İstanbul'da yaşayan 20 yaşındaki motokurye Bülent Karaçeper, komşusunun 'hesabım blokeli' bahanesiyle istediği banka kartını ve şifresini vermesi sonucu bilmeden bir dolandırıcılık şebekesinin parçası haline geldi. Kendi adına açılan hesaplardan para çekilmesi ve başka kişilerin dolandırılması nedeniyle yargılanan genç, 'nitelikli dolandırıcılık' suçundan 22 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Oysa bilirkişi raporu, ATM'den para çeken kişinin Karaçeper olmadığını ortaya koymuş ve HTS kayıtları da suçun işlendiği anlarda kendisinin farklı bir konumda olduğunu kanıtlamıştı.
Komşusunun İsteği Hayatını Kararttı
Olay, 2023 yılının mart ayında İstanbul'un Fatih ilçesinde yaşandı. Bülent Karaçeper, aynı apartmanda oturduğu komşusu Emrullah Y.'nin (38) kendisine gelerek "Banka kartım bloke oldu, hesabıma para yatmamış, senin kartını kullanabilir miyim?" dediğini belirtti. Saf ve yardımsever bir genç olan Bülent, komşusuna güvenerek banka kartını ve şifresini verdi. Ancak Emrullah Y., bu kartı kendi hesaplarının yanı sıra başka dolandırıcılık faaliyetlerinde kullandı. Bülent'in haberi olmadan, onun kimliğiyle açılan hesaplara vatandaşlardan para transferleri yapıldı, çeşitli alışverişler gerçekleştirildi.
Birkaç hafta sonra Bülent, polis ekiplerinin kendisine ulaşmasıyla olanları öğrendi. Hakkında birden fazla şikayet bulunan Bülent, gözaltına alındı ve savcılık tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi. Yargılama sürecinde Bilirkişi raporu, ATM'den para çeken kişinin görüntülerinde Bülent'in yer almadığını, ayrıca HTS kayıtlarına göre Bülent'in o saatlerde Beyoğlu'nda olduğunu ortaya koydu. Ancak mahkeme heyeti, bilirkişi raporlarına rağmen Bülent'in kartını başkasına vermesinin "taksirle" de olsa suça yardım anlamına geldiğini savundu.
Adalet Zirvesi: 22 Yıl Ceza
İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada Bülent Karaçeper, 'silahlı suç örgütü kurma ve yönetme' ile 'nitelikli dolandırıcılık' suçlarından toplam 22 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme gerekçesinde, Bülent'in banka kartını vermekle suç örgütüne bilerek yardım ettiğini ve bu nedenle cezalandırılması gerektiğini ifade etti. Bu karar, hukukçular ve vatandaşlar arasında büyük tartışma yarattı. Bülent'in avukatı, kararın temyiz edileceğini ve müvekkilinin suçsuz olduğunu düşündüklerini söyledi.
Olayın ardından Bülent, yaşadığı mağduriyeti şu sözlerle dile getirdi: "Ben kimseyi dolandırmadım, sadece komşuma güvendim. Şimdi 22 yıl hapis cezam var, hayatım bitti. Bu haksızlık karşısında adalete güvenim kalmadı." Bülent'in annesi ise, oğlunun saflığından yararlanıldığını ve suçsuz yere cezaevinde olduğunu belirterek, yetkililere seslendi.
Benzer Mağduriyetler Uyarıyor
Bu olay, son yıllarda artan dolandırıcılık vakalarında vatandaşların nasıl mağdur edildiğini bir kez daha gözler önüne serdi. Uzmanlar, banka kartı ve kimlik bilgilerinin kimseyle paylaşılmaması konusunda uyarıyor. Emniyet yetkilileri de benzer dolandırıcılık girişimlerine karşı dikkatli olunması gerektiğini sık sık vurguluyor.
Banka kartının devredilmesi, bankaların sözleşmeleri gereği yasak olmasına rağmen, toplumda yaygın bir şekilde güven ilişkisi içinde yapılabiliyor. Bu durum, dolandırıcıların işini kolaylaştırıyor. Hukukçular, bu tür olaylarda yargının daha dikkatli olması ve suçsuz bireylerin cezalandırılmaması gerektiğini savunuyor.
Mağduriyetin Gölgesinde Adalet
Bülent Karaçeper'in yaşadığı bu dram, adalet sistemimizin sorgulanmasına neden oldu. Suçsuzluğu bilimsel raporlarla kanıtlanmış bir kişinin, kartını bir başkasına verdiği için ağır bir cezaya çarptırılması, hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmıyor. Bu dava, benzer durumdaki mağdurlar için önemli bir ders niteliği taşıyor: Banka kartı ve şifreleri, en yakın dostluklarda dahi paylaşılmamalı. Aksi takdirde hayat kararabilir.
Bülent'in temyiz süreci devam ederken, hukukçular ve insan hakları savunucuları, bu kararın bozulması için mücadele verecek. Ancak şimdilik motokurye genç, 22 yıllık bir kâbusun içinde kıvranıyor.