İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Türkiye'nin ABD ve İsrail'in İran'da yeni bir cephe açma planını boşa çıkardığını açıkladı. Arakçi, Tahran'da düzenlediği basın toplantısında, bu planın İran sınırları içinde silahlı milis grupları oluşturmayı hedeflediğini belirterek Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın sürece müdahil olduğunu söyledi.
Planın ayrıntıları ve Türkiye'nin rolü
Arakçi, ABD ve İsrail'in İran'ın doğu ve güneydoğu bölgelerinde etnik temelli milis grupları finanse ederek ülkeyi iç karışıklığa sürüklemeyi amaçladığını ifade etti. Türkiye'nin bu girişimi erken aşamada tespit ederek diplomatik kanallarla engellediğini vurguladı. İranlı bakan, "Türkiye, sadece bölgesel bir güç değil aynı zamanda istikrarın sağlanmasında kilit bir aktördür" dedi.
İki ülke arasındaki işbirliği
Türkiye ve İran, son dönemde terörle mücadele ve sınır güvenliği konularında ortak adımlar atıyor. Arakçi, iki ülkenin istihbarat paylaşımını artırdığını ve ortak tehditlere karşı koordineli hareket ettiğini belirtti. Hakan Fidan'ın ziyareti sırasında mevcut tehditlerin ele alındığı ve müşterek bir çalışma grubu kurulduğu öğrenildi.
Sürecin arka planı
ABD ve İsrail'in İran'a yönelik baskıları son aylarda yoğunlaşmıştı. Özellikle İran'ın nükleer programına dair endişeler ve bölgedeki vekil güçler arasındaki gerilim, yeni bir çatışma alanının açılmasına zemin hazırlıyordu. Arakçi, bu planın boşa çıkarılmasının bölgesel savaş riskini azalttığını ve diplomatik çözümün önemini ortaya koyduğunu söyledi.
İran Dışişleri Bakanı ayrıca, Türkiye'nin arabuluculuk rolünün sadece bu olayla sınırlı kalmadığını, Kafkasya ve Orta Doğu'da da benzer girişimlerde bulunduğunu ifade etti. İki ülke arasındaki ilişkilerin tarihsel bağlara dayandığını ve mevcut hükümetler döneminde daha da güçlendiğini ekledi.
Türkiye'den konuyla ilgili resmi bir açıklama henüz gelmezken, diplomatik kaynaklar bu bilgileri doğruladı. Dışişleri Bakanlığı'nın konuyu yakından takip ettiği ve gereken adımların atıldığı belirtildi.
Uzmanlar, bu gelişmenin Türkiye-İran ilişkilerinde yeni bir döneme işaret edebileceğini, iki ülkenin ortak tehditlere karşı daha sıkı işbirliği yapacağını öngörüyor. Ayrıca ABD ve İsrail'in bölgedeki etkinliğini azaltacak bu hamlenin, uluslararası dengeleri de etkilemesi bekleniyor.