İsrail ile Yunanistan arasında imzalanan Aşil Kalkanı mutabakatının ardından Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis'in Meis Adası'na yaptığı ziyaret ve bölgedeki askeri hareketlilik, Doğu Akdeniz'de tansiyonu yeniden yükseltti. A Haber'de konuşan uzmanlar, Atina'nın İsrail'in bölgesel çıkarlarına hizmet eden bir tuzağa çekildiğini belirterek, "Hem parasına hem karasına çökmek istiyorlar" değerlendirmesinde bulundu.
Aşil Kalkanı Mütalaası ve Meis Provokasyonu
Yunanistan ile İsrail arasında 2023 yılında imzalanan ve 2024'te genişletilen Aşil Kalkanı adlı güvenlik iş birliği mutabakatı, Doğu Akdeniz'deki güç dengelerini sarsıyor. Mutabakat kapsamında İsrail, Yunanistan'a gelişmiş hava savunma sistemleri ve istihbarat desteği sağlarken, Atina yönetimi de İsrail'in bölgesel operasyonlarına dolaylı destek veriyor. Bu anlaşmanın hemen ardından Miçotakis'in Meis Adası'na gerçekleştirdiği ziyaret, Türkiye tarafından provokasyon olarak nitelendirildi. Meis, Türkiye kıyılarına sadece 2 kilometre uzaklıkta bulunuyor ve gayri askeri statüde olmasına rağmen son yıllarda silahlandırıldığı iddia ediliyor.
İsrail'in Bölgesel Oyunu ve Yunanistan'ın Konumu
Uzmanlara göre İsrail, Doğu Akdeniz'de enerji kaynakları ve deniz yetki alanları üzerinden yürüttüğü politikayı meşrulaştırmak için Yunanistan'ı kullanıyor. A Haber'deki analizde, "İsrail, Yunanistan'ı bir kalkan olarak kullanıp kendi güvenliğini sağlarken, Atina'nın ekonomik ve stratejik kaynaklarını tüketiyor. Hem parasına hem karasına çökmek istiyorlar" ifadeleri yer aldı. Gerçekten de Yunanistan, savunma harcamalarını son beş yılda %30 artırarak GSYH'nin %3'ünden fazlasını askeri harcamalara ayırdı. Bu durum, ülke ekonomisini zorlarken İsrail'e yapılan silah alımları ve ortak tatbikatlar Atina'nın bağımlılığını artırıyor.
Bölgedeki askeri hareketlilik de dikkat çekici boyutlara ulaştı. Yunanistan, ABD ve İsrail ile ortak tatbikatlar düzenlerken, Girit ve Meis'teki askeri üslerini güçlendiriyor. İsrail ise Kıbrıs Rum Kesimi ve Yunanistan üzerinden Doğu Akdeniz'de varlığını pekiştiriyor. Bu durum, Türkiye'nin hak ve menfaatlerine yönelik bir kuşatma girişimi olarak yorumlanıyor.
Türkiye'nin Tutumu ve Bölgesel Dengeler
Türkiye, Doğu Akdeniz'deki gelişmeleri yakından takip ederek, Meis'in gayri askeri statüsünün ihlal edilmesine karşı çıkıyor. Dışişleri Bakanlığı, Miçotakis'in ziyaretinin provokasyon olduğunu ve Yunanistan'ın adayı silahlandırma girişimlerinin kabul edilemez olduğunu açıkladı. Türkiye ayrıca, İsrail ile Yunanistan arasındaki iş birliğinin bölgesel barışa zarar verdiğini vurguluyor. Uzmanlar, Atina'nın İsrail'in peşine takılarak kendi uzun vadeli çıkarlarını riske attığını belirtiyor.
Yunanistan'ın İsrail ile olan bu ittifakı, sadece Türkiye ile ilişkilerini germekle kalmıyor, aynı zamanda Avrupa Birliği içindeki konumunu da zayıflatıyor. AB, Doğu Akdeniz'de istikrarın korunmasından yana tavır alırken, Yunanistan'ın tek taraflı askeri adımları endişe yaratıyor. İsrail'in bölgedeki agresif politikaları, Yunanistan'ı da ateşe atıyor.
Ekonomik Boyut: Kim Kazanıyor, Kim Kaybediyor?
Aşil Kalkanı mutabakatı kapsamında Yunanistan, İsrail'den milyarlarca dolarlık savunma sistemi satın alıyor. Bu alımlar, Yunan ekonomisine ciddi bir yük getirirken, İsrail savunma sanayii kazançlı çıkıyor. Ayrıca, Doğu Akdeniz'deki doğalgaz rezervleri üzerinde İsrail ile Yunanistan arasında yapılan iş birliği anlaşmaları, Türkiye ve KKTC'nin haklarını gasp etmeye yönelik. Yunanistan, İsrail'in gazını Avrupa'ya taşımak için Doğu Akdeniz boru hattı projesine (EastMed) destek veriyor; ancak bu proje, ekonomik fizibiliteden uzak olduğu için hayata geçirilemiyor. Uzmanlar, Yunanistan'ın İsrail'in çıkarları için milyarlarca dolar harcadığını, karşılığında ise sadece gerginlik ve izolasyon elde ettiğini belirtiyor.
Sonuç: Atina İçin Çıkmaz Sokak
Yunanistan'ın İsrail ile olan ittifakı, kısa vadeli askeri kazanımlar sağlasa da uzun vadede Atina'yı zor bir duruma sokuyor. Türkiye ile diyalog kanallarını kapatan, AB içinde yalnızlaşan ve ekonomik olarak zorlanan Yunanistan, İsrail'in bölgesel hedefleri için bir piyon haline gelmiş durumda. Miçotakis'in Meis ziyareti ve Aşil Kalkanı mutabakatı, Yunanistan'ın egemenlik haklarını İsrail'e teslim ettiğinin göstergesi. Doğu Akdeniz'de kalıcı barış ve istikrar için Yunanistan'ın bir an önce bu yanlış politikadan dönmesi ve komşularıyla iş birliği yollarını araması gerekiyor. Aksi halde, Atina'nın bu oyunu daha ağır bedeller ödemesine yol açabilir.