması, kıyıya yapılan müdahaleler ve yanlış yapılaşma, denizin karayı aşındırmasını hızlandırıyor. Uzmanlar, acil olarak kıyı koruma projelerinin hayata geçirilmesi gerektiğini vurguluyor. Aksi halde önümüzdeki yıllarda sahilin daha da daralacağı ve mevcut yapıların büyük tehlike altında olduğu belirtiliyor.
Atakum Belediyesi yetkilileri, erozyonla mücadele kapsamında çalışmalar yapıldığını ancak sorunun büyüklüğü karşısında yetersiz kalındığını kabul ediyor. Belediye, Büyükşehir Belediyesi ve ilgili bakanlıklarla koordineli olarak kıyı rehabilitasyon projeleri üzerinde çalışıldığını açıkladı. Ancak vatandaşlar, somut adımların bir an önce atılmasını istiyor.
Vatandaşlar Endişeli: 'Her Gün Deniz Biraz Daha Yaklaşıyor'
Sahilde yürüyüş yapan vatandaşlar, erozyonun korkutucu boyutlara ulaştığını dile getiriyor. Bir vatandaş, "Her gün deniz biraz daha yaklaşıyor. Daha önce burada olan kumsal şimdi yok. Kafelerin altı boşalmış, duvarlar çöküyor. Yetkililer bir an önce önlem almalı" dedi. Bir başka vatandaş ise, "Çocuklarımızın oynadığı sahil alanları daralıyor. Bu gidişle denize girecek yer kalmayacak" diye konuştu.
Çevre dernekleri de konuya dikkat çekerek, kıyı ekosisteminin bozulduğunu ve bunun sadece yapıları değil, aynı zamanda deniz canlılarını da olumsuz etkilediğini belirtiyor. Erozyonla birlikte kıyıya yakın alanlarda su derinliği artıyor, bu da akıntıları ve dalga rejimini değiştiriyor.
Çözüm Arayışları ve Beklentiler
Kıyı erozyonuyla mücadelede dünyada çeşitli yöntemler kullanılıyor. Dalgakıranlar, mahmuzlar, kıyı besleme (yapay kumsal oluşturma) ve bitkilendirme gibi çözümler öne çıkıyor. Ancak uzmanlar, her yöntemin kendine özgü avantaj ve dezavantajları olduğunu, bu nedenle bölgenin dinamiklerine uygun bir planlama yapılması gerektiğini söylüyor. Atakum için en uygun çözümün, kıyı besleme ve dalgakıran kombinasyonu olabileceği değerlendiriliyor.
Öte yandan, Karadeniz'de iklim değişikliğinin etkisiyle fırtınaların şiddetlendiği ve deniz seviyesinin yükseldiği bilimsel raporlarda yer alıyor. Bu durum, kıyı erozyonunun sadece yerel bir sorun olmadığını, küresel iklim krizinin bir yansıması olduğunu gösteriyor. Türkiye'nin diğer kıyı kentlerinde de benzer sorunlar yaşanıyor.
Atakum sahili, Samsun'un en önemli sosyal ve turistik alanlarından biri. Erozyon nedeniyle sahilin daralması, hem ekonomik hem de sosyal açıdan olumsuz etkiler yaratıyor. Bölge halkı, yetkililerin bir an önce harekete geçmesini ve sahilin gelecek nesillere sağlıklı bir şekilde aktarılmasını talep ediyor.
Sonuç olarak, Atakum'daki kıyı erozyonu, acil müdahale gerektiren bir çevre felaketi olarak öne çıkıyor. Denizin karayı yutması, yapıların temellerini açığa çıkarırken, bölge sakinlerinin can ve mal güvenliğini tehdit ediyor. Bilimsel veriler ışığında hazırlanacak kapsamlı bir kıyı yönetim planı, sorunun çözümü için kritik önem taşıyor. Aksi halde, Karadeniz'in bu güzel sahili, her geçen gün biraz daha yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalacak.