Apple, yapay zeka destekli Siri'nin Avrupa Birliği'nde iOS 27 ve iPadOS 27 güncellemeleriyle birlikte sunulmayacağını resmen açıkladı. Şirket, kararın gerekçesi olarak AB'nin Dijital Piyasalar Yasası'nı (DMA) gösterdi. Bu gelişme, AB’deki kullanıcıların yeni nesil Siri özelliklerine en az bir yıl daha erişemeyeceği anlamına geliyor.
DMA Engeli ve Apple'ın Gerekçesi
Apple, DMA kapsamında platformunun rekabete açık olması gerektiğini ancak mevcut düzenlemelerin Siri AI'ın güvenlik ve gizlilik standartlarını tehlikeye attığını belirtti. Şirket, özellikle üçüncü taraf uygulamaların Siri'ye entegrasyonunda veri koruma riskleri bulunduğunu ifade etti. Teknoloji devi, AB düzenlemelerine uyum sağlamak için alternatif çözümler üzerinde çalıştığını ancak sürecin beklenenden uzun sürdüğünü duyurdu.
Avrupa'da Yapay Zeka Rekabeti Etkilenecek
Apple'ın bu kararı, Avrupa'da akıllı asistan pazarında rekabeti derinden etkileyebilir. Google, Amazon ve Microsoft gibi rakipler, kendi AI asistanlarını AB pazarında sunmaya devam ederken, Apple'ın geri çekilmesi pazar payında değişimlere yol açabilir. Analistler, AB'deki kullanıcıların yaklaşık 60 milyonunun bu özelliklerden mahrum kalacağını hesaplıyor.
Öte yandan, Apple'ın DMA'ya uyum sağlamak için daha önce de App Store'da değişiklik yapmak zorunda kaldığı biliniyor. Şirket, üçüncü taraf uygulama mağazalarına izin verme ve farklı ödeme sistemlerini kabul etme gibi adımlar atmıştı. Siri AI konusunda ise henüz net bir çözüm sunulmuş değil.
Kullanıcılar Ne Zaman Kullanabilecek?
Apple, Siri AI'ın AB'de iOS 28 veya sonraki bir sürümle gelebileceğini işaret etse de kesin bir tarih vermedi. Şirketin DMA ile uyumlu bir Siri versiyonu geliştirmesi yıllar sürebilir. Bu süreçte AB'deki kullanıcılar mevcut Siri ile yetinmek zorunda kalacak. Apple'ın bu hamlesi, AB düzenleyicileri ile teknoloji şirketleri arasındaki gerilimi de artırabilir.
Sonuç olarak, Apple'ın DMA gerekçesiyle Siri AI'ı AB'de geciktirmesi, bölgesel düzenlemelerin küresel teknoloji ürünlerinin lansman takvimlerini nasıl etkileyebileceğini gösteriyor. Bu kararın, kullanıcı deneyiminden şirketin AB'deki pazar konumuna kadar birçok sonucu olacak.