ABD'nin Oregon eyaletinde bir kadın, eski erkek arkadaşı tarafından arabasına gizlice yerleştirilen Apple AirTag ile takip edildiğini belirterek teknoloji devi Apple'a 75 bin dolarlık tazminat davası açtı. Mağdur kadın, iPhone kullanıcısı olmasına rağmen cihazın kendisine takibe dair herhangi bir uyarı bildirimi göndermediğini öne sürüyor. Dava, Apple'ın AirTag'lerin kötüye kullanımını önleme konusundaki güvenlik taahhütlerini sorguluyor.
Olayın ayrıntıları: Gizli takip nasıl ortaya çıktı?
İddiaya göre kadın, eski erkek arkadaşından ayrıldıktan sonra bir süre kendisini takip edildiğinden şüphelendi. Arabasında yaptığı aramada, koltuğun altına gizlenmiş bir AirTag buldu. Cihazın sahibi, eski erkek arkadaşıydı. Kadın, AirTag'in fark edilmemesi için özel bir kılıf veya bantla sabitlendiğini ve iPhone'unun 'Bilinmeyen Aksesuar Algılandı' uyarısını hiç göstermediğini iddia ediyor. Apple'ın bu uyarıyı yalnızca belirli koşullarda ve gecikmeli olarak gönderdiği biliniyor.
Apple'ın AirTag güvenlik önlemleri yeterli mi?
Apple, AirTag'leri tanıttığı 2021'den bu yana gizli takip vakalarıyla gündemde. Şirket, kötüye kullanımı engellemek için bir dizi önlem aldı: kullanıcıların bilinmeyen AirTag'leri tespit etmesi için iPhone'da bildirimler, Android cihazlar için 'Tracker Detect' uygulaması ve sesli uyarı. Ancak gizlilik uzmanları, bu önlemlerin yetersiz olduğunu ve özellikle iPhone kullanıcılarının bile uyarı almakta zorlandığını belirtiyor. Uyarıların yalnızca AirTag sahibinden uzakta ve belirli bir süre sonra tetiklendiği, bu sürenin de takipçiye avantaj sağladığı eleştiriliyor.
Dava dilekçesinde, Apple'ın ürününü pazarlarken güvenlik vaat ettiği, ancak gerçekte kullanıcıları koruyamadığı vurgulanıyor. Kadının avukatı, müvekkilinin yaşadığı psikolojik travmaya ve Apple'ın sorumluluğunu yerine getirmediğine dikkat çekiyor. Apple ise henüz konuya ilişkin resmi bir açıklama yapmadı.
Benzer davalar ve Apple'ın tepkisi
Bu dava, AirTag kaynaklı takip mağduriyetlerine ilişkin ilk hukuki girişim değil. Son yıllarda ABD'nin farklı eyaletlerinde benzer davalar açıldı. Örneğin 2022'de Texas'ta bir kadın, eski eşi tarafından AirTag ile takip edildiğini belirterek dava açmıştı. Apple, bu tür vakalarda sorumluluk kabul etmeyerek ürünün kötüye kullanımına karşı önlemler aldığını savunuyor. Ancak şirket, gizlilik endişeleri nedeniyle AirTag'lerin izlenmesini zorlaştıran değişiklikler yapmakta da isteksiz.
Apple, 2023'te iOS güncellemesiyle bilinmeyen AirTag uyarılarını daha hızlı hale getirdi ve sesli uyarıyı öne çekti. Yine de kullanıcılar, uyarıların yalnızca iPhone'da çalıştığını ve Android cihazlarda yeterince etkili olmadığını belirtiyor. Ayrıca AirTag'in seri numarasına erişim ve polis bildirimi gibi konularda şeffaflık eksikliği yaşandığı ifade ediliyor.
Uzman görüşleri: Yasal düzenleme ihtiyacı
Teknoloji hukuku uzmanları, AirTag gibi cihazların takip amaçlı kullanımının önlenmesi için daha katı yasal düzenlemelere ihtiyaç olduğunu söylüyor. ABD'de bazı eyaletler, izinsiz takip cihazı yerleştirmeyi suç haline getirdi ancak federal düzeyde bir yasa bulunmuyor. Uzmanlar, üreticilerin cihazların kötüye kullanımını engelleyecek teknik önlemleri alması gerektiğini vurguluyor. Örneğin, AirTag'in sahibi olmayan biri tarafından bulunduğunda cihazın kendini otomatik olarak devre dışı bırakması gibi çözümler öneriliyor.
Apple'ın bu davada nasıl bir savunma yapacağı merak konusu. Şirket, AirTag'in bir takip cihazı olmadığını ve kötüye kullanımın kullanıcı sorumluluğunda olduğunu savunabilir. Ancak dava, teknoloji şirketlerinin ürünlerinin yol açtığı zararlardan sorumlu tutulup tutulmayacağına dair emsal teşkil edebilir. Sonuç ne olursa olsun, AirTag güvenliği ve gizlilik tartışmaları uzun süre gündemde kalacak gibi görünüyor.