17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'nin 27. yıl dönümünde, AFAD Başkanı Ali Hamza Pehlivan, Türkiye'nin arama kurtarma kapasitesinin bugün itibarıyla 175 bin kişiye ulaştığını duyurdu. Pehlivan, deprem kuşağında yer alan Türkiye'nin afet yönetimi ve arama kurtarma alanında geçen çeyrek asırda önemli ilerlemeler kaydettiğini belirtti. 6 Şubat depremlerinde tespit edilen eksikliklerin giderilerek kapasitenin artırıldığını vurgulayan Pehlivan, bu sayının ulusal ve uluslararası alanda operasyonel etkinliği artırmayı hedeflediğini ifade etti.
Marmara Depremi Bir Dönüm Noktası Oldu
17 Ağustos 1999'da meydana gelen ve resmi rakamlara göre 18 binden fazla kişinin hayatını kaybettiği Marmara Depremi, Türkiye'de afet yönetimi anlayışını kökten değiştirdi. Depremin ardından başlatılan çalışmalarla önce sivil savunma birimleri yeniden yapılandırıldı, ardından 2009 yılında Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) kuruldu. AFAD'ın kuruluşundan bu yana arama kurtarma ekiplerinin sayısı ve kapasitesi sürekli artırıldı. Pehlivan, bu sürecin özellikle 6 Şubat depremlerinden sonra hızlandığını ve bugün 175 bine ulaşan bir 'arama kurtarma ordusu'nun oluşturulduğunu söyledi.
6 Şubat Depremleri Eksikleri Ortaya Çıkardı
6 Şubat 2023'te Kahramanmaraş merkezli meydana gelen ve 11 ili etkileyen depremler, arama kurtarma alanında önemli eksiklikleri gün yüzüne çıkardı. Depremin ilk saatlerinde yaşanan koordinasyon sorunları, ekipman yetersizliği ve personel sayısındaki azlık, müdahale sürecinin etkinliğini sınırladı. AFAD, bu eksikliklerin giderilmesi için kapsamlı bir kapasite artırımı programı başlattı. Bu kapsamda, arama kurtarma birliklerinin sayısı artırıldı, yeni ekipmanlar alındı ve ulusal çapta eğitim programları genişletildi. Pehlivan, bugün gelinen noktada Türkiye'nin arama kurtarma ordusunun dünya standartlarının üzerinde bir donanıma sahip olduğunu ifade etti.
Geleceğe Dönük Afet Hazırlığı
Arama kurtarma kapasitesindeki bu artışın yanı sıra, AFAD diğer afet yönetimi alanlarında da çalışmalarını sürdürüyor. Deprem erken uyarı sistemleri, afet farkındalık eğitimleri ve mahalle bazlı yapılanmalar gibi projelerle toplumsal dirençlilik artırılmaya çalışılıyor. Pehlivan, önümüzdeki dönemde afetzedelerin barınma ihtiyacını karşılayacak konteyner ve prefabrik yapı stokunun artırılacağını, ayrıca gönüllü arama kurtarma ekiplerinin sayısının da çoğaltılacağını belirtti. Bu sayede, Türkiye'nin her bölgesinde olası bir afete ilk müdahale süresinin kısaltılması hedefleniyor.
Türkiye'nin arama kurtarma ordusunun 175 bine çıkarılması, yalnızca sayısal bir artış değil, aynı zamanda afetlere karşı koyabilme yeteneğinin de bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. 17 Ağustos'un hafızalarda tazeliğini koruduğu bir dönemde, yapılan bu açıklama hem geçmişten ders alındığını hem de geleceğe hazır olma kararlılığının sürdüğünü ortaya koyuyor. Ancak asıl önemli olan, bu kapasitenin bir tatbikat ya da kâğıt üzerinde kalmaması, gerçek bir afet anında etkin bir şekilde devreye girmesidir. Bu nedenle, yapılan yatırımların sürdürülebilirliği ve sürekli eğitim faaliyetleri büyük önem taşıyor. Türkiye, deprem gerçeğiyle yaşamayı öğrenmiş bir ülke olarak, afet yönetimindeki bu dönüşümü başarıyla tamamlarsa, gelecek nesillere daha güvenli bir Türkiye bırakma hedefini de gerçekleştirmiş olacak.