Emniyet Genel Müdürlüğü Kriminal Daire Başkanlığı Data İnceleme Uzmanı Alican Karaaslan, Olay Veri Kaydedici (EDR) özelliğine sahip araçlardan kaza öncesi, kaza anı ve sonrasına ait yüzde 99'a varan doğrulukta veri elde edebildiklerini söyledi. Karaaslan, bu teknolojinin trafik kazalarının aydınlatılmasında devrim niteliğinde olduğunu vurguladı.
EDR Nedir, Nasıl Çalışır?
Olay Veri Kaydedici (EDR), modern araçlarda hava yastığı sistemine entegre edilen bir cihazdır. Genellikle 'kara kutu' olarak adlandırılan bu sistem, çarpışma anında ve öncesindeki birkaç saniye içinde aracın hızı, gaz ve fren pedalı konumu, emniyet kemeri durumu, direksiyon açısı, motor devri ve hava yastığı açılma zamanı gibi kritik verileri kaydeder. Karaaslan, "EDR cihazı, kaza anında devreye giren sensörler sayesinde saniyeler öncesine ait verileri hafızasına alır. Bu veriler, kazanın oluş şekli ve nedenleri hakkında objektif bir bakış açısı sunar" dedi.
Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde yürütülen çalışmalarda, EDR verilerinin kaza analizlerinde kullanıldığını belirten Karaaslan, bu sayede sürücü hatası, araç arızası veya yol koşulları gibi unsurların net bir şekilde tespit edilebildiğini ifade etti.
Kaza Aydınlatmada Yüzde 99 Doğruluk
Alican Karaaslan, EDR'den elde edilen verilerin doğruluk oranının yüzde 99'a kadar çıktığını belirterek, "Kaza öncesi, kaza anı ve sonrasına ait verileri yüzde 99'a varan doğrulukta elde edebiliyoruz. Bu, soruşturmalarda çok önemli bir delil niteliği taşıyor" diye konuştu. Karaaslan, özellikle ölümlü ve yaralanmalı kazalarda, tarafların beyanları arasındaki çelişkilerin EDR verileriyle giderildiğini söyledi.
Uzman, EDR verilerinin mahkemelerde delil olarak kabul edildiğini ve bilirkişi raporlarına önemli katkı sağladığını da sözlerine ekledi. Bu teknolojinin yaygınlaşmasıyla birlikte kaza sonrası sigorta süreçlerinin de hızlandığını ve hak kayıplarının önüne geçildiğini vurguladı.
Hangi Araçlarda Bulunuyor?
EDR sistemi, özellikle 2010 yılından sonra üretilen birçok yeni nesil otomobilde standart veya opsiyonel olarak sunuluyor. Avrupa Birliği'nde 2022'den itibaren yeni araçlarda EDR bulunması zorunlu hale getirildi. Türkiye'de de benzer düzenlemelerin gündemde olduğu biliniyor. Karaaslan, "Ülkemizde EDR'li araç sayısı her geçen gün artıyor. Bu da kaza incelemelerinde elimizi güçlendiriyor" dedi.
Ancak EDR verilerine erişim için özel yazılım ve donanım gerektiğini belirten Karaaslan, bu konuda eğitimli personel sayısının artırılması gerektiğini ifade etti. Emniyet Genel Müdürlüğü Kriminal Daire Başkanlığı'nın bu alanda çeşitli projeler yürüttüğünü ve uzman yetiştirdiğini aktardı.
Gelecekte Beklentiler
Olay Veri Kaydedici sistemlerinin yaygınlaşmasıyla birlikte trafik kazalarının aydınlatılma sürecinin daha da hızlanacağı öngörülüyor. Karaaslan, "Önümüzdeki yıllarda EDR verilerinin gerçek zamanlı olarak paylaşılması ve acil müdahale ekiplerine iletilmesi gibi yenilikler görebiliriz" dedi. Bu sayede kaza yerine en kısa sürede ulaşılması ve can kayıplarının azaltılması hedefleniyor.
Uzman, vatandaşların da araçlarında EDR olup olmadığını kontrol etmelerini ve kaza sonrası bu verilerin alınması için yetkililere başvurmalarını tavsiye etti. EDR verilerinin silinmemesi için aracın kontağının hemen kapatılmaması gerektiğini de sözlerine ekledi.
Sonuç olarak, EDR teknolojisi trafik güvenliği ve adaletin sağlanmasında kritik bir rol oynuyor. Emniyet Genel Müdürlüğü'nün çalışmaları ve uzmanların açıklamaları, bu sistemin önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Kaza sonrası doğru veriye ulaşmak, hem sürücüler hem de yayalar için güvenli bir gelecek adına büyük önem taşıyor.