Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahisi Prof. Dr. Orhan Şen, inme vakalarındaki artışta COVID-19 sonrasında değişen hareketsiz yaşam tarzı ve beslenme alışkanlıklarının göz önünde bulundurulması gerektiğini belirterek, inme riskini artıran 6 faktörü açıkladı. Şen, özellikle pandemi sonrası dönemde genç yaş gruplarında da inme görülme sıklığının arttığına işaret etti.
İnme Vakalarındaki Artışın Nedenleri
Prof. Dr. Şen, inme vakalarındaki artışın yalnızca aşı tartışmalarına indirgenmemesi gerektiğini vurgulayarak, COVID-19 pandemisi sonrası toplum genelinde hareketsizliğin arttığını, beslenme alışkanlıklarının bozulduğunu ve stres düzeyinin yükseldiğini söyledi. Bu değişimlerin damar sağlığını olumsuz etkileyerek inme riskini yükselttiğini ifade etti.
Şen, inmenin beyne giden kan akışının kesilmesi sonucu oluşan ve acil müdahale gerektiren bir durum olduğunu hatırlatarak, risk faktörlerinin çoğunun kontrol edilebilir olduğunu belirtti.
İnme Riskini Artıran 6 Faktör
Prof. Dr. Orhan Şen, inme riskini artıran faktörleri şu şekilde sıraladı:
- Hareketsiz yaşam: Pandemi döneminde evde geçirilen sürenin artması, fiziksel aktivitenin azalmasına yol açtı. Hareketsizlik, obezite, yüksek tansiyon ve diyabet riskini artırarak inme zeminini hazırlıyor.
- Sağlıksız beslenme: İşlenmiş gıdalar, aşırı tuz ve şeker tüketimi, damar sertliği ve tansiyon yüksekliğine neden olarak inme riskini artırıyor.
- Yüksek tansiyon: Kontrol altına alınmayan yüksek tansiyon, beyin damarlarında hasara yol açarak inme riskini önemli ölçüde yükseltiyor.
- Sigara ve alkol kullanımı: Sigara, damarları daraltıp kan pıhtılaşmasını artırarak inme riskini iki katına çıkarabiliyor. Aşırı alkol tüketimi de benzer etki gösteriyor.
- Stres ve uyku bozuklukları: Kronik stres ve uyku apnesi gibi sorunlar, tansiyon ve kalp ritmini olumsuz etkileyerek inme riskini artırıyor.
- Obezite ve diyabet: Fazla kilo ve kontrolsüz diyabet, damar sağlığını bozarak inme riskini yükselten önemli etkenler arasında yer alıyor.
COVID-19 ve Aşı Tartışmaları
Prof. Dr. Şen, COVID-19 geçiren kişilerde inme riskinin bir süre daha yüksek seyredebileceğini, ancak bunun aşı karşıtlığına temel oluşturmaması gerektiğini ifade etti. Aşıların, COVID-19’un ağır seyretmesini ve buna bağlı komplikasyonları azalttığını hatırlatan Şen, inme riskini azaltmada asıl odaklanılması gerekenin yaşam tarzı değişiklikleri olduğunu söyledi.
Şen, “Aşı tartışmalarından önce, günlük alışkanlıklarımızı gözden geçirmeliyiz. Hareketsizlik, kötü beslenme ve sigara gibi faktörler, inme riskini en çok artıran etkenler arasında. Bunları değiştirmek, aşıdan bağımsız olarak inme riskini ciddi ölçüde azaltabilir.” dedi.
İnmeden Korunma Yolları
Prof. Dr. Şen, inmeden korunmak için şu önerilerde bulundu:
- Haftada en az 150 dakika orta şiddette fiziksel aktivite yapılmalı.
- Tuz ve şeker tüketimi azaltılmalı, sebze ve meyve ağırlıklı beslenilmeli.
- Sigara bırakılmalı, alkol sınırlandırılmalı.
- Tansiyon, şeker ve kolesterol düzenli olarak kontrol ettirilmeli.
- Stres yönetimi ve kaliteli uyku ihmal edilmemeli.
- Ani baş dönmesi, konuşma bozukluğu, kol veya bacakta güçsüzlük gibi belirtilerde vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalı.
İnme, dünyada ölüm nedenleri arasında ikinci sırada yer alıyor ve önemli bir sakatlık sebebi. Türkiye’de de inme sıklığının arttığına dair veriler bulunuyor. Uzmanlar, inmeden korunmada en etkili yöntemin değiştirilebilir risk faktörlerini yönetmek olduğunu vurguluyor. Bu noktada bireysel farkındalık kadar, toplum sağlığı politikalarının da önemi büyük. Prof. Dr. Orhan Şen’in açıklamaları, inme riskinin azaltılmasında yaşam tarzı değişikliklerinin ne kadar kritik olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.